şükela:  tümü | bugün
  • türkçeye kan ve iman olarak çevrilen matthew carr ın kitabıdır.
    'islami ispanya'nın tasviyesi 1492- 1614' alt başlığıyla alfa yayınlarından çıkmıştır.
    regaip minareci de dilimize tercüme etmiş.
    tarihi gerçekliği hayli ayrıntılı bir biçimde dile getiriyor, yedi asırlık endülüs islam varlığının katolik kralları ve meşhur ispanyol engizisyonueliyle nasıl silip süpürüldüğünü 4 yüz küsür sayfada özetliyor. geçen yaz bulunduğum bu güzel ülkenin çok kanlı tarihi hakkında bir kesit. kuşkusuz sadece basit kronoloji değil anlatılan, işin sosyal yönü, mimarideki etkileri, dinsel yaşamdaki kaos, derin toplumsal etkiler, elbette yahudilerin başına gelen olaylar, on binlerce insanın bir gecede değişen kaderleri, ırkçılık, dinsel fanatizm, avrupa'daki protestan yüzyılının ispanya'ya tesiri, zorla hristiyan yapılan yahudiler, müslümanlar, malını mülkünü satıp izmir'e, istanbul'a, hollanda'ya, portekiz'e... gidenler, konversolar , moriskolar , islam sosyal hayatının katolik ispanyadaki kalıntıları vs vs... kitabın ana motifleri.

    granada sokaklarında gezerken bu insanları düşündüm. ne tür bir tajedi yaşadıklarını asla anlayamayız. mesela moriskolar ( zorla katolik yapılan müslüman ve onların torunları ) nın domuz eti yiyip yemediklerinin kontrol edilmesi, kapılarını açık bırakmak zorunda oluşları, kadınların kına yakmalarına ve peçelerine getirilen yasaklar, hamam alışkanlıklarının sorgulanması; konversoların şabat gününde çalışıp çalışmadıkları ... böyle uzayıp giden inanılmaz bir hikaye ve trajik bir dönem.

    ne katolik krallar ne de halk ve ne de engizisyon bu zoraki ihtida ettirilen insanlara asla inanmamışlar.
    'yahudilerin zehirli kanı', 'mağriplilerin sapkın inançları' asla yok olmamıştır onların gözünde.

    bu arada yahudiler e şimdi kızıyoruz evet ama adamları da anlamak gerek, bir tek ülkeleri oldu ve onu da deli gibi savunuyorlar. adamların tarihine bakın, başka bir şeye gerek yok. (bkz: yahudiler'den yana olmak)

    ayrıca:

    (bkz: reconquista)
    (bkz: pasaklı izabel)
    (bkz: granada)
    (bkz: müdejar)
    (bkz: konverso)
    (bkz: morisko)
  • insan hayret ediyor, bu insanların hikayeleri neden dile getirilmedi. ya da getirildi de bizim mi haberimiz yok. mesela türklerin bu konuya ilgisi sıfır. sadece ah endlüs, ne muhteşem bir medeniyet diyen islamcı muhafazakarların uzaktan ve boş hayranlıklarını duyuyoruz. türkçede çok fazla kaynak da yok. zeki tez in islam'ın batı cephesi diye bir eseri var ama o da kısıtlı bir çerçevede görünüyor. inglizcede, arapçada eminim bu konuda yazılan birçok kitap vardır.
    moriskoların hayatları film, beş yıllık nazi teröründen binlerce sinema filmi ve öykü çıktı bu adamların yüz yılı aşkın ispanyol engizisyonunda yaşadıkları akıl almaz bir durum.

    osmanlı biraz yardım edebilseydi çok farklı bir tarih olacaktı ama tarihe böyle bir yaklaşımın hiçbir realiteisi yok.
    o ara osmanlır almanlarla ve iranlılarla uğraşıyordu. inebahtı da yenildi ve zaten ispanyollarla ilişkimiz 1928 e kadar da akim kaldı.
    adamların bugün de türkler hakkında acayip kötü ön yargıları var, şimdilerde biraz gevşediyse de durum bu. alış veriş yaptığım bir kadın türk olduğumu söylediğimde siktir git dükkanımdan der gibi baktı. birkaç genç kıza adres sordum, türk olduğumu öğrenince marslı görmüş gibi oldular, gerçi türk e de benzemiyorum ya,

    kitap boyunca moriskolar ın yaşadıkları rüyalarıma girdi, rahatsız oldum.
    gerçi boş da durmamışlar, birçok isyan çıkarmışlar ama başarısız olmuş. hatta bazı türk ajanları ve denizcileri gönüllü olarak bu isyanların kurmayları ve savaşçıları olmuş.