şükela:  tümü | bugün
  • bi an nereye düştük dedim. ilk başta anlamadım, 2. yarıya geçtik dedim doğru yermiş. filmin konusunu bilmeden giriyorum ben filmlere. kendime küçük sürprizler yapıyorum sebepsizce. tabi koca salonda tek kişiydim inş korku filmi çıkmaz dedim allahtan bu çıktı. içimde olmayan duyguları dışarı çıkarttı, daha önce bu yönden düşünmemiştim dedirtti. göktaşına gitmeyin demiyorum gidin ama hobi olarak (ahaha), türkler kazansın derseniz gidebilirsiniz. ama ben kaliteli film izlemek istiyorum derseniz, şu anda vizyonda olan en kaliteli yapım bu olduğu için bu film'e gitmeniz gerekiyor.

    film; ırkçılık, hafif komedi, ufak tefek mallıklar, bir oyuncuya uyuz kapıyorsunuz, filmin başında filmi anlamıyorsunuz felan filan.

    güzeldi yani yaklaşık bir senedir izlediğim en anlamlı film olabilir ama olmayada bilir. çok film izlediğim için biraz düşünmem gerek en anlamlısımıydı diye. ama izleyin.
  • soundtrackleri ve filmin sonunda gercekleri catirt diye surata vurmasiyla oscar doneminde adindan bol bol soz ettirecek filmdir. odul alirsa basarisi, alamazsa hollywood'un iki yuzlulugu konusulur.
  • esprilerine bayildigim hos bir film olmus. saclar, kostumler de sahane.
  • jordan peele'in prodüktörlüğünü yaptığı yeni spike lee filmi. fragmanı yayınlanmıştır: https://www.youtube.com/watch?v=pfc6i0rgmgy
  • america first sloganının ideolojik kökeni hayli 'uncool' imiş, bunu bugün bana öğreten film oldu. yalnız adamların bir türlü çözemedikleri derin bir siyah-beyaz problemi var, değişik.
  • bir adet bıyıklı adam driver barındıran film.

    hastane randevumu kaçırmamak için ikinci yarısının başlarında çıkıp yarım bırakmak zorunda kaldığım film. mutsuzum. iyi gidiyordu halbuse. bi kez daha gideceğim mecbur.

    edit: evet bugun tekrar gidip sonuna dek izledim. iyi etmişim, film guzel. muhteşem değil ama güzel.

    --- spoiler ---

    ya o ruh hastası manyaklar kendilerini patlattığında içimin yağları eridi. klişe mlişe, mutlu sonları seviyorum. gerçi bu filmin sonu pek mutlu değildi gibi ama olsun.
    --- spoiler ---

    o değil de yıl olmuş 2018, hala kendini üstün ırk görenleri ne yapacağız ? hayretlik.
  • efsane film. bu kadar az entry olması şaşırttı. gösterimden kalkmadan bir an önce gidin derim.
  • filmle ilgili birkaç not vermek gerekirse:

    başroldaki (bkz: john david washington), filmin çekim süreci bittikten sonra bir açıklama yapmış. açıklamaya göre yönetmen (bkz: spike lee), kkk'nin atış sahnesindeki siyahi hedeflerin prodüksiyon yapımı olmadığını internet üzerinden bulup aldıklarını jdw'a söylemiş. bunu bilmek jdw'nin performansını etkilemiş.

    gerçek (bkz: ron stallworth) kendisini (bkz: denzel washington)'ın oynamasını istemiş fakat denzel'in oğlu rolü kapınca çok mutlu olmuş.

    sanılanın aksine, gerçek ron stallworth hiç "beyaz" sesi yapmamış. kendi sesini kullanmış çünkü olur da boşluğuna gelip karakterden çıkarsa yakalanır diye.

    filmde d.w.griffith'in (bkz: the birth of nation) adlı sessiz filminden görüntüler var. spike lee sinema okulunda bir öğrenciyken, profesörü bu filmi öğrencilerine anlatırken hiçbir şekilde içinde geçen ırkçı mesajlardan bahsetmemiş. haliyle spike lee'nin gururu zedeleniyor. bunun üzerine 1980 yılında cevap olarak the answer filmini çekiyor. bu film okuldaki çoğu profesörün hoşuna gitmediği için az kalsın okuldan atılıyormuş. bir oyla okulda kalmış. sonrasında filmin getirdiği endüstriyel başarıyla beraber, okulda profesör olmuş.

    (bkz: topher grace)'e film çekimi sırasında ve sonrasında olmak üzere kimseye (bkz: david duke)'u oynadığını söylememesini tembih etmişler.

    yönetmen spike lee, cannes'da film bittikten sonra altı dakika boyunca alkış yağmuruna tutulmuş.

    filmde silinen hiç sahne yokmuş.

    filmin son sahnesinde siyah beyaz, ters duran bir amerikan bayrağı görüyorsunuz. bunun amerika'daki anlamı ise bir kederin veya acil bir durumun olduğudur.
  • hikayenin merkezine ku klux klan’ı yerleştirip afro amerikalılara uygulanan baskı ve şiddeti siyahi amerikan polis üzerinden anlatırken, ortağı beyaz amerikan polisinin yahudi olması hasebiyle de, aslında herkes bir şekilde baskı altındayı anlatan film.

    imdb puanı: 7.8 metascore’u: 83 olunca ilk günden salonda yerimi aldım. beklentiyi yükseltiğimden midir yoksa hikaye “ab’ye göz kırpalım ama total’i de kucaklayalım” mantığı ile çekildiğinden midir beklentimi tam karşılamadı. bu senaryo ve bol tiradla en az 1 oscar’ı garantilemişlerdir.

    oyunculuklar, müzik gayet başarılı. vizyondayken izlenecek film.
  • geçen yıl vizyona girip biri ırkçılığı ana meselesi, diğeri yan konusu haline getiren bol ödüllü iki film get out ve three billboards outside missouire'den çok daha iyi bu film bence. ha buna pek çok kişi katılmayacaktır. get out'ı daha yaratıcı bulanlar olacaktır veya three billboards'u daha etkileyici. ama ben three'yle blackkklansman'ı ırkçılık açısından karşılaştırdım. three ırkçılığı iyi işleyememişti, hatta aksayan taraflarından bir tanesiydi ırkçılık mevzusu. get out ise göze fazlasıyla sokuyordu mevzuyu. black'e dönersem. spike lee yıllar sonra formuna dönmüş. chi-raq'ı izleyemedim ama ondan önce oldboy diye aşırı kötü bir remake yapmıştı. ondan öncesi de parlak değildi. umarım black'ten sonra da vasata bağlamaz, birkaç iyi film yapar.

    blackkklansman'ın ilk yarısı son derece eğlenceli. güldürüyor, gülümsetiyor, eğlendiriyor ama eğlenceli olmayı başarırken amaçlanmayan bir şeye de yol açıyor: rahatsız ediyor. ırkçılıkla dalga geçilmesiyle ilgili sorunum yok. blackkklansman bunun üzerine kurulu. ama bir süre sonra tüm bu mizah, eğlence, komedi rahatsız etmeye başlıyor. hele bir sahnede (harry belofente'nin tek sahnesinde) öyle bir ciddileşiyor ki bu sahneden sonra tekrar komik tona geçince o denli komik olmuyor, iyiden iyiye rahatsız ediyor bu mizah kasma çabaları. böyle bir sorunu var. bir diğer sorun da finalde olayları alıp trump'a bağlaması. zaten trump'a gönderme üstüne gönderme yapıyor lee, yetmeyip en sonunda ana haberlere bağlanıyor, günümüze ışınlanıyor. gerek yoktu, hiç gerek yoktu. zaten çoğunluk tarihin tekerrür ettiğinin farkında. bir de bunu göze sokmaya gerek yoktu. sonda tek eksik, lee'nin kameranın önüne geçip "gördünüz, tarih tekerrür ediyor" demesiydi.

    bir yerde bizim siyahi deli oğlan "ya kkk'yi destekleyen başkan olur mu? olmaz öyle şey" diyor. tek trump göndermesi bu değil, film bununla dolu. 90'lardaki lee'ye şu öyküyü verseydik ortaya sözünü hiç sakınmayan, gönderme möndermeyi bırakıp eleştirilerini direkt belirten filmlere imza atardı. yaşlanınca sert üslubunu yitirmiş, bu da doğal bir şey galiba. bir diğer sorun da finali. onu da spoilerda yazaım. neyse sorunları bunlar. artılarıysa; argo benzeri köstebek vakası oldukça iyi işleniyor. eğlenceli ama yer yer gerilimli oluyor film. köstebek mevzusu normalde klişe bir mevzu ama burada gayet yaratıcı. adamımız kkk'yi sesiyle kandırıp toplantılara beyaz polis arkadaşını yolluyor. filmi diğer standart köstebek yapımlarından ayıran da bu oluyor. bu mevzu da gayet iyi işleniyor. tabii "lee'nin huyu değişmiş, eskisi kadar sert değil" dedik ama o kadar da değil. 100 yıl önce çekilen, ırkçılık ve kindarlıkla dolmuş taşmış "bir ulusun doğuşu" adlı sessiz filmi yerden yere vurmayı başarıyor, ki bu filmin, filmi övenlerin tekrar hedef tahtasına konmaları pek hoşuma gitti. zira filmde de denildiği gibi, "bu film, kkk'nin güçlenmesini sağlamıştı". oyunculuklarda sorun yok. denzel washington'ın oğlu ilk büyük rolünün altından başarıyla kalkmış. ilk kez spider-man'de denk geldiğim laura adlı genç kadın da o gözlüklerle pek tatlıydı. velhasıl lee sonunda formuna dönüyor dönmesine de sorunları nedeniyle filmi en iyilere dahil edemem ama kaçırılmamalı, ki vizyonda izleyecek başka şey de yok.

    spoiler

    finale gelirsek... tamam, herkes ırkçı değil ama final bana tam da hollywood sonu gibi geldi. bundan daha kötüsü biraz sahteydi, gerçekçi gözükmüyordu. filmin en leş karakterlerinden ırkçı-tacizci polisin bir oyunla tutuklanması, sonra siyahlarla beyazların bunu birbirlerine sarılarak kutlamaları... bana çok da realist gelmedi. bilmiyorum. eski/genç lee olsa böyle bir finale imza atar mıydı? gerçi günümüze ışınlanıp ana haberlere bağlanmadan önce kkk'nin haç yakmasıyla öykünün bitirilmesinden hareketle ortada tam anlamıyla bir mutlu son yok denebilir.

    spoiler