şükela:  tümü | bugün
  • kahpeligiyle ünlü;antonyus,marko,alyon gibi isimlere sahip bireylerden olu$an kitle.resmi tarih eski dogu roma imparatorlugu halki derken,cüneyt arkin ve kartal tibet bunlari albizin tohumu olarak adlandirmaktadirlar.
  • bizans ismi ilk kez -önceden de belirtildiği gibi- 16.yy'da alman tarihçi hieronymus wolf tarafından kullanılmıştır. bizans devleti var olduğu süre boyunca kendisini "roma" olarak tanımlarken halkı da hiçbir zaman "romalı" dışında bir isimle anmamış kendisini.
    wolf'un amacı belli: doğu roma'yı romalılık dışında tanımlayarak kutsal roma-cermen imparatorluğu'nun "roma mirası"nı tek başına sahiplenmesini meşru kılmak. elbette çabası bizans'ın romalılığını silmeye, "eskinin barbarı" cermenlerin romalılığını da meşru kılmaya yetmemiştir lakin bizans teriminin kullanımı dünya çapında benimsenmiştir.

    edit: kimse daha önce yazmadı demişiz, düzeltildi.
  • roma imparatorluğu'nun devamıdır,
    kopya değil hakiki bir imparatorluktur.
    kültür, bilim ve sanat alanında ileriydiler.
    ülkemizde kafası bilime ve sanata çalışan
    daha doğrusu bilime ve sanata vakit ayıran
    insan sayısı son derece az olduğundan,
    herhangi bir devletin ne kadar kötü özelliği varsa
    bu kötü yönleriyle anılır ve cahilce yaftalanır.
    batıda bilim ve sanatıyla gündemde olan bir uygarlıktır.
  • bizans, bir kültür, bilgi ve ritüel aktarımıdır.. roma'nın haşmetli zamanlarından süzülen bir sentez.. ve fakat, çoğu kişi bu ismin bir ünvan, mahlas olduğunu, yani nasıl ve hangi amaçla kullanıldığını pek bilmez.. bugün iyi günümdeyim, bazen kimi sırları havalandırmak gerekir..

    bizans adı, roma'nın istanbul'u kaybetmesinden sonra kadim mürekkep birliği tarafından bir daha kullanılmadı.. kültürün bir yansıması olarak dünyanın önemli kentlerindeki mürekkep ve kalem cemiyetleri de yönetici üstatlarına bu adı kullandırmadılar.. daha çok clemens, matteo, kyros, lucas, claudius, efraim, livia, altın dudak gibi müstear isimler kullanıldı.. bu yasak, ikibinli yılların hemen başında, yani fetihten tam 550 yıl sonra kaldırıldı ve birlik yöneticileri toplantısında istanbul'daki yeni mürekkep birliği başkanına bizans mahlası uygun görüldü.. bu toplantıda, seçilen kişinin asıl adının ve kimi geleneksel kuralların yazılı olduğu kağıdı kısa bir an okuma fırsatı buldum.. dikkatimi iki madde çekti:

    - dört rakamını hayatının merkezine oturt!

    - sadece kareli gömlek giy!

    kendisiyle ancak yıllar sonra karşılaşma şansına sahip olduğum bu yeni üstada birlik üyeleri yenileşme adına moderatör olarak sesleniyorlardı.. zamanı kaydetmek için fotoğraf çekiyor, sözü yazıya dökmek için hat ve yazıyla uğraşıyor, duyuları zenginleştirmek için renkleri inceliyor, zamanı kavramak için mekanik saatlerle vakit geçiriyor ve tarihin seyrine uygun bir sevgi besliyordu.. insanların garipsememesi için bilindik bir isim, birlik üyeleri içinde de mahlasını kullanan bu kadim bilgilere vakıf kişinin gerçek ismi elbetteki benimle birlikte mezara gidecektir.. burada, sözlükte de yazılar yazan bizans isimli yazarın, boğaziçi'ndeki yalıların altlarındaki dehlizler vasıtasıyla şehri yeraltından gezebildiği, iki kıta arasını yürüyerek geçtiği ve istanbul düştükten sonra bunu yapabilen 64. üstat olduğu söyleniyor.. ayrıca, büyük mürekkep birliği üyeleri dışında bu yeraltı gezilerini hiç kimsenin, hiçbir dönem yapamadığı biliniyor..
  • yazdığı entryleri okurken ya da bir başlıkta rastladığımda, 25 yıl öncesine dönüyorum ve elimde hayat ansiklopedisi varmış da onu okuyormuşum gibi hissediyorum.

    hatırlattığı ve öğrettiği şeyler, uzak ve güzel bir geçmişin parçaları.
  • tumblr'ı pek hoş olan yazar. fotoğrafları gördükçe çıldırıp tüm paramı kaleme, deftere harcayasım geliyor, kendimi zor tutuyorum. (itiraf: bazen yapamıyorum)
  • e bu adam bildiğin vakanüvis yahu. dolmakalem sevdalısı. kanıma mürekkep zehrini bulaştıran, mürekkep müptelalığımın sebebi hikmeti...

    sen git zamanında nika ayaklanması başlığını aç. sonra aradan 10 (8 demişim ya) koca yıl geçsin unutuldu sanılsın her şey... sonra bu güzel şehri çapulcular diye aşağılanmaya çalışılanlar hoyrat, nobran ellerden alarak güzelleştirmeye çalışsınlar. her gün, her gün "everyday i'm çapuling" desinler...

    bu aralar yeniden tarihi yazıyor fakat bu aralar yazdığı tarihi farklı bir açıdan yazıyor: "kulübelere barış saraylara savaş" diyerek yeniden anlatıyor. bir nevi spartaküs. yazdığı aktardığı tarih bu kez farklı olsun istiyorum. bu kez ezilenler despotlara haddini bildirsin istiyorum. kısa çöp uzun çöpten hakkını alır elbette.

    28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi'nin tarihini de yazacak biraz daha zaman geçsin.

    umuyorum ki dolmakaleminden yeşil mürekebini akıtarak güzel günleri de tasvir edecek. bir vakanüvis gibi anlatacak sakin sakin, usul usul...
  • bizans istanbul'unda birlikte dolasmasi en keyifli adamlardan biri. bir de hinzir ki sormayin. pek cok sey bilir ama sessiz kalir, sizi dinler, gizli gizli bilgi somurur. akillica!
  • her fırsatta reddettiğimiz kültür mirasımız. o yüzden bizim olanı başkaları sahipleniyor, biz de habire havanda su debeleniyoruz.
  • vaktiyle şarabî surlar ile turkuaz kapılar arasında yaşanan bir aşk söylencesinin vak'anüvisi.. kimi bakışımsız ve alabildiğine kan dolu gözlerin iki satır arasında hemen farkedebildikleri çiçeği neyzen bir paşaağacı gördüm ben iki satır arasında..