şükela:  tümü | bugün
  • eğer bu adam geceleri yatağına yattığında, sağına soluna dönmeden, görevini yapmış insanların huzuruyla uykuya dalmayı hak etmiyorsa, dünya üzerinde kimse hak etmiyor demektir.
  • bob geldof havalanında taksiye binerken, the wall filminin yönetmeni alan parker bob geldofa the wall'da oynar mısın diye sorunca, bob geldof; '' onların müziğini sevmiyorum '' der. bindiği taksici roger waters'ın kardeşidir. roger waters'ın kardeşi bu olayı roger watersa anlatır. roger waters da şöyle der; '' not everyone can be a pink floyd fan, and bob wasn't... ''

    not : the wall filminin menüsündeki documentary kısmındaki roger waters röportajında roger waters olayı böyle anlatıyor.

    edit: aslında menajeri sormuş, roger waters uyardı.
  • hemen ertesi akşam, robbie williams san siro'yu tıka basa doldururken (73000 seyirciden bahsediliyor), bob geldof sadece 45 biletin satıldığı 12000 kişi kapasiteli milan arena civica'daki konserini iptal etmiştir. ayrıca, ancak 300 bilet satılan roma'daki konserinin de yapılmayacağı bildirilmiştir.

    bob geldof'a 45 kişi, robbie williams'a 73000 kişi; vay anasını..
  • teee hazırlık sınıfında mini mini hazırlıklar ingilizce öğreniyorlar modundayken course bookta resmi vardı altında da:

    kate: who do you admire andy?

    andy: i admire bob geldof. he's a famous musican.

    kate: why do you admire him?

    andy: (yardım ediyor afrikalılara, açlıkla yoksullukla mücadele ediyor anlamına gelen cümleler; unutmuşuz ingilizceyi)

    kitap discoveries'ti. o zaman bu dallamayı niye koymuşlar; bu herif neden vurgun elin bobuna diye çok sormuştum. ama hiç unutmadım i admire bob geldof cümlesini. sonra büyüdük işte; koca adam olduk ingilizceyi de öğrendik ve anladım ki harbi i admire bob geldof'muş. gerçekten adam çalışıyor yıllardır gelip geçici birkaç seferlik etkinlik insanı değilmiş.son organizasyon da ulaştığı doruk noktasıydı bence.
  • salonda televizyon izlerken duyulan mutfaktaki kedinin corn flakes'i yere du$urme efekti.
  • gecmiste nobel baris odulu alanlara bakildiginda, coktaaaaan odul almis olmasi gereken insan.
  • kaan tangöze'nin yaşlanmış hali (tip olarak).
  • live8'e hangi muzisyenlerin katilacagina nasil karar verdigi soruldugunda, 'yalnizca 3 haftam vardi, telefon defterimi actim ve tanidigim muzisyenleri aradim' diyen insan. vakti zamaninda karisi michael hutchence'a kacinca kizlarini tek basina buyutmek zorunda kalan cefakar adam. yoksulluk icinde buyuyup, cocuklugudan beri calisan, servetini birer birer peni biriktirerek elde eden, britanya'nin irlandali sir'u. herseye, herkese soyleyecek bir lafi olan, agzindan pek de bal damlamayan, kendini 'grumpy old man' olarak goren, cok ulu bir insan.
  • roger waters tarafından get back to radio şarkısında god bless bob geldof diye anılan şarkıcı
  • sakar türklerin sarfetmesi muhtemel tümce..

    - kim geldi?
    - bob geld.. offf..
    - noldu alo?
    - dirseimi çarptim ya fiskos masasına.. sinire geldi heralde..ayayayy..

    edit note : (bkz: sahlanan entryler)