şükela:  tümü | bugün
  • nihat hatipoğlu beyanı. ben de evde giymiyorum ayakkabı falan, ama bunu kültürün devamı için değil, rahat edemediğim için. kültürle de bir alakası olmadığını düşünüyorum.
  • rahat edilmemesine kültür diyoruz zaten.
  • bizim kültürümüzde ev diye bir kavram yok ona bakarsak.
  • kültür mü değil mi bilmem ama insanda büyük bir suç işlemiş hissi uyandıran eylemdir. ha ayakkabıyla eve girdin ha eroin kaçırdın.
  • kültür: insanoğlunun maddi ve manevi olarak ürettiği, yarattığı herşey: geleneleri, görenekleri, dili, dini, edebiyatı, giyimi, mimarisi, yemekleri vs.
    yani insandan insana da degişen birşey, kimisi için bu ayıplayıcı nitelik olsada, kimine göre gayet normaldir. kimse kimsenin yaşayış tarzına karışamaz, dolayısıyla bu başlıktaki konuyu açan kişi kişisel olarak konuşmuş olmalı..
  • bizim kültürümüzde buzdolabı yoktu, reyiz saolsun yeni girdi.
  • olmasın da zaten. insanlar yeri geliyor yolda yürürken, yeri geliyor hastane koridorunda insan dışkısına basıyor bu ülkede.
  • böyle de denilebilirmiş.

    evde ayakkabı giyilen bölgelerde kültür yok..
  • çünkü evde ayakkabı giymek, amerikan filmlerinden başka bir yerde görülmüş bir şey değildir.

    avrupa'nın en az %90'ında evde ayakkabı giyilmez..

    sosyal medyanın uluslararası mecrasına aşina olanlar gayet iyi bilir, amerikalılara dair herşey gibi bu da, imperyal sistem gibi avrupalıların en çok dalga geçtiği, amerikan zekasını aşağıladığı yüzlerce şeyden yalnız biridir.

    özetle; evde ayakkabı giymemeyi yalnız türk kültürü zanneden adam zırcahilin tekidir.
  • eve ayakkabıyla girersem annem ağzıma sıçar, o ayakkabıyı götüme sokar. eşim bişey demeyebilir bilmiyorum.

    sonuç; ben girmem, bazen ayakkabımı giydikten sonra bisey unuttugumu hatirlayip giriyorum ayakkabiyla ama suçluluk duyuyorum ve kendimi "aksam paspaslarim akşam paspaslarım" diye teselli ediyorum.