şükela:  tümü | bugün
  • nazım hikmet'e bulgaristanı gezdiren,şair kimliğinin özünü oluşturan muhalefet duygusunu ülkesindeki rejime karşı kullanıp boyun eğmeyen,şiirlerinde tema olarak aşkın her halini işleyen bulgar şair.
  • 1950'de sosyalist yönetimin küçük tarlaları kamulaştırıp makineli tarıma açma politikası nedeniyle türkler kitleler halinde türkiye'ye göç etmeye başlar. ama göçenlerin sayısı yüz bini aşınca komünist parti türkleri vazgeçirmek için nazım hikmet'i ülkeye davet eder. nazım'ın konuşması halkta etkisini gösterir ama çevresindeki korumalar onun halkın arasına girmesini ne olur ne olmaz diyerek engellerler. yıllarca hapiste kalmış ve adeta sürgünde yaşamış bir şair için kendi dilini konuşabileceği insanların arasına karışamaması müthiç acı bi şeydir. sonra bi gece şoförüyle anlaşır ve kaldığı otelden kaçar. onu arayanlar ise bu bulgar şairin evinde bulacaklardır.
  • ''açılmış bir kanattan
    bir kanada -
    ufuktur
    kuşun ölçüsü.
    palmiyeninki
    kök saldığı yerdir -
    insanın ölçüsü
    evrendir.''
  • (bkz: #62696816)
  • kadın olmak acı verir,
    bir genç kız olduğunuzda, acı verir,
    bir sevgili olduğunuzda, acı verir,
    bir anne olduğunuzda, acı verir,
  • çok sevdiğim, dizelerinde kendi hüznümü bulduğum çöller şiirinin şairi.

    ben sevmek için doğmuşum-
    sevmek ve sevilmek için.
    ne yazık ki yaşamım
    sevgisiz geçti nerdeyse.
    bu nedenle bağışlamayı öğrendim:

    aştığım çölleri bile
    hiç küçümsemiyorum.
    yalnızca soruyorum onlara
    şaşkın gözlerle:
    ne bahçeler olmaya doğmuştunuz kim bilir?