şükela:  tümü | bugün
  • 1968 mexico city olimpiyatlarinda amerikali siyahi atletlerden tommie smith ve john carlos 'un 200 metrenin madalya seronomisinde yumruklarini kaldirarak "siyah gucu" gosterdikleri sembolik ifade.
  • olimpiyatlarin unutulmaz karelerinden biridir.

    http://www.ligali.org/…tommie_smith_john_carlos.jpg
  • ''işte size sıradan bir cenaze fotoğrafı. iki adam bir tabutu omuzlamış gidiyor. tabii ki mezarlığa. gömecekler, iki de dua edip dönecekler. biraz dikkatli bakınca adamların zenci olduğu anlaşılıyor. tabutta yatan mevta da zencidir diye düşünüyor insan ister istemez. ne olacak, sıradan bir son yolculuk fotoğrafı.. oysa ne yolculuk, ne yolcu, ne de yolcu edenler sıradan. bir kere tabutta ki beyaz. iki zenci bir beyazı niye sırtlamış kardeşim, diye düşünenler için bir hikayemiz var:

    yıl 1968. mexico city olimpiyatları'ndayız. 200 metre koşusu henüz yapılmış. amerikalı zenci atlet tommie smith ipi ilk önce göğüslemiş ve altın madalyaya hak kazanmış. gümüş madalyayı kazanan ise avustralyalı beyaz atlet peter norman. üçüncülük, yine amerikalı zenci atlet olan john carlos'un. her sporcunun adının önüne zenci, beyaz sıfatlarını koymamın önemli bir nedeni var. tabutu taşıyanları ve tabutun içinde yatanı vurgulamak istiyorum elbette. çünkü tabutu sırtlayan zenciler 68 olimpiyatı'nın 200 metre birincisi ve üçüncüsü. ölü vaziyetteki ise gümüş madalyalı norman.

    ne var bunda diyeceksiniz. adamlar beraber koşmuş, o koşuyu unutamamış olacaklar ki hala ahbaplıkları devam ediyor, içlerinden biri ölünce diğerleri tabutu taşıyor. dostluk dersi mi çıkaralım şimdi bundan. çıkarmayın. hayır, ille bir şey çıkaracaksanız da dostluk dersi çıkarmayın. hikayenin devamını dinleyin önce;

    her üçünün de aldığı son madalyaymış bunlar. çünkü o 200 metre koşusunun madalya töreni esnasında spor hayatları bitmiş. hazır tüm dünyanın gözleri üzerlerindeyken, ırk ayrımını protesto ederek dikkatleri bu konu üzerine çekmek istemişler. siyah bir eldiven almışlar ellerine, eldivenin sağ tekini tommie, sol tekini de john giymiş. norman ise ''insan hakları için olimpiyat projesi hareketi''nin kokartını iğnelemiş göğsüne. zencilerin fakirliğini vurgulamak için de çıplak ayakla çıkmışlar kürsüye. daha o anda, amerikan olimpiyat komitesi siyah atletlerin spor hayatını bitirmiş. siyahların haklarını savunmak cesaretini gösteren norman'ın da sonu farklı olmamış. ülkesine döner dönmez spor çevrelerinden dışlanmış ve atletizm kariyeri bitmiş.

    hikaye, sizinde tahmin edebileceğiniz gibi işsiz, aç susuz ve yalnız yaşayan üç hayat, spor hayatları daha başlarken biten, eşleri tarafından terk edilen, toplumları tarafından dışlanan üç genç adamın ağır ağır ve birbirinden kopmadan yaşlanması şeklinde devam ediyor.. sonra biri ölüyor, diğer ikisi, 38 yıl önce olduğu gibi, yanında yer alıyor arkadaşının. üçüde birer madalya alıyor, sonra da inandıkları bir konuda dünyanın dikkatini çekmek için hem madalyalarını, hem de hayatlarını hiçe sayıyorlar. zenginlik ve lüks içinde geçecek başarılı bir spor hayatı yerine aç susuz ama vicdanları temiz yaşamayı tercih ediyorlar. o yüzden bugün onların adını hala unutmadık, o yüzden bugün onlar hala kahraman.

    can yücel, deniz gezmiş için yazdığı şiire ''en uzun koşuysa elbet türkiye'de de devrim / o, onun en güzel yüz metresini koştu'' diye başlamıştı. ''acıyorsam sana anam avradım olsun / ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun'' diye bitiyordu şiir. eğer uzun bir koşuysa da dünya da devrim, onun en güzel iki yüz metresini kim, ya da kimler koştu acaba. hala koşanlar var mı. yarış henüz bitmedi mi yoksa..

    herhalde bitmedi ki, avustralya'nın 200 metre rekorunu hala norman elinde tutuyor. yani tabutun içindeki adam. ülkesinin spor hayatına son verdiği norman, o gün, yani 38 yıl önce mexico city'de koşarken dünya ikinciliğini kazanmıştı ama bu skor aynı zamanda avustralya rekoruydu. o açlıkla boğuşurken ülkesinin parlak sporcuları ha bire 200 metre koştular. 38 yıl boyunca koştular. ama norman'ı geçemediler. tarih bu, sadece insanlarla değil, bazen ülkelerle bile dalga geçiyor işte..'' *

    video: http://www.youtube.com/…ocu-llageny&feature=related
  • olimpik başarıdan sonra tüm dünyaya insanlık dersi verme amacına hayatlarının geri kalanını mahvetmeyi göze almış 3 güzel insanın öyküsüdür bu ifade. elimden geldiğince araştırdım fakat norman'nın yeğeninin 2008 yapımlı bir belgesel denemesi dışında bir çalışma bulamadım, ki o bile var mı yok mu ondan bile emin değilim. kesinlikle sinema filmi ya da senna belgeseli tadında bir yapımla her jenerasyonun kolayca izleyebileceği, öğrenebileceği şekle sokulmalıdır bu iç burkan, gurur dolu, ölümün bile ayrıamadığı bu 3 adamın hikayesi.

    http://news.bbc.co.uk/…ine_enl_1224239304/img/1.jpg

    http://billo.net/pagina_web_i0004d4.jpg
  • sporda ırkçılık protestolarının ikonu haline gelen yumruk eylemi.