şükela:  tümü | bugün
  • her şey yolunda gidiyordu aslında. bir şeyler olmaz gibiydi, evet; ama her şey yolundaydı.
    her şeyin yolunda olmasına rağmen, bir şeyler olmuyordu.
    ama tamamdı.
    ne demek istediğini anlatamadı.
    kendi de anlamadı.
    bir sigara yaktı.
    anlasa sigaraya başlamazdı.
    anlasa anlatırdı da.
    her şey yolundaydı; ama anlatamadı.
    tamam dedi, bir daha deneyeyim.
    “şimdi, her şey yolunda değil aslında.
    yani hayatımız güzel, evet. keyfimiz de yerinde ama.. ”
    kağıdı bıraktı. odada bir tur attı.
    "bu ne be!"
    "olmadı" dedi, "saçmalama, bu yazıyı kedim bile okumaz".

    bir başka kağıt çıkardı.
    “umutsuzluk ve bilmişlik.
    bize büyüklerimizden miras kalan tek şey bu.”
    evet yaa, dedi.
    “yaa” da dedi, evet.
    olmayanı bulur gibi oldu.
    çevresinde ve büyüklerinde ilham alacağı hiçbir şey yoktu. “bizim zamanımızda şöyleydi, böyleydi…”, “bu ülkeden bir bok olmaz…”...
    evet, işte bu cümleye bitiyordu. bizden bir bok olmaz. kahkaha attı, dudakları kıpırdamadı. sorunun birebir kendisiyle alakalı olmaması, onu, bir anlığına rahatlattı. tembeldi, evet ama; tembelliği çağının hastalığıydı.
    başlığını şöyle attı;
    “umutsuzluğun jenerasyonu”
    “bize, sana, bana, o kadar anlattılar ki ne kadar zor olduğunu; inandık. bizden zaten bir şey olmaz dedik, yaptığımız işleri de yarım yamalak yaptık. potansiyelimizi küçümsedik, görmezden geldik. hep taklit ettik, var olanı tekrarladık, üretmedik, kendimiz olamadık.”
    heyecanlandı, bir sigara daha yaktı.
    "ama asıl olan bu değil. kesin. böyle olmamalı."
    kül tablasının yerini eliyle aradı, bulamadı. yere külledi.
    "söyleye söyleye çok normalleşti bizim için ama ilk defa duyar gibi davran şimdi şu cümleye: "herkesten bir tane var!".
    "hassiktir."
    “bence 'olmayan', önce kendimizin gerçekten ne istediğini anlamaya harcadığımız çabanın, diğer harcadığımız çabaların yanında neredeyse anlamsız, hiçbir şey ifade etmeyen, gereksiz bir çaba gibi kalmasıdır.”
    bu nasıl cümle be? dedi.
    evet, “be” de dedi.
    sigarasını söndürdü.
    cümlesini düzeltti;
    “önce kendini anla.”
    ekledi;
    “kaçma.”
    “hayat, ne yapmak istediğini anlamış insanlarla da dolu. her ne yapmayı seçtiysen, onu iyi anla, ona önem ver. çok zor değil.”
    hepimizden bir bok olur

    kendinden başkasıymış gibi bahsettiğinde tutuyor hep.

hesabın var mı? giriş yap