şükela:  tümü | bugün
  • cd'nin bile günümüzde popüler bir şekilde hala kullanıldığını düşünürsek eğer, blu-ray esas eleman olabilmek için daha çok bekleyecektir.

    normal bir film izleyicisi -ki bunlar çoğunluğu oluşturur- dvd dururken blu-ray almaz. evet dvd ile arasında kalite farkı tabii ki bariz bir şekilde var. ama tek isteği bir film izlemek olan bir insan da sırf hayvani kaliteli olduğu için blu-ray'e o kadar parayı vermez. blu-ray oynatıcı almayı ise hiç saymıyorum.

    ben şahsen arşiv yapacağım bir filmin blu-ray versiyonunu almayı düşünürüm, diğerleri için dvd kafidir.
  • dvd ile aralarında bariz bir görüntü kalitesi farkı olduğu açıktır, yanlız yine de dvd'den bu kadar yüksek bir ücreti ödemeye gerek bırakacak bir fark değildir bu. ben dvd ile televizyonda film izlediğim zaman görüntü bana gayet net, bulanık değil, kumlu değil... yani dvd ile blu-ray arasındaki fark, dvd ile vcd arasındaki fark kadar açık değil. bu yüzden, standart kullanıcı, blu-ray filmlere dvd'den daha yüksek ücret ödeyeceği zaman durur, düşünür. hatta 2 defa düşünür...
  • bir kac yil icerisinde dijital film piyasayini ele gecirecek format. artik besinci sinif hollywood filmlerinin bile blu ray diskleri cikiyor. cogunluk bu filmleri satin almiyor ve dvd film ile blu-ray film kiralamak ayni paraya mal oldugundan kiralama yolunu seciyor. blu-ray oynaticilarin kaliteli olanlarini artik 100 dolara bile bulmak mumkun.
  • dvd'yle vcd arasındaki fark kadar kendisiyle dvd arasında fark bulunmayan cd formatı. neden mi böyle bir yorumda bulunuyorum? vcd'ler bildiğimiz vhf kasetlerden çok da farklı bir görüntü ve ses vaad etmezken dvd'lerde 5.1 ses sistemi ve nispeten kaliteli görüntü bariz bir fark yaratıyordu. açıkcası 5.1 ses sistemi gayet tatminkar bir ses sistemi olup, dvd'lerdeki görüntü de insan gözünün algılayabileceğinden daha kötü de olsa gayet kaliteli gelmekte bana hala.

    bu nedenle blu-ray'in dvd'yi yenmesi kolay olmayacak, belki dvd kadar popüler de olmayacak ama nasıl ki vista xp'den daha hantal olmasına rağmen bugün satılan bütün laptoplara mecburen vista kuruluyor, blu-ray de daha yeni olmasının avantajını zaman içinde görecektir. fiyat konularındaki eleştirilerin ise erken olduğunu düşünüyorum zira ben 45-50 milyona satılan dvd'ler de hatırlıyorum vakti zamanında, 5 milyona dvd almak hayal gibiydi şimdi gazeteler dağıtıyor nerdeyse. tu kaka denmesi de yere göre sığdırılamaması da yanlıştır bence.

    ama hd-dvd bitmiştir, isterse mars'ta kullansınlar, x-box ve toshiba hd-dvd'yi bırakmışsa, playstation da blu-ray oynatıyorsa rekabet diye birşey kalmamıştır kanaatimce.
  • blu-ray filmlerin türkiye'de en az 50 lira'dan satılması süreci devam ettikçe türk tüketicisi için gerçekçi bir alternatif gibi durmuyor. ancak amerika'da standart dvd'deki filmlerle blu-ray versiyonları arasında fiyat farkının kalmadığı, hatta formatın yayılması için yapılan indirimlerle zaman zaman blu-ray'lerin daha ucuz olduğu söylenebilir. örneğin aralık 2009'da piyasaya sürülen public enemies filminin an itibarı ile dvd versiyonu 21.49 dolar iken, blu-ray versiyonu 19.99 dolar. gene aralık ayından inglourious basterds filminde de aynı fiyatlar birebir geçerli.

    amerika'da sorun evlere blu-ray oynatıcıları sokmak ve formatın avantajları hakkında tüketici bilgilendirmek aşamasında. blu-ray'in hiç bir zaman dvd'nin yarattığı devrimi tekrarlaması, dvd'yi tamamen ortadan kaldırması beklenmiyor. dvd/blu-ray satış oranlarının 60/40'lara gelmesi formatın tuttuğuna işaret olarak kabul edilecek.
  • şu sıralar blu-ray formatındaki filmlerin yurt dışındaki indirimlerinin haricinde, türkiye'deki fiyatlarında da ciddi ciddi indirimlere gidilen ve arşivlerimizin giderek mavileşmeye başladığı güzellik abidesi.
  • iyiden iyiye kabul gören format halini almaya başlamıştır. evet vcd-dvd arasındaki gibi devasa bir fark yaratmıyor ama yine de hem büyük bellek kapasitesi hem de ne olursa olsun harika görüntü kalitesiyle biraz parası olanların daima tercihi olmasında bir sorun yok. zaten amazon.com'da yeni çıkan bir dvd ile blu-ray versiyonu arasında taş çatlasın 3-5 dolar fark oluyor. çoğu blu-ray'in bölge kodu olmadan çıktığı düşünülürse bence bizim için de blu-ray çok uzak bir gelecek değil; şimdi sahip olabileceğimiz bir teknoloji. hele ki arşivciler için pek değerli ek özelliklerin bir çoğunun artık çift disk versiyonlara bile koyulmayarak sadece blu-ray'lere eklendiği bir döneme girmişken. amazon.com ya da amazon.co.uk'den alışveriş yapacaklar alacakları ürünün bölge kodu kilit durumu ile ilgili hayati bilgiyi alabileceği bir de site verelim: http://bluray.liesinc.net/index.php?region=b

    ben çok sevdiği filmlerin dvd'lerini rafta tozlandırıp blu-ray'lerini almaya başladım. içim acıyor aynı filme ikinci kere para verdiğim için (bkz: varyemez amca/@under rug swept) ama spider-man, harry potter gibi filmleri blu-ray izlemenin keyfi bir başka. sadece irademi sağlam tutup bir de dizilerde blu-ray'e sardırmamak için dua ediyorum. mesela dollhouse benim aklımı çeliyor ama henüz yenilmiyorum.
  • 42 inclik bir ekranda herhangi bir mesafeden gayet kalitesi anlasilabilen super teknoloji...
    blu ray in goruntu ve ses kalitesi mesafeden degil, dvddeki maksimum 8gblik boyut sinirlamasinin olmamasindan ve haliyle videolarin sikistirilip gorsel ve isitsel kalitenin dusmemesinden geliyor...
  • kendisinden full hd bile olmayan 1280x720 çözünürlükte riplenmiş (korsan evet) filmlerin dvd'den görüntü kalitesi olarak ne kadar üstün olduğu şu an bu entry'yi girdiğim boktan dizüstü bilgisayarımda bile 0,25'e 0,50 astigmat gözlerimin algı sınırlarınca gayet açıkça algılanabiliyor olmasıyla dvd'den ne kadar öte bir teknoloji olduğu konusunda beni gayet de ikna etmekte olan teknolojidir.

    http://i56.tinypic.com/2a9sj88.jpg
    http://i51.tinypic.com/169nm88.jpg

    (bkz: #21443056)
    (bkz: #21443708)
  • şimdi bu çözünürlük işlerini meslek edinmiş biri olarak "aradaki fark" kavramını bir de ben irdeleyeyim:

    görsel bir medyanın hazırlanması gereken çözünürlük, izlenme mesafesi ile doğrudan orantılıdır. örneğin, yakın mesafeden yani en fazla 1-2 metre uzaktan görülecek bir görsel medya hazırlıyorsanız, bunun olabildiğince yüksek çözünürlükte üretilmesi kaçınılmazdır. fakat mesafe büyüdükçe, insan gözünün ayırma gücü de orantılı olarak azaldığı için, daha uzaktan izlenecek medyaların yüksek çözünürlükte hazırlanması anlamsızlaşır.

    32-40 inç genişliğinde, 1280*720 çözünürlükte bir televizyonda oynayan filmi, 5 metre mesafeden izlediğinizde bunun dvd mi, yoksa hd yayın mı olduğunu anlamanız mümkün değildir. bu farkı anlayabilmeniz için ya televizyonun 70 inç olması, ya da siz televizyona iki metre daha yakınlaşmanız gerekir.

    daha bilinen bir örnek verelim:

    eğer kaliteli bir dergi üzerindeki fotoğrafa dikkatle bakarsınız, fotoğrafın çok küçük noktalardan oluştuğunu farkedersiniz. bu noktaların sayısı, dergiye bakılan mesafeden (30-50 cm) yeterli netliği yakalayabilmek adına inç karede 288 veya 300 adettir. aksi takdirde, daha az nokta kullanılırsa (çözünürlük düşerse) dergide göreceğiniz fotoğrafların da kalitesi düşer (bkz: gazete).

    fakat aynı fotoğrafı, 3-10 metre uzaktan bakılması gereken 70x100'lük bir poster haline getirmek isterseniz, yüksek çözünürlükte baskı yapmanız anlamsızlaşır. bu nedenle poster baskılarının hemen tümü inç başına 300 değil de 100-150 noktadan oluşur. bu postere 3 metre mesafeden baktığınızda, dergideki ile aynı kalitede görürsünüz. oysa, çözünürlük yarı yarıya düşmüştür fakat bunu algılayamazsınız.

    aynı fotoğrafı daha da büyütüp 7x10 metrelik dev bir poster haline getirdiğinizde ise kullanmanız gereken nokta sayısı dramatik bir biçimde azalır. çünkü bu boyutta bir fotoğrafa "bakılması gereken" mesafe 10 metrenin üzerine çıkar. dolayısıyla inç başına 15-30 nokta yeter de artar bile. bu dev postere de 10-15 metre mesafeden baktığınızda dergideki baskı kalitesiyle arasında fark olmadığını görürsünüz. çözünürlük neredeyse 1/10 oranında düşmüş olmasına rağmen gözünüz bunu ayırd edemez.

    evinizdeki televizyon 32-42 inç civarındaysa ve siz bu televizyonu yaklaşık 5 metre mesafeden izliyorsanız blu-ray dvd farkını ayırd edemezsiniz. ya televizyonunuza biraz daha yaklaşın, ya da 50 inç'ten daha büyük bir televizyon alın.

    haaa "saçmalama, arada bariz fark var ve görülüyor" diyorsanız, bu benim haksız olduğumu değil, sizin gözlerinizin ayırma gücünün normal insanlardan çok daha iyi olduğunu gösterir.
hesabın var mı? giriş yap