şükela:  tümü | bugün
  • jack cardiff'e en iyi sinematografi oskar'i kazandiran michael powell filmi. sene 1947. basrolde eski erkek arkadasini unutmak icin kendini dine imana vermis rahibe rolunde deborah kerr yer alir
  • himalayalar'da eski bir sefahat evinin, bir grup rahibe tarafından, manastır-okul-hastane hâline dönüştürülme çabası ve elbette bunun başarılamayışını anlatan kült film. deborah kerr'in baş rahibeyi oynadığı bu harika filmde, kıskançlık, arzu, obsesyon -ne ararsanız işte-, hepsi var. ingiliz film eleştirmeni david thomson; "rahibelerin fantezileri hakkında erotik bir ingiliz filmi, nadir görülen bir şey", demiş, "siyah nergis" hakkında, ki az bile demiş bence.

    michael powell, emeric pressburger iş birliği böyle sıkı filmler yaratmış zamanında, seyredin, seyrettirin.

    http://sarikent.blogspot.com/…-tamamen-ona-ver.html
  • başrolde oynayan erkek oyuncu david farrar'ın bacaklarını gözümüze sokan filmdir. jean simmons pek çıtır, deborah kerr pek zarif, kathleen byron pek bir korkutucudur.
    hakkında bir yazı için bkz:
    http://theresemalaussene-mayis.blogspot.com/…u.html
  • uçurum diye aslında kendi içlerine bakanların filmidir. ama filmden ziyade pastoral bir şiir gibidir. doğu egzotizmi ya da ingiliz oryantalizmi bir yana hakiki bir sinema-şiirdir.

    şu rahibenin uçuruma baktığı sahneyi ne zaman izlesem başım döner, ben de kendi içime bakmış gibi olurum.
  • bu filmi bir kadın çekmeliydi dediğim film.

    --- spoiler ---

    görüntülerin özellikle öne çıktığı bir sanat şahaseri aslında. derdini anlatıyorsa da bana göre havada kalan yerler var. yani çok fazla üstten anlatılmış geldi bana. derinlikli işlenmemiş de diyebilirim.

    sorunların başında belki de ingiliz filmi olması yatıyor. klasik hollywood filmleri gibi derdini bağırmadan, soğuk ve nesafeli aktarıyor. bu sebeple de içine giremiyor, konsantrasyonda zorluk yaşıyorsunuz. bu aslında alışkanlıklarımızla da ilgili.

    rahibelerin içinde yaşayan kadınlık duygularını konu edinmiş film. nereye kadar bastırabildiklerini gözlemliyoruz. bastıramayan sonunda ölerek cezalandırılmış da oluyor. ilahi adalet kendini gösteriyor bir anlamda. duygularını bastıramazsan cezalandırılırsın.

    tabi bu mesaj sadece kadınlara değil, inançlı tüm insanlara geliyor.

    teknik açıdan üst düzey bir film olduğunu da söylemeden geçmek olmaz. kamera açılarından, manzaralara kadar herşey çok güzel, çok anlamlı.

    --- spoiler ---