şükela:  tümü | bugün
  • alındığında travmayla birlikte ruhsal çöküşe, gerçek-dışı korkulara, derin umutsuzluğa ve karamsarlığa sebep olan hap.

    red pill olarak bilinen şeyleri, bunlardan bihaberken acı şekilde deneyimlemek de diyebiliriz.
  • yutması zordur. bunu aldıktan sonra yaşamanın bir şekli kendinizi iyiden iyiye ironiye ve kinizme vurmaktır. üzücür.
  • blue pill ve red pill köpeklerinin yutmaya korktuğu babalar gibi bir pill. gerçek er meydanı hapı. tokken alınız.

    (bkz: türkiye simülasyonunu başarıyla geçtiniz)
  • yarından sonra türkiye’nin büyük bir kısmının yutacağı hap.
  • tahmin edebileceğiniz gibi, bunun zıt kutbu ve panzehiri white pilldir.

    yine tahmin edebileceğiniz gibi, nasıl ki red pill'i almak için öncesinde blue pill olup uyanmaya da ayrıca hazır olmanız gerekiyorsa, white pill'i almak için öncesinde black pill'i almış ve ondan sağ çıkmış olmanız gerekir.

    bana kalırsa, nasıl ki red pill'in blue pill'den uyanış sürecindeki öfke ile mücadelesinde yardımcı felsefe stoicism ise, white pill'in nihilizm ile savaşındaki eşdeğer ekürisi de zen'dir.

    (bkz: alan watts/@yin)
  • blackpill ile redpillin ortak noktaları, politika, eğitim, hukuk, medya vb. toplumsal hayatın her türlü alanı, insan doğası, kadın doğası, seksüel dinamikler gibi konuların birinde veya birkaçında, edindikleri bilgiler veya tecrübeler sonucu, maruz kaldıkları kitlesel beyin yıkamanın farkına varmaları, gerçeği (kendi içinde aşamaları olmakla birlikte) anlamaya başlamaları ve bluepill vizyonlarının bu yüzden geri dönülemez şekilde tuzla buz olmasıdır. fakat bu bilgi ile ne yapılacağı konusunda birbirinden ayrılıyorlar.

    aslında bu iki farkındalık arasındaki temel fark şu: savaş, ya da savaştan çekil. adapte ol, ya da adapte olmayı reddet.

    genel olarak farkındalık dediğimiz şeyin kendi içinde kademeleri olduğu gibi, bu kademelerin de alt kademeleri var. redpill, blackpill, whitepill, ironpill, purplepill dediğimiz kademelerin her biri "gerçeğe" başka bir farkındalık kademesinden, başka bir farkındalık penceresinden bakıyor. bunların da alt kademeleri var.

    blackpill içinde, genel olarak nihilistler ve anarşistler var. gnostiklerin bir kısmı blackpill, bir kısmı whitepill. bir kısmı bluepill olan incellerin bir kısmı ise blackpill, veya blackpill farkındalığına rağmen bluepill ideallerini koruyor. ayrıca bir kısmı redpill olan mgtowların bir kısmı da blackpill. hatta kendine redpill diyen çoğu mgtowun gerçekte blackpill olduğunu görüyorum.

    örneğin cesare pavese. "kadınlar kendilerini güçsüz olana bir idol, güçlü olana bir eşya gibi sunarlar." diye efsanevi bir laf etmiştir. ama blackpilldi. ayrıca oneitis'e yakalanmıştı (constance dowling). sonunda kendi hayatına son verdi. redpill farkındalığı olan kendini yok edecek kadar kendine eziyet edemez. konu yalnız "anlamak" degil, gelişime yönelik aksiyon almak. blackpillin aksiyonu da yıkımdır, bu yıkımı ya kendine ya çevresine yöneltir. nietzsche blackpillin ağababası. bu gibi isimler, fişten çekilmenin aşamalarından biri olan anger-phase'deki kişilerin öfkesini beslemekten baska işe yaramıyor ve nihayetinde kişiyi depresyona itiyor; aşılmalılar. ama bir yandan da bu yaşanması gereken zorunlu bir süreç, uzun veya kısa. o batağa girip çıkıyorsun. o batağa saplanmak ise, kurban mentalitesi-öfke-depresyon triadı içinde dönen bir kısır döngü ve çok güçlü. kapılmamak gerek, saplandıktan sonra çok az kişi aşabiliyor.

    blackpill'e göre, kendilerinden başka herkes bluepilldir, bugünün redpilleri geleceğin blackpilleridir ve onlara göre bundan kaçış yoktur.

    matrix alegorisiyle de bunları anlatırım belki bir gün, ama sırası var. hani bir teyze vardı buralarda, asıl siz bluepillsiniz deyip duruyordu. her zamanki gibi, benim anlattıklarım, sizin yıldızlara baktığınızda gördüğünüz şeye benziyor: sürecin sadece başı. benim içinse olmuş bitmiş şeyler. herkes seçimlerinden mesuldür, her şeyin bir bedeli vardır.
  • "insan, ışığı hayal ederek değil, karanlığın bilincine vararak aydınlanır." – carl jung

    insan kendi karanlığına diz çökerek doğrudan teslim olmayıp onu anlamaya çalışırsa, onu gerçekten tanımaya da başlar. böylece ondan daha az korku duyar, savunma mekanizmalarına başvurarak ondan kaçınmaya çalışmaz. ki ancak o zaman karanlık sizi tüketip bitiren değil, aydınlıkla harmoni içinde varlığını sürdüren bir güç halini alabilir.

    karanlığın ne olduğunu dahi anlamadan ona teslim olan insanlar görüyorum. bu durum da onları başka şeylere yönelttikleri nefretin maskesinin altında kendilerinden nefret etmeye itiyor. kendi sınırlarını zorlamaya istek duymadan, etraflarındaki fırsatları bu karanlıkta görmeye pek tabii kabil olamadan, ızdırap ve umutsuzluk içinde kendi mezarlarını kazıp içinde ölmeyi bekliyorlar.

    böyle olmak zorunda değil.

    genelde ortak noktaları, kendilerine göre başkalarının kolaylıkla sahip olabildiklerini gözlemledikleri bir şeye geçmişte zar zor ulaşıp sonra bir anda kaybetmeleri, mümkün olmadığını bilmelerine rağmen zamanı geri sarma ve geçmişe dönme istekleri, bunun imkansızlığının bilincinde olmanın sonucunda da çaresizliklerini kendi kendilerine doğrulamaları.

    eğer kaybettiklerinize odaklanırsanız, kazanabileceğiniz şeyleri asla fark edemeyebilirsiniz. bu kısır döngü zihninizin bir tuzağından başka bir şey değil.
    efendisi olmanız gerektiği yerde, zihninizin kölesi oldunuz.

    (bkz: acı/@yin)
  • geçtiğimiz cuma günü çevremdeki eczanelere sorduğum esrarengiz pill. hepsi de gülerek biraz da dalga geçerek yok satmıyoruz dediler sebebini anlamadım ama neyse hiçbir şey beni aramaktan vazgeçiremeyecek.

    izmir çevresinde nereden alabilirim bilen varsa bir yeşil uzağınızdayım.
  • red pill ile sürekli karıştırılan şey. aslında bu kasıtlı yapılıyor çünkü bir şeyi derinlemesine araştırıp anlamak zor iş. onun yerine üç- beş kişinin ne dediğine bakıp içindeki kompleksi küfür ve hakaretle dışa vurmak en kolayı.

    black pill'in en yalın tanımı, hayat ve kadınlar konusunda başarısız, sistem karşıtı, kompleksli tiplerin öfke ve nefret üzerine kurulu bakış açısı. tanım size garip gelebilir ama ekşi'de yazılan çoğu entry, black pill içerir. bu entrylerin sahipleri, kendilerinde hata aramazlar. onlar her zaman iyi niyetlerinin kurbanı olmuşlardır. sürekli kadınları suçlar şekilde entryler girerler. kadınların paraya ve kariyere hayran olduklarını sık sık dile getirirler. bunu söyledikçe de kadınlara daha çok bilenirler. onlara göre her kadın paraya tapar ve kadının tek eş seçme kriteri paradır. buna rağmen black pill zihniyetindekiler, zengin olsalar bile kadınlarla sağlıklı ilişkiler yaşayamazlar.

    red pill'i doğru anlayıp hazmetmiş biri, kadınların sadece paraya, üne ya da şöhrete önem vermediklerini bilir. kadınları tercihlerinden dolayı suçlamaz. bunun yerine kendine uygun partneri bulmaya çalışır. sisteme lanet etmez, sisteme entegre olup daha çok emek verdiğinde hak ettiği yere gelebileceğini bilir. başarısızlıklarından ders çıkarır ve başarılı olana kadar denemeye devam eder. hiçbir durumu ajite etmez, gerçekçidir. kendi kriterleri vardır. önüne gelen her kadınla birlikte olmaz. kadınları hayatının merkezine oturtmaz. ruh ikizi, hayatının kadını vs gibi saçmalıklara inanmaz. hayır demeyi bilir.

    black pill, tehlikeli bir düşüncedir. insana intihar, cinayet, toplu katliam, tecavüz gibi suçlar işletebilir. kadınları en temel evrimsel miraslarından dolayı suçlamak yersizdir. onlar en iyi genlerle nesillerini devam ettirmek üzere evrilmişlerdir ve bu tüm insanlığın yararınadır.