şükela:  tümü | bugün
  • ayrica eskiden kanal d 'de yayinlanan bir dizi.$u siralar tekrari oynuyor oglen saatlerinde.
  • 4 kişilik bir aile. bir anne bir baba ve bir de kardeş var. severler birbirlerini. biraz hayat yükü ile bağlılar birbirlerine , sanki kan bağı yokmuş ama aslında çok da varmış gibi. iyi insanlardır, severim.
  • dizi olanında mehmet çerezcioğlu, mine çayıroğlu, devrim nas gibi oyuncular oynuyor idi .. hoş dizi idi
  • kerim afşarın kulaklara şifa sesini duyabilmek için izlemeye başladığım bir diziydi. toprak sergen de mine çayıroğlu na yazan genç rolündeydi ama sonraları sapıtıp terk i diyar eyledi.
    dizideki en hoş hikaye ailenin ikinci kızı gamze ile ataç bey in ilişkisi idi. gamze metin amca yı (kerim afşar) hastanede ziyaret ederken görüp ossaat aşık oluyordu bu adama. ne var ki adam dul (ya da boşanmış) ve iki çocuk sahibiydi. ayrıca kıza karşı sevgi duymasına rağmen belli etmemesi de pek güzel bir ayrıntıydı. bu diziyi orta okul-lise çağlarında izleyen her kız bu rolü oynayan civan canova ya aşık olmuştur muhtemelen.
  • türk sinema tarihindeki en iyi oyunculuk tiradlarından birinin yer aldığı filmdir benim gözümde.
    (bkz: yasar usta/#531649)
  • ertem eğilmez'in aile merkezli duygusal filmlerinden (bkz: neşeli günler), (bkz: gülen gözler) duygusal konsantrasyon oranı en yüksek olanı.film özellikle yaşar usta ve onun müthiş tiradıyla bir duygu patlaması yaşatıp zihinlerdeki unutulmayan film sahneleri kısmına adını kazıdıysa da, aynı zamanda belli bazı noktaları yüzünden de kafamda soru işaretleri yaratmıştı.bir kere koca meraklısı alev'in (bkz: ıtır esen), son sahnede fabrikatör babasına büyük bir ayıp ettiğini düşünüyorum.adam, tamam yapmış bir hata,başlarda hayatı sana zehretmiş;ama hatasını anlamış,seni azat ediyor,koş diyor,"o güzel ve iyi insanların arasına koş,mutlu ol" diyor. sen bir "babacığım teşekkür ederim,ver elini ayağını öpeyim"i çok görüyorsun,erkek görmemiş kızkuruları gibi "aman da kaçmasın benim herif" diye babanın lafını bitirmesini beklemeden arabadan topukluyorsun.yakışıyor mu bir fabrikatör kızına azgın karılar gibi davranmak?bir de tabii ailedeki erkek kardeşlerin birbirine olan bağlılığı mevzusu var.beklerdim ki ferit rolündeki tarık akan süt gibi kızla gününü gün ederken, yaşıtı 3 oğlan,işten eve evden işe minvalinde devam eden hayatlarına lanet edip,ferit'i kıskansınlar, karısızlık başlarına tak etsin, o derece tak etsin ki başlarda çok da sevmedikleri ferit'in kulu köpeği olup "abi bana da okulundan bir karı ayarlasana" diye yalvarsınlar. ama bırakın böylesi dialoglar yaşansın, içlerinden bir tanesi bile ferit'e bu karıcı tarafı yüzünden ifrit olmadı,posta koymadı.üstüne üstlük onun yüzünden nezarethanelere düştüler,geceleri sokaklarda geçirdiler.ertem eğilmez'in bir erkek ve detaycı bir yönetmen olarak böylesi bir şeyi gözünden kaçırmış olması tam bir talihsizlik.

    edit: filmin yönetmeni ertem eğilmez değil, ergin orbey olacakmış, habermas'a bilgilendirmesi için teşekkürlerimi iletiyorum.
  • bir vakitler (bkz: tek kanal dönemi) trt de vardı böyle bir amerikan aile dizisi. pazar akşamüstleri verirlerdi. bir seferinde okuldan dönen sevimli ortanca oğlan buzdolabını açıp beyaz bidon gibi olan süt şişesinden koca bir bardağı süt doldurdu, sonra sadece bir yudum içip gerisini lavaboya döktü. üstelik o sırada mutfakta olan dedesi de onu azarlamak yerine, gülerek çocuğun anlattığı entipüften bir hikayeyi dinlemeye devem etti. bu enstantane, televizyonları başındaki şaşkınlık içindeki türk halkını kısa bir süre de olsa amerika ve tüketim toplumu meseleleri üzerine düşündürmüş olabilir. ben küçüktüm gene de düşünmüştüm.
  • "uzak dur evimden, uzak dur ailemden, uzak dur çocuklarımdan. eğer cocuklarımın bır telıne bıle zarar verecek olursan, hayatı boyunca bır karıncayı bıle ıncıtmemıs ben yasar usta, ceker vururum seni. ceker vururum ve donup arkama bakmam bile."
    monologu ile hatırlanan film.
  • bir sahnesinde tarık akan'ın sobayı kurması için kendisinden yardım isteyen adile naşit'e "benim boyum kısa" diyerek halen aklıma geldikçe gülmeme sebep olan ve münir özkul'un yine cefakar baba rolünü doya doya yaşattığı sevimli aile filmi.
  • filmin en komedi sahnelerinden biri:
    ahmet * arkadaşlarının kolları arasında eve getirilir. babası * :
    -noldu oğlum sana yine ?
    -baba ! şeyime top geldi baba, çok canım yanıyo baba !
    - !? hay allahım yine mi evladım gel şöyle gel
    ( tuvalete götürürler )
    - çişşşşşşşşş, çişşş oğlum çişşş
    (çiş sesi- daha doğrusu musluk sesi !)
    ahmet'in suratı mest şekilde , sahne biter .