şükela:  tümü | bugün
  • hayat kaynağını trabzonspor'dan alan, her zaman için sadece ve sadece trabzonspor'un menfaatlerini gözeten, trabzonspor'un ilk ve en büyük taraftar sitesi bordomavi.net içerisinde temelleri atılan ve "türkiye'de ilk kez bir takımı taraftarı anlatıyor" mottosuyla hazırlanmaya başlanan ve çok yakında piyasaya çıkacak olan ilk "taraftar" kitabı.

    "gün ışığı, en doğudan merhaba der memlekete. trabzon şehri de, ilk selamlananlardandır karadeniz’de… aldığı erken selamın hakkını verir ele avuca sığmayan trabzonlu… yurduna, bambaşka ilkler armağan eder her alanda. futbol, belki en göze çarpanıdır…

    1800’lerde trabzon’da futbol turnuvaları düzenlenirken, tarih 1922’yi gösterdiğinde anadolu’nun ilk futbol kitabı yine bu şehirde yazılır. bunun da hakkı ödenir; tam 45 yıl sonra, yazdığı kitapta yeni bir sayfa açar şehir trabzonspor’la birlikte ve yepyeni ilklerin temelini atar.

    bugün ise ilk defa bir takımı, taraftarı anlatıyor. futbolu aşan niteliğiyle, sosyolojik bir saha çalışması halini alıyor adeta bu kitap. bir futbol takımından öte; bir şehri, bir kimliği, bir duruşu ve bir kültürü sunuyor satırları arasında.

    bize her yer trabzon, kilometrelerin anlamını yitirdiği sevgi yoğunluğunda, bir çift rengin ardına düşen milyonların sesi oluyor."

    http://img220.imageshack.us/…756011070488095go8.jpg

    emeği geçen başta değerli gazeteci harun çelik olmak üzere tüm bordo-mavi sevdalılarına binlerce kez teşekkürler.

    kitapla ilgili daha detaylı bilgi için:

    http://www.bizeheryertrabzon.com/
    http://www.bizeheryertrabzon.org/
    http://www.bizeheryertrabzon.net/

    not: bu arada "bize her yer trabzon" cümlesi, trabzonsporlularca özellikle deplasman tribünlerde yapılan yaygın bir tezahürattır. şimdiye kadar hem yurt içi hem yurt dışında, bordo-mavi'sinin gittiği her yerde kendine ayrılan tribünleri elinden geldiğince tümüyle dolduran trabzonsporlular, bu tezahüratlarıyla her deplasmanın aslında birer avni aker stadı, birer küçük trabzon olduğu mesajını verirler.
  • yakışır trabzonuma bu kitap.güzel bir satış organizasyonu ve pazarlama kampanyası ile birçok futbolsevere ulaşmalı ve sadece trabzonsporlular değil btn futbol severler okumalı bence.
  • bu akşam* başkent tv'de tanıtımı yapılacak kitap.
  • tv8'de erkan tan'ın sabah programında* tanıtımı yapılacak kitap. başladı sayılır program, başladı evet. kolbastı'yla başladı hem de.*
  • yenilikçi bir taraftar yayını yaklaşımı ve izah edeceğim gibi tam da yerinde bir isim.

    "gençleribirliği maçı sonrası metroya biniyorum. maçı trabzonspor kazanmış, metroda bordo mavili 7 den 70e bir sürü insan. derken telefonlardan hoptek müzikleri açılıyor, millet çıldırıyor, metroda hoptek oynanıyor. sonra karşı tarafta bekleyenler ile bordo-mavi çekiliyor, metro geliyor. metronun içinde nidalar "bize her yer trabzon" , "çök, çök, çök, çök" tezahüratlar. durağım geliyor, metrodan iniyorum, bakıyorum kalanlar devam ediyor. sonra düşünüyorum, lan bi maç aldık böyle olduk, şampiyon olsak ne olacak...

    ve başka şeyler, maçın bitiminde futbolcular hoptek oynuyorlar, diğerlerinde olmayan bir kimlik, ayrı bir sevinç, ayrı bir öfke, dahası, baş kaldırış, apayrı..."
  • trabzonspor taraftarı adına doğru olmayan önerme.
    eğer her yer trabzon olsaydı; her galibiyette her yer bayram yerine döner, alkol su olur akar, fener alayları yapılırdı. sarhoş olduktan sonra da sokakta gezen özellikle öğrenci olan insanlara bulaşırlardı.
    her mağlubiyette de yine sarhoş olana kadar içer, ağlar ve yine sokaktaki öğrenci tipli insanlardan çıkarırlardı sinirlerini.
    ve maç olsun olmasın her an başka bir takımın renklerinde aksesuar taşıyan insanların önünü kesip tehdit eder, daha ötesinde bıçak çeker, uygun bir yer bulurlarsa döverlerdi. trabzonspor'lu popülasyonu yoğun yerlerde suç oranı artar, hayat çekilmez olurdu.

    not: genelleme gibi farkındayım ama yaşadıklarımızı söylüyorum. bu genellemeye dahil olmadığını düşünen adam gibi taraftarlar varolsun.
  • fanatik gazetesi yazarı ergun ata'nın kitapla ilgili yazısı:

    --- alıntı ---

    onlara her yer trabzon

    harun çelik’in değerlediği “bize her yer trabzon” adlı kitabı bir solukta okuduk, tadına doyamadık. “bu çalışma, futbol tribünlerini, ‘ayak takımının takıldığı, kendini ifade edemeyen insanların sığındığı, slogan atma dışında üretkenliği olmayan kitlelerin bir araya geldiği yerler’ olarak gösterenlere, trabzonspor tribünlerinin bir cevabıdır...” önsözüyle başlayan kitap, ilginç anılarla dolu.
    önce erdal hoş’un trabzonspor taraftar tanımı: horon kadar kadim, kolbastı kadar türedi, şota kadar estetik, bir hami frikiği kadar sertiz. karadeniz kadar dalgalı, uzungöl kadar dinginiz. sunay akın kadar entellektüel oluruz, ismail türüt kadar halktan, şenol güneş kadar karizmatik ve medeniyiz. karizmayı jöleden, medeniyeti de pilavın çatalla yenmesinden ibaret sananlara inat... bahattin çamur kadar mahalli, fuat saka kadar evrenseliz... kazım koyuncu kadar devrimci, ünal karaman kadar milliyetçiyiz.”
    uğur kalaylıoğlu, lise öğrencisiyken kendisine “tükrük köftesi” ısmarlayan dobi hasan, gamze bal ise bordo-mavili formasıyla gittiği tahtakale’de “ooo hemşerum” diye coşan bayburtlu peynirci ve balıkçıyla öyküsünü anlatmış. tunga liman yazık; ankara’da öğrencilik yıllarında sınıfında ya tek ya iki trabzonsporlu’dan biri olmuş, gurur duyuyor. metin külünkoğlu çocukken kavgayla sonuçlanan takım tutma tartışmalarından sonra kendilerini şikâyet edenlere şaşırırmış: “ula biz dayak yeduğumuz zaman söylemeye utaniyruk, bunlar şikayet ediyler.” kübra karcı, begüm kara sevdalarını sözcüklere adeta dans ettirerek dile getirmişler. çakır kakışım, hastayken verdiği ankara konseri sonrası kazım koyuncu’ya, “yordun kendini abi” demiş. yanıt: hayır, giydiğim bordo-mavili formamdan güç aldım.”
    imam, cuma namazını, dönemin başkanı faruk özak, “arçil ve şota’ya imza attırıp geldim” dedikten sonra başlatmış. 8 yaşındaki kız, harun çelik’e, “abi, trafik ışıklarının rengi değişsin, bordo yansın duralım, mavi yansın geçelim” demiş. aksal yavuz maç heyecanından yanlış eve girdiğini salonda uyuyan adamı görünce anlamış, adem erdoğan, rakip tribüne gidince, “iş kazası oldu” demiş. gençler, otomobillerine 61 ytl park cezası yazılınca gururla ödemişler.
    ismail kaynar’ın anısı bir yenilgi sonrası kalp krizinden ölen öğretmen yetkin kaynar’ın şu sözleriyle bitiyor: son martı gittiğinde faroz’dan, eseceğum kerempe’den, yason’dan. ayşe aygün, maça gitmek için uyguladığı senaryoyu açıklamış: “patronuma itirafımdır, o gün trabzonspor maçındaydım.”
    yusuf reha ve 4 arkadaşı, avni aker’de oynanan maçı bursa’da sanmışlar, bir gün önceden oraya gitmişler, sabah kahvaltıda gerçeği öğrenmişler. trabzonspor’un 1-0 kazandığı maçı televizyondan izledikleri otelin salonunu avni aker’e çevirmişler.
    eee ne de olsa, “onlara her yer trabzon.” bir sevda ancak bu kadar anlatılır, bazen üzülecek ama çok güleceksiniz. -http://www.anekdotyayinevi.com.tr/-

    --- alıntı ---

    http://fanatik.ekolay.net/…cleid=122539&authorid=54
  • şöyle de bir tanıtımı var kitabın, ilgililerin ilgilerine sunulur:

    "bize her yer trabzon kitabı 6 bölümden oluşuyor. ilk bölüm "trabzonspor büyüktür; çünkü onun fıtratı büyüktür", ikinci bölüm "sürekli doğru yönü gösteren tek yıldız kuzey yıldızıdır", üçüncü bölüm "bu efsane hiç bitmez", dördüncü bölüm "hayata tribünden bakanlar", beşinci bölüm "biz sadece bize benzeriz" ve altıncı bölüm ise "fotoğraflar"dan oluşuyor.

    faruk n. özak, şenol güneş, ergun ata, yusuf reha alp, cevat ocak gibi tanınmış isimlerin yazılarını da "taraftar" sıfatlarıyla içinde barındıran kitapta kah güldüren, kah duygulandıran, kah heyecanlandıran yazılar bulunuyor.

    1999 yılında kurulan ve trabzonspor taraftarları'nın internet üzerindeki en eski oluşumu olan bordomavi.net, ardından varlığını yıllar içinde trabzonspor'u her alanda destekleyen bir gerçekliğe taşıdı. türkiye'de futbol taraftarlığının tarifinde kafaları karıştıran yüksek üye profil kalitesiyle, camiasına gurur verdi."
  • 25 ocak 2009 fenerbahçe trabzonspor maçı'nda duyulmuş, gözleri sulandırmış tezahürattır.

    söyleyenlerin ağzına ve yüreğine sağlık olsundur, söyletenlerin ayağına sağlık olsundur.