şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle mevzudan bihaber olanlar için (bkz: netflix ve youtube için gelen rtük denetimi)

    evet beyler bayanlar. sonunda sansüre denk geldik. kanıtlar aşağıda.

    "içinde yaşadığım deri" filmini izleyenler bilir, ingilizce adı "the skin i live in", orjinal adı la piel que habito. bu filmi daha önce izlemiştim. bugün yine izlemek istedim zira güzel film.

    blutv'yi televizyondan açtım. filmi net hatırlıyorum. burada biraz spoiler olacak, izlemeyenler atlayabilir.

    --- spoiler ---

    kaplan elbiseli adamın hanımkızımıza tecavüz ettiği sahne var. tecavüz edilenin özel durumundan dolayı o sahne uzun, diyaloglar var o esnada. kadının özel durumuyla ilgili konuşmalar var. lakin kaplan odaya girer girmez sahne bitti ve antonio banderas kaplanı vurdu.
    --- spoiler ---

    blutv'de bazen altyazı kayabiliyor. geri aldığınız zaman kilitleniyor falan eksiklikleri mevcut programın. o yüzden uğraşmamak için filmi türkçe dublajlı açtık. küfürlü sahnelerde ses kesildi. galiba küfür etmediler diye düşündüm ama hayır, küfür bardı ve kesilmişti. bip değil de sessizlik şeklinde kesilmiş. ayrıca filmin akışında bir gariplik var sahneler birden atlayabiliyor.

    neyse efendim sonra baktım ki filmin dakikası blutv ile diğer mecralarda birbirine uymuyor. örnekler aşağıda.

    film açıkkenki ekran görüntüsü

    blutv film tanıtımı sayfası

    filmin imdb sayfası

    sinemalar.com sayfası

    google

    blutv paralı olduğu için şimdilik başka türlü ispatlayamıyorum çünkü filmin linkini eklesem üye olmayanlar izleyemeyecek. sözün özü, kim tarafından uygulandı bilmiyorum lakin ortada blutv'de yayınlanan bir filme uygulanan sansür var.

    edit: herhangi bir siteden ekran görüntüsü
    ve evet o sahne bu ekran görüntüsünün alındığı sitede var. yani blutv sahneyi kesmiş.
  • (bkz: burası karışacak vaziyet alın)

    bari internette rahat bırakın amk dediğim uygulamadır. interneti denetleyecekseniz yeri burası mı amk? gidin youtube'daki enes batur'u danla bilic'i ve öteki bilimum zararlı youtuber'ları denetleyin ki çocuklar saçma salak videoları izleyip kötü etkilenmesin.

    kafamda mantıklı bir yere yatıramadığım olay.
  • (bkz: #73734415)
  • sansür demenin sansürleneceği günü bekliyorum.

    gerçi buna sansür denmez. olsa olsa otosansürdür. sansürün benimsenmiş, özümsenmiş tertemiz delirme halidir.

    medya sektörünün diş batıramadığı yerde devlet baba sağ olsun destek çıkıyor hemen.

    radyo tv sinema mezunuyum işimi yapmıyorum. geleneksel medyaya karşıyım, tv de izlemiyorum, çayı da şekersiz içiyorum. iyi günler.
  • ben de üye idim bu rezil yere. blutv konusunda da yazmıştım. sansürü görünce anında üyeliğimi iptal ettim. bu rezil sansürcüler para kazanacağına, izlemem daha iyi.

    yazdığım ise tam olarak şöyle idi blutv konusunda;

    --- spoiler ---
    sıkıldım, baktım arog var, hem izleyim, hem de sansür var diyorlar, para verdiğimiz ortamda ne kadar olabilir dedim ve cinlerim tepeme geldi.
    daha filmin başındaki telekom da sansürü görünce direk çıktım.
    ücretsiz olan puhutv'ye bakayım dedim ve orada sansürsüz!!.

    yahu bu nasıl bir rezalet. an itibari ile üyeliğimi iptal ettiriyorum ve her kuruşumu da zerre helal etmiyorum. resmen terbiyesizlik, hadsizlik.

    burayı okuyorlarsa bunun adı net şekilde; rezalet, kepazeliktir!!.

    not: son rtük yasası bunlara yaramıştır, hatta belki bunlar istemiştir!!. şimdi diğer ortamlara da bu sansür denen irin, bela bulaşacak!!. ne desem boş. yok yok ağlamıyorum. kuzeyime kore kaçtı!!.
    --- spoiler ---

    not kısmı tam tutmuş. rtük yasası önceleri idi bu rezalet. şimdi rtük yasası gelice, gelecek tepkilere rörörö demek için iyicene kudurmuşlar anlaşılan.

    inşallah netflix'e sansür gelmez. üzülerek orayı da iptal etmek zorunda kalırım.

    arap hayranı, türk düşmanları ülkeyi cehenneme çevirdi resmen.
    yasak, sansür, vergi, zam, cehalet dolu bir hale geldik.

    ve maalesef bunlar iyi günlerimiz. niye ??. çünkü yol yaptılar a.koyim. 3.havaalanı var ya, sansür falan var diyen totoştur, kıskanıyorlar bizi!!. yazık cidden.
  • "bunlar daha iyi günlerimiz," denilesi sansürdür. bu tarz sansürlerin -ne yazık ki- devamı gelecek.
  • ilginç bir olay.

    internetten paranı vererek izlemek için bir üyelik satın alıyorsun, ama o da ne!? orada bile sansür var.

    yazık oluyor..
  • malesef yapılmış olan sansürdür.

    karşılaştırmak için itunes'dan aynı filmi satın aldım ve bahse konu sahneleri seyrettim.

    34:35-35:00, 35:18-35:41 ve 35:45-35:49 arası sahneler blutv'de yok.

    neden yok?

    ben sansürsüz içerik izlemek için para veriyorum. "bazı hassasiyetler"i bahane ederek içeriği sansürleyemezler. "hassas" olan seyretmesin zaten.
  • olayı biraz rakamsal ve ekonomik boyutuyla ele alıp açıklamak istiyorum. son derece detaylı ve adil, olumlu bir biçimde anlatacağım. sabır edip okuyanlara şimdiden teşekkür ediyorum.

    tahminimce haksız rekabet sebep gösterilerek bu uygulamaya geçildi. çünkü türkiye televizyonlarında yayınlanan dizilerde ilginç herhangi bir şey gösterilmesi mümkün değil. o fazladan yaratıcılığı algılayabilecek bir toplum hem yok, hem de algılayacak kesimin talebi fazlasıyla belirsiz. yani sen son derece şüpheci bir vatandaş olarak, burada üretilen şeyleri alırken 3 kere düşünüyorsun ama son derece şüpheci olmayan vatandaş gördüğünü alıyor. dolayısıyla türkiye medyası 3 kere düşünen yerine 1 kere düşünen kitleye yayın yapıyor haliyle. (bkz: reklam)

    falanca türkiye kanalında sıradan bir dizi ve 15 dakikalık reklam demek bu. izleyen kitle belli, reklamların alıcısı belli, alan memnun satan memnun gibi bir tablo çıkıyor karşımıza. kesinlikle eleştirmiyorum, bu ekonomik sistem aşağı yukarı böyle, onu belirtiyorum.

    dolayısıyla türkiye televizyonu denklemini olabildiğince doğrusal kurmuşken yeni bir belirsizlik işlerinin sürekliliğini tehdit ediyor. bu da yeni nesil internet televizyonları bildiğiniz üzre. bu bir rekabet ortamı sonuçta. kimse rakip istemez. yani blutv izlemeye kalkmış bir adamın göreceği iki meme ülkeyi kaosa sürüklemeyecek sonuçta*

    daha farklı bir örnekle açıklamak gerekirse;
    mesela daha yeni bu sözlükte ahmet kural'ın, murat cemcir'in beğenilmediğini okumuştum. (bkz: ahmet kural ve murat cemcir'den artık gına gelmesi)
    türkiye'de, blutv'nin izleyici kitlesine en yakın üretimi yapan insanlar bunlar, öyle değil mi ? hepiniz bu insanları en az bir kere izlemiş ve gülmüşsünüzdür. fakat beğenmemek en doğal hakkınız doğrudur, çünkü dünya insanısınız siz. lütfen yanlış anlamayın, beğenebileceğiniz bir dünya şey varken onlara mı kaldık diyorsunuz haklı olarak. yalnız işler böyle yürümüyor, ahmet kural'ın işini sürdürebilmesi için belirli bir kitle tarafından sürekli beğenilmeye ihtiyacı var. sizin onu sürekli beğenmeniz için yaratıcılığını maksimize etmesi gerekiyor. zavallı ahmet aslında hem dünya ile rekabet ediyor hem de kendini türkiye'ye uyarlamaya çabalıyor. bu gerçekten çok zor. mesela bir recep ivedik de o yaratabilirdi ama yapmadı. yani siz recep ivediğe onu izleyen kitleyi göstererek eleştirirken, ahmet kuralın çabasını, kolaya kaçmayışını görmezden geliyorsunuz. sizi eleştirmiyorum, bu böyle yani, klasik insan bakış açısı* bence şahan da, ahmet de harika oyuncular. fakat günlerce aylarca uğraştığı dizisini biraz da farklı ülkelerdeki insanlara beğendirebilse onun için harika olurdu.

    şimdi bunu blutv de yapmak zorunda kalmış anladığım kadarıyla. yani belki biraz önü açılsa blutv gibi kanallar oyuncularımızı dünya pazarına taşıyabilirlerdi. yazık olmuş, üzüldüm. bakın ben açıp türk dizileri izlemiyorsam, daha doğrusu izleyemiyorsam elin evladı hiç izlemez, gerçekçi olalım lütfen. elin evladı izlemeyince de elin evladı bize kendini izletir. bizim bu insanların piyasasına atılmamız gerekiyor, atılırsak ülkemiz kazanır daha çok üretim gerçekleştirebilme şansı yakalarız.

    neyse umarım derdimi anlatmayı başarabilmişimdir. keşke türkiye pazarı biraz yaratıcılığa tevazu gösterebilecek, onu beğenebilecek bir yer olsaydı, belki şu an tüm dünya haluk bilginer'den söz ediyor olurdu.