şükela:  tümü | bugün
  • yaratılan yaratıcının yarattıklarına karşı acımasız olması durumu.

    yaratan yaratıcının insan ürünü olması, doğal olarak insani özellikler üzerinden tanımlanıp karakterize edileceğinden yarattığı kişilere karşı tavrı tipik bir insan eylemine benziyor. sözünü dinlemeyeni cezalandırmak veya ödüllendirmek olsa olsa sadece insani bir hareket olacağından yaratıcının aslında insan tarafından yaratıldığının kanıtı olabilir.
  • “sana tanrı hakkında bir iki sır vereyim. tanrı seyretmeyi sever. o bir oyunbazdır. bir düşünsene, insana içgüdüler verir, sana bu olağanüstü yetiyi verir, sonra ne yapar dersin? sırf kendi eğlencesi için, kendi özel kozmik komedi filmi için tam zıttı kurallar koyar. gelmiş geçmiş en büyük ahmak. bak, ama dokunma. dokun, ama tatma. tat, ama yutma. ve sen sekip dururken, o ne yapar? hasta, kahrolası kıçıyla güler! hasisin tekidir! sadisttir! görevi başında bulunmayan bir derebeyidir! buna tapmak mı? asla! ”
    john milton'un (al pacıno)-şeytanın avukatı

    kim senin yasanı çiğnemedi ki söyle?
    günahsız bir ömrün tadı ne ki söyle.
    yaptığım kötülüğü kötülükle ödetirsen sen,
    sen ile ben arasında ne fark kalır ki söyle. (ömer hayyam)
  • yaratan, sevgiyi yaratmıştır.
    sevginin ve merhametin de yaratıcısıdır.
    zulmü ise tanrıcılık oynayan biz insanlar yaratmıştır.
    yaratan sevgidir.
    zalim olan; sahte tanrı olan insanlardır.

    insan haddi olmayan tanrı rolünü oynamaktan vazgeçerse, tüm zulümler de son bulur.

    herkes kalbinde ki sevgi kadar yaratan'a yakındır ve herkes kalbinde ki zalimlik kadar yaratan'dan uzaktır.

    şüphesiz ki yaratan; kalpleri sevgiyle dolu olanlarla birliktedir.
    zalimler için her iki alemde de kaçınılmaz bir son vardır.
    takdir-i ilahi er geç gerçekleşir, hiçbir zulüm cezasız kalmaz.

    bugünlerde insanoğlunun yüreğine daha çok sevgi gerektir.
    yaratan kalpleri sevgiyle dolu olanları korusun ve kutsasın.
    âmin.
  • bir yandan diyorum ki; nihayet tanrının da kötü olabileceği üzerine düşünmeye başladık.
    öteki yandan da; insanoğlu sorumluluğu yine başkasına atmayı başardı.
  • oha badi çok ağır soru. uzunca yıllarım agnostik geçti, şimdilerde varlığına ikna olur gibiyim ancak tüm bu zalimlikleri nasıl birden yaratıcı'ya yıkayım?

    el vicdan derim. 3-4 hamlelik sorgulamalardan, kısır sorgulardan, saptırıcı sorgulardan, saplantılı sorgulardan birazcık uzaklaşmayı yeğlerim naçizane.

    kendini tanımak için girilen yolda zaten yol gösterir etrafındakileri... ve tabii ki insanlar arasındaki nedensellik ilişkilerini de. biraz objektifle oynadığında hele ki netleşirse o cam, o pencere; nasıl da büyükçe bir çentik tarlası görülecektir... zorla badim zorla biraz. en az 6 hamle yap bari.

    doğaya girmeyelim henüz. insanı bir ufacık anlayabilmeden doğaya sıçramayı istemem, hicap duyarım.

    bir de cem adrian - 'tanrı aslında sever hepimizi' der.
  • "tanrılar, insanların kendi kendine cevaplamaya korktukları soruları cevaplamaları için uydurulmuştur" ragnar reis.

    yani, zalim olan insandır.

    amerika'yı keşfeden insanlar, kutsal kitaplarda geçmiyor diye orada yaşayanları insan yerine bile koymamışlar, katletmişler.

    bir tanrı varsa bile zalimliği tek başına ona yüklemek haksızlıktır.
  • (bkz: bizi yaratanın zilli olması)

    bu aşk bizi yola getirmelli
    ölürüm sana ölürüm şışşt zilli
  • (bkz: nisa suresi 56. ayet)

    adamın derisini değiştirip değiştirip yakmak nedir yahu?

    edit: bkz. düzeltildi.
  • doğrudur.

    bir çocuğa tecavüz edilirken bu tecavüzü oturduğu yerden izleyen tanrı zalimdir.