şükela:  tümü | bugün
  • guzel film, izlenir, izlenmezse hicbirsey kaybedilmez ama lan film yok bi film olsada izlesek diyenlerdenseniz izleyin.
    karakterleri daha iyi tanitip, daha guzel dialoglar yazabilseydi senaris, cok daha iyi bir film olurdu, otuz yil once cekilmis olsaydi, ve saglam ozgun bir yonetmen tarafindan cekilmis olsaydi, vay be diyecegimiz filmlerdendi, ama bu yonetmen bu senaristle olacagi bu, kotu mu degil, vasat veya vasatin biraz ustu, benim gibi zilyon tane film izlemis bir insansaniz yokluk cekiyorsaniz izleyin.
    bu arada jude law u da genc kizlarin, yani bizim zamanimizin genc kizlarinin sevgilisi olarak bilirdik ya, sadece oyle degilmis, aslinda saglam oyuncuymus.
  • jude law'ın iyi bir oyunculuk performansı sergilediğini düşündüğüm film. senaryodaki boşluklar, mantık hataları hede hödelerine hiç değinmeyeceğim çünkü filmi izlerken bunlara takılma şansım pek olmadı. klostrofobik bir insan olarak film boyunca boğuluyormuş gibi oldum. ama acıdan zevk alan bünye olarak izlemeye de devam ettim. akabinde gece boyunca kabuslar gördüm. bu anlamda klostrofobikler açısından amacına ulaşmış bir film denilebilir.
  • jude law olmasa adı bile bilinmeyecek film. o derece kötü bir film.
  • modern das boot kastırması.
  • --- spoiler ---

    kara deniz adıyla ülkemizde gösterime giren, dennis kelly'nin senaryosunu yazdığı ve kevin macdonald'ın yönettiği 2014 yapımı ilgi çekici film. başrollerde jude law, ben mendelsohn, tobias menzies ve jodie whittaker var. law, filmde iskoçyalı bir karakteri canlandırıyor ve aberdeen aksanıyla konuşuyor. hitler döneminden kalma ve karadeniz'de batan altın yüklü bir denizaltıyı bulmak için maceraya atılan bir kaptanın (law) hikayesi anlatılıyor filmde. türkiye, gürcistan ve rusya'nın da adı geçiyor haliyle. ayrıca sivastopol'da geçen sahneler var. filmin önemli bir bölümü denizaltı içerisinde çekilmiş. aslında iyi olması için gerekli herşey var ama nedense tam olmamış...

    --- spoiler ---
  • das boot izlememiş bünyeye güzel gelebilecek film.
  • bu aralar vizyonda doğru düzgün film olmamasından mütevellit black sea'yı izledim. ızlemesem de bir şey kaybetmezdim. oyunculuklar çok yapay ama finalini sevdim.
  • vizyona giren film. jude law iskoç aksanıyla konuşmak için kimi örnek aldı merak ediyorum. çok yakışmış.
  • kesinlikle içi boş olmayan film. tamam bir şaheser değil, ancak uğradığı karalamaları da hakketmiyor. orijinal tarafları ve eleştirilmesi gereken yönleri var. tabii bir das boot asla değil. ama burada kült film iddiasında bulunmamaktayım zaten.

    öncelikle orijinal tarafının, denizaltı filmlerinin genelde başka bir denizaltı veya bir gemiyle kapışmasını izlerken burada ilk defa kendi başına konu olan aktif tek denizaltı görmemiz. içerdiği konu hafif ütopik olmasına rağmen, aslında adolf hitler'in kişiliğine çok ters bir davranış değil. o nedenle başlangıç kurgusunun başarılı olduğunu kabul etmek gerekli.

    filmi izlerken, insanın klostrobik hislerinin kabarması denizaltı atmosferinin öyle ya da böyle başarılı şekilde seyirciye aktarıldığını gösteriyor. kişisel olarak hiç sevmediğim jude law ise, yapımdaki tek fiyakalı kariyere sahip olan oyuncu olmasının hakkını veriyor. hele yaptığı iskoç aksanı ayrı bir başarı.

    filmin bana göre en olumsuz tarafı gereksiz uzunluğu. toplam 125 dakika süren bu yapımın biraz sadeleştirilerek 100 dakika civarına indirilmesi, şüphesiz kalitesini artıracak bir unsurdu. ayrıca, birkaç yerinde mantığı zorlayan hareketlerden kaçınılması, belki gerçekçilik açısından insanı ikilemde bırakması açısından iyi olurdu.
  • fakat ne zamandır bu kadar mantık yoksunu bir film izlememiştim!!
    ben ettim siz etmeyin; shift-delete!!

    yav arkadaş biri bana anlatsın n'oolur; bu kadar saçmalığın içinde mantığını anlamadığım yer var mı?

    --- spoiler ---

    bir işçi, bir sivil denizaltı alabilir mi? hadi diyelim aldı; bunu uluslararası sularda yüzdürerek (görünmeden) karadeniz'de sürebilir mi? ha bir de bu denizaltı tam bir enkaz. biraz yağ akıtıyor, aküler de de az sıkıntı var.. ama o kadar! bir şekilde çalıştırırlar. her şey tıkırında çalışıyor! telsiz, göstergeler vs.
    hiç bir devletin çıkarmak için uğraşmadığı (sebebi filmde anlatılıyor, yersen... ) 150 milyon dolar (!) değerindeki 4 ton altına maceralı bir yolculuk başlar! o ne!? fraser denilen dallama önemli bir adamı pıçaklar! sebebi payına düşen altın miktarını artırmaktır! bu sırada patlama olur ve film bitmesi gerekirken devam eder! denizaltı büyük bir hızla zemine çakılır. önemli bir şey yoktur; şaft bozulmuştur sadece?! fakat o da ne? allah vardır ki düştükleri yer; aradıkları altın dolu denizaltına 100m mesafededir! 3 kişi gider o enkaza. bu denizaltı öyle bir denizaltıdır ki yaklaşık 70 yıldır içine su dahi sızdırmamıştır. rus yapımı ne de olsa! içeri girip hem dört ton altını hem de şaftı alırlar.. vayyy vay vaayy.. şaft bizimkilerin denizaltısına birebir uyar! fakat kayalıklar, uçurum ve vadiler yine engel olacaktır ekibin çabalarına..
    sonra "bu kadar olmayacak şeyi oldurduk bunu da oldururuz yeav!"diyerekten bu engebeli yerden de saatte 300km hızla giderken iğne deliğinden iplik geçirmek kadar zor yerlerden de geçerler. fakat sorun bitmez. bu sefer de kayaları sıyırırlar ve su almaya başlar denizaltı. herkes boğulur, 3 adam kalır finale... off sıkıldım..
    --- spoiler ---

    daha da çok saçmalık var fakat aklımda kalan bunlar.