şükela:  tümü | bugün
  • hakkinda aslinda soylenecek cok sey olan ama simdilik sadece bir $ahaser olarak nitelemek istedigim album.

    (bkz: butun parcalarin guzel oldugu albumler)
  • bugün rolling stone dergisinin (orjinal amerikan olanı tabiiki) albüme tam 4 yıldız verdigini gordugumde derhal edinmeye karar verdim. rs (bob dylan albümü vs olmadığı sürece) babasının ogluna 4 yıldız vermez tut ki bir heavy metal albümüne versin.

    bu arada kapaktaki varlığın baphomet varlığı olduğunun hala yazılmamış olmasını eshefle karşılıyorum.
    (bkz: genç ezoterikler rahatsız)

    albumu dinledikten sonra gelen edit: ya rolling stone editörleri müzikten anlamıyor ya da ben artık yaşlandım böyle bir müzik için. olmamış diyor, sevenlerine bağışlıyoruz mastodonu

    9 ay sonra gelen edit: rolling stone editörleri müzikten anlıyormuş ve ben de aslında o kadar yaşlanmamışım.
  • 2006'nın en iyi albümlerinden biri. en iyisi hatta sanırım.
  • mastodon 'dan pek haz etmeyen bir adam olarak grubun en beğendiğim albümüdür ama o kadar fazlası değil.
  • davullar kesinlile cok iyi. ozellikle sleeping giant'in o duran kalkan trampet ataklari muthis.

    ama albumun her saniyesine sinmis bir uyum var. cok iyi yapilmis ve mideye indirilmis bir yemegin verdigi fiziksel hazzi verebilme durumu var bu albumun. otobus beklerken kendinden gecmis, yuz bir milletten ete gelmis amerika'lilarin arasinda kolumu, parmaklarimi, kafami, boynumu, ayaklarimi surekli oynatan bir elektrik hadisesi yapan bir mastodon var elimizde.

    10 uzerinden 9.3 verebilecegim muhtesem bir album.
  • benedict cumberbatch'ın başrolünde olacağı film. 3 10 to yuma tarzında bir film olacakmış.

    http://www.bakiniz.com/…ollywoodtan-son-haberler-2/
  • sağdan soldan topladığım bilgiler ve kendimce yaptığım çevirilerle albümde anlatılan hikayeyi şarkı sırasıyla paralel bir biçimde derlemeye çalıştım, buyursunlar.

    "the wolf is loose"

    üzerindeki lanetten kurtulabilmek için tanrılar tarafından görevlendirilen kahraman ile tanıştığımız, "blood mountain" albümünün ilk şarkısı. kahramanımızın laneti bir kurt adama dönüşüyor olması. kahramanımızın lanetinden kurtulabilmesi için kristal kafatasını blood mountain'a çıkarmaktan başka şansı yoktur ve şarkı boyunca albümde anlatılan ve karşısına çıkacak husumetlerden bahsedilir. ayrıca sonlara doğru gelen "buzlar eriyecek ve kahraman kızıl tarafa geçecek" sözleriyle de albümdeki son parça olan siberian divide'a gönderme yaparlar. bu şekilde albümün başlangıcı ve sonunu da birleştirmiş oluyorlar.

    "crystal skull"

    kahramanımız kristal kafatasını bulmak için bir mağaraya dalar ancak içerisinde karşılaştığı husumetler yüzünden zırhı parçalanır ve kan emici sinekler tarafından saldırıya uğrar. ancak rüzgar ve kanların arasından çığlıklar içerisinde bir yol yaratır ve kristal kafatasına ulaşır. kafatası "bilincin ve yaşamın kaynağı" olarak tasvir edilmiştir ve hali hazırda zırt pırt kurt adama dönüşen kahramanımızın akıl sağlığı üzerinde olumsuz etkileri vardır. ayrıca kahramanımız henüz dağa tırmanmaya başlamamıştır.

    "sleeping giant"

    albümün üçüncü şarkısı ve albüme ismini veren blood mountain'dan ilk defa bu şarkıda bahsediliyor. kahramanımız dağa yaklaştığında dağın patlıyor ve kahramanımız ile bulunduğu bölgeyi yakıyor. ancak sonrasında volkanik sızıntılar duruyor ve dağ sakin, geniş, ıssız bir viraneye dönüşüyor. akabinde kahramanımız dağa tırmanmaya başlıyor. ayrıca şarkıda, kahramanımızın albümün bir önceki şarkısında ele geçirdiği kristal kafatasının onun akıl sağlığını nasıl etkilediğini anlatan pasajlar da mevcut.

    "capillarian crest"

    albümde analizi yapılması en zor şarkılardan biri. capillarian (kılcal damarsı) sözcüğü kahramanımızın kalbini temsil ediyor ve şarkıda da kahramanımızın akli dengesini korumak için verdiği mücadeleden bahsediliyor. "evrendoğumsal döngüler / evrensel rüyalar" cümleleri kafatasının kahraman üzerindeki etkilerini tasvir ediyor. "çapayı al (burada çapa kafatasını temsil etmekte) gizemi çöz" sözleri kahramanımızın bir çeşit ruhani bir yolculukta olduğuna değinirken "güvenimizi bahşetmek için tırmanacağız" sözleri de kahramanımızın dağa tırmanma emelinden bahsediyor. "ruhunu deş, mihrabın üstüne koy ve bizi yalnız bırak" sözlerinde ise kahramanımızın yolculuğun meşakkatlerinden dolayı kendi ile/kalbi ile verdiği mücadele işlenmiş. ayrıca "capillarian / gone away - kılcal damarsı / yok oldu" diyerek de kahramanımızın görevi esnasında kalbinden olduğunu anlıyoruz ki albüm kapağında da buraya göz kırpılmış.

    "circle of cysquatch"

    kahramanımız dağdaki canlılar tarafından dışlanmış ve korku saçan tek gözlü yaratık ırkı cysquatch ile karşılaşır. bu tek gözlü yaratıklar geleceği görebilmektedir. kahramanımız cysquatchlardan oluşan çemberin içerisine adım atar ve geleceğe dair imgeler görür. kristal kafatası dağın tepesine ulaştığında cysquatchlar dağdan kurtulabilecek ve sonsuza kadar dönmeyeceklerdir. bu sayede bu tek gözlü arkadaşların blood mountain'a sıkışıp kaldıklarını da anlıyoruz.

    "bladecatcher"

    enstrümantal.

    "colony of birchmen"

    kahramanımızın ağaç insanlardan oluşan huş kolonisi ile karşılaşmasını anlatan şarkıdır. "bu orman tahmin ettiğimden de hızlı büyüyor. beyaz yüzler her adımda daha da yaklaşıyor" sözleriyle koloninin kahramanımıza doğru yaklaştığından bahsediliyor. kahramanımız onlarla baş edebilmek için kurt adama dönüşüyor ve bu esnada geçen bir iki mısrada kurt adam olmanın onu nasıl şiddetli ve acımasız olduğundan bahsediliyor. şarkı boyunca koloniden kurtulmak için yaptığı hamleleri dinliyoruz.

    "hunters of the sky"

    kahramanımız tekrar insan formuna dönüyor ve akabinde göklerin avcılarıyla karşılaşıyor. "sharks in the sky" sözleriyle onların uçabilen bir çeşit yırtıcı yaratık olduklarını anlıyoruz. kahramanımız savaşmaktan çekiniyor ve kendisine göklerden korunabileceği bir sığınak aramaya başlıyor.

    "hand of stone"

    kahramanımız bir ormana dalıyor ve orada "doğanın ateşi" ve this mortal soil'da da bahsi geçen "zehirli gül" diye tanımlanan ilginç bir bitki ile karşılaşıyor. neden bilinmez ama "cazibeye duyulan arzu" ve "çiğnediğim kökler görmemi sağladı" sözleriyle anladığımız kadarıyla kahramanımız bu bitkinin köklerini yemeye başlıyor. akabinde anlıyor ki bu bitki zehirli ve dudaklarını intikam ve nefret tatlarıyla dolduruyor. kahramanımız bu sayede kurt adama dönüşüyor olmasını tanrılardan gelen bir armağan olarak kabul ediyor ve kindar birine dönüşüyor. ardından halüsinasyon görmeye başlıyor ve parça this mortal soil parçasına bağlanıyor.

    "this mortal soil"

    tüm albümde bahsi geçen esas oğlanın/kahramanın kristal kafatasını albüme ismini veren blood mountain'a çıkarmaya çalışırken tattığı zehirli gül yapraklarının kafasını yaşarken karşısına çıkan kadının "dünyanın üzerinde kalan atmosfer insan için zararlıdır" diye uyarması üzerine inşa edilmiş bir şarkıdır. ayrıca bu saykodelik gülün etkisi esnasında görünen ablamız kahramanımız eğer kristal kafatasını dağın tepesine çıkartırsa okyanusların toza bulanacağını, şimşeklerin çakacağını falan söyler. bi çeşit kıyamet tasviri falan olsa gerek. bu şarkıda direkt olarak bahsedilen zehirli gülün yarattığı kafa, cysquatch'da ve colony of birchmen'de de ufak ufak pasajlar halinde aktarılmıştır.

    "siberian divide"

    albümün son parçası değil ancak anlatılan hikayenin sonunu getiren parçadır. kahramanımız blood mountain'ın tepesine yaklaşmıştır. her yer kar ve buz kaplıdır. "buz tanrısı zemini salladığında" çığ başlar ve yol kapanır. "kararmış eller, şişmiş parmaklar, donmuş çene" sözleriyle kahramanımızın donmaya ve "sıcak dişler bileğimi sardı, kemiklerimi kemiriyorum" sözleriyle hayatta kalmak için kendini yemeye başladığını tasvir ediyorlar. hayatta kalmak için mücadele ettikçe yolunu şaşırır ve göklerde garip ışıklar görmeye başlar. bunlar yaşanırken tekrar halüsine olur ve buzdan dudakları olan bir buz kraliçesi görür. sonrasında blood mountain'ın tepsini işaret eden üç boynuzlu bir surat ile karşılaşır ki burada albüm kapağına bir gönderme olduğu bariz belli oluyor. devam ettikçe kristal kafatası garip tepkiler vermeye başlar. kristal kafatasını dağın tepesine yerleştirip yerleştirmediğinden albüm boyunca bahsedilmiyor ancak "sanırım zamanın sonuna geldim" sözleri bunu başardığını anlatmakta. ki bu sözler this mortal soil'da bahsedilen kıyameti tasvir ediyor olabilir. ayrıca kafatasının parlamaya başlaması kahramanımıza devam etme gücü vermiş olabilir ve "ısınmaya başlar, boşa tırmanış" sözleri onun asla dağın tepesine ulaşamadığını da anlatıyor olabilir. üçüncü bir ihtimal ise kahramanımızın öldüğü yönünde. "zamanın sonuna geldim" derken kendi yaşamından ve "ısınmaya başlar, boşa tırmanış" derken de öldüğü zaman hiçbir şeyin öneminin kalmayacağını ve memnun olduğunu gösteriyor olabilir. fakat grup son anda bir plot-twist çakıyor ve "kötülük, bükülmüş omurgamda pusuda" sözleriyle tanrıların bu ölümlü kahramanımızı (this mortal soil) göreve yollarken aslında kıyameti hedeflediklerini gösteriyor.

    "pendulous skin"

    enstrümantal.
  • gelmis gecmis en iyi metal albumlerinden biri, bir album bu kadar mi riff ve solo fiskirir her yanindan. bir omur eskimez bir basyapit.