şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bir soru, aynı zamanda bilinen, hatta sanırım birden fazla versiyonu olan bir fıkranın kapanış cümlesi. benim bildiğim versiyonu, fatih altaylı'nın anlatımıyla:

    ağayla marabası, ağanın en güzel atının koşulduğu en süslü arabayla kasabaya inmektedirler. ağa arabadadır, maraba ise arabanın yanında yürümektedir. yerde taze bir tezek kümesi görürler. üzerinde sineklerle etrafa koku salmaktadır. ağa, marabasıyla alay etmek ister.

    ‘‘maraba’’ der, ‘‘şu tezeği ye, atla araba senin. sen bineceksin, ben yürüyeceğim.’’

    maraba ata bakar, arabaya bakar. ağaya da zaten gıcıktır. oturur, midesi bulana bulana tezeği yer. ağa iner, maraba sahip olduğu arabaya biner. ağa çok bozuktur. durduk yerde en güzel atını, en güzel arabasını marabaya kaptırmıştır. maraba da bozuktur. durduk yerde tezeği yemiştir. ağanın daha güzel atlar alacak parası, daha güzel arabalar alacak imkánı vardır. üstelik ne ata, ne de arabaya bakacak parası vardır. dönüş yolunda gördükleri tezek, her ikisinin de beklediği andır aslında.

    maraba, ağadan intikam almak için ‘‘ağa, ağa’’ der, ‘‘sen şu tezeği ye, at ve arabayı geri al’’.

    ağanın beklediği de böyle bir fırsattır. o da oturur tezeği yer. arabaya kurulur, atı kamçılar.

    köye girerlerken maraba, ağaya seslenir, ‘‘köyden çıkarken araba senin, at senindi. yürüyen de bendim. köye giriyoruz. at senin araba senin. yüreyen yine ben. ağam iyi de biz bu boku niye yedik?’’

    (http://arsiv.hurriyetim.com.tr/…/yazarlar/31yaz.htm)

    durup dururken nereden geldi bu fıkra aklıma? şuradan: (bkz: papa onaltinci benedikt in turkiye ziyareti/#10311126)

    kardeşim, gel, davet edildiğin üzre devlet başkanı sıfatınla, efendi efendi ülkelerarası diyalog, dostluk, kardeşlik ve sair mesajlarını ver, yürü git değil mi? olmaz: izmir'de hac, ayasofya'da dua, ortodoks kilisesinde ayin, arada muhtemel ekümenik patrik sokuşturması, istanbul'a konstantinopel demeler ve saire ve saire.

    bu ülkenin cumhurbaşkanı seni din adamı sıfatınla mı çağırdı? hayır. devlet başkanı sıfatınla çağırdı. öyleyse niye uluslarası ilişkilerden başka herşey var programında? niye ortalığı karıştırmaya kalkıyorsun? sonunda birşey mi elde edeceksin? yoo, etmeyeceksin. hakkettiğin tepkiyi görmekle kalacaksın. sen gideceksin, herşey yine aynı kalacak. öyleyse niye bu meyvayı yiyorsun? yazık değil mi sana da, bu ülkenin insanlarına da?