şükela:  tümü | bugün
  • ridley scott'ın 2001 yapimi sava$ filmi.. yer bu sefer somali'nin ba$kenti mogadi$u.. tarih 2-3 ve 4 ekim 1993.. ac ve sefil somali halkina kan kusturan somalili bir komutana bagli yuzlerce somali gerillasi ile sokak cati$masina giren bir avuc elit amerikan askeri var kar$imizda.. kadro cok saglam.. sadece josh hartnett, ewan mcgregor, orlando bloom, eric bana, tom sizemore gibi dunya starlari degil, ayni zamanda kucuk rolleri de olsa 24'de david palmer'i koruyan cia gorevlilerinin $efi rolundeki glenn morshower ile yine ayni dizideki kotu sirplardan gozluklu olanini (andre drazen) oynayan zeljko ivanek de bu filmde mevcut. produksiyon olarak degil belki ama sirf cati$ma sahneleri bakimindan bile saving private ryan ve band of brothers ile a$ik atabilecek bir yapim.. yine kol, bacak, parmak ne varsa havada ucu$uyor, milyon dolarlik helikopterler patir patir yere serpiliyor.. tabiri caizse sizi 2.5 saat boyunca ekran kar$isina mihliyor.. abarti taraflari yok degil, ama sonucta amerikan yapimi ve bir sava$ filmi, o yuzden mazur gormek lazim bu tarafini.. soundtrack'indeki ozellikle hunger adli parca tuyleri diken diken eden cinsten..
  • (bkz: ewan mc gregor) ı seyretmek için yeni bir sebep...
  • konusu somali'de bir operasyona giden bir ranger takimini ta$iyan bir black hawk helikopterinin du$mesi sonucu silahli direni$cilerin arasinda kalmalari ve arkada$larini kurtarmak icin sava$malari olan ridley scott filmi. filmde tom sizemore, ewan mcgregor, josh hartnett gibi guzel isimler mevcut.

    ranger creed'in "never leave a fallen comrade into enemy hands" uzerinde kurulu.
  • belli belirsiz savas ve asker goruntulerinin uzerine yuksek volume ile bindirilmis knockin on heavens door uyarlamasi ile sahane bir fragmana sahip olan, su gunlerde abd box office'de bir numarada olan, muhtemelen delta force ya da ghost recon gibi bir oyunun filmi nasil olurmus sorusunun cevabini alabilecegimiz bir film
  • reklamlarinda dave matthews band'in "the space between" sarkisi calan film.
  • başından sonuna hakkaten savaş filmi. arasıra gözüken somalili kadınları saymazsak hiçbir kadın oyuncusu olmayan film. soundtracki mükemmel film.
  • arada bir kucaginda bebeklerle kosan yasli insanlarin goruntulerine yer veren, silah sesi hic dinmeyen, savasin ortasinda kaldik allahim kac kisi oldu hadi artik bitsin cigliklari attiran film.
  • silah sesinin nerdeyse hiç kesilmediği, büyük yönetmen ridley scott'ın*** daha önce gladiator'de görüp takdir ettiğimiz göğüs göğüse çarpışma sahnelerindeki ustalığını bir kez daha konuşturduğu uzun zamandır izlediğim en iyi savaş filmi ve evet tam bir erkek filmi.aslında kullanılan müzikler,aradaki zaman ve teknoloji farkını gözardı ettiğinizde çarpışma sahneleri ve savaşçıların ruh hallerinin aktarımı konularında gladiator'le ciddi benzerlikler içeriyor film.
    elbette benzerleri gibi bu filmde de amerikan milliyetçiliğine dair mesajlar görmek mümkün ancak mesela bir pearl harbour'daki gibi kör gözüne parmak bir şekilde yapay kahramanlarla aptalca bir amerikan milliyetçiliği empoze etme çabası görülmediğinden dolayı filmin bu tarafı pek göze batmıyor iyi de ediyor zira bir "bütün amerikalılar senin gibiyse vay bu almanların haline"* muhabbeti daha kaldırmazdı bu narin bünye.amerika'nın somali'deki mücadelesinin anlamı filmin başında narrator tarafından formal bilgilerle sonundaysa bir amerikan askeri tarafından(adı neydi o adamın?) kişisel gerekçelerle açıklanmışken bu mücadelenin anlamsızlığının da filmin ortalarında(esir alınan pilotla yapılan kısa sohbet esnasında) bir somalili milis tarafından (hernekadar eşit derecede vurgulanmasa da) reddedilemeyecek bir biçimde açıklanmış olması yönetmenin ve yapımcının filmin başarısı için şu sıralar pek rantıbl bir gelir kaynağı olan amerikan milliyetçiliğine sırtlarını dayamamış olduklarını göstemesi bakımından yeterli örneklerdir sanıyorum.
    son olarak filmin biterken bu tarz hikayesi gerçek hayattan alınan filmlerde adet olan "yüzbaşı bilmemne şimdi çim suluyor yarbay bimemkim emekli oldu marmarise yerleşti resim yapıyor somali bi sikim olamadı ama yine de parası tl'den daha değerli" gibi yazıların çok hoş bir müzik eşliğinde aktığı bölümde ayağa kalkıp haldır huldur sinemedan çıkmaya gayret eden eşşek sıpalarına da bir çift lafım var ama bu dallamalar için ayrı bir başlık açmak daha hayırlı olacaktır sanıyorum.buyrunuz (bkz: film tam bitmeden sinemadan çıkmaya çalışan mallar)(açılmışı var diyenler bir adet aramaya inanmak eşliğinde uygun başlığa bkz verirler artık.zira aradım bulamadım bulduramadım ben)
  • çok başarılı bir film. amerika'lıların "biz süper haklıyız. somali durup dururken bize saldırdı" tribine girmemeleri rahatlatıcı *. film insan ırkından ümidimi bir kez daha kesmeme yol açtı, o ayrı.
  • yönetmen riddley scott'ın romantik komedi çekmek amacıyla başladığı ancak film bittiği zaman ortaya çıkan sonuca kendisinin de şaşırdığı "ulan işe bak niyet neydi akıbet ne oldu be arkadaş" dediği film.dilerseniz filmin öyküsünü bir de kendisinin ağzından dinleyelim:
    "bu kez tarzımın dışına çıkıp bir romantik komedi çekmekti niyetim ancak herşey birisinin 'baba film afrika'da geçsin güneşin batışı falan da güzeldir oralarda böyle aslanlı kaplanlı duygusal sahneler çekeriz' demesiyle başladı.sonra birisi 'bence de esas oğlan asker olsun ordaki üslerden birinde çalışıyor olsun' dedi sonra herşey kontrolden çıktı nasıl böyle oldu anlamıyorum beni yalnız bırakın lütfen ühhüüü..."