şükela:  tümü | bugün
  • "babam derslerini 5 getirirsen sana bisiklet alacağım derdi. sırf bu yüzden 4 getirdiğim derslerim oldu. babamın parası yoktu." dediği rivayet edilir.
  • keske bir bakteri olsaymıs bolunup bir suru bob marleycikler olusturup milyonlarca yeni besteler ve parcalarla kulak pası giderseymis denilecek muzik adamı..buyuk deha..enerji kaynagı..pozitif insan..mutluluk hormonu..ucus pozisyonuna gecme vesilesi..
  • stumbleupon'da denk geldim bu metine, marley'e aitmiş. belki de değildir ama bob baba karşı çıkmazdı heralde buna.

    "you may not be her first, her last, or her only. she loved before she may love again. but if she loves you now, what else matters? she’s not perfect - you aren’t either, and the two of you may never be perfect together but if she can make you laugh, cause you to think twice, and admit to being human and making mistakes, hold onto her and give her the most you can. she may not be thinking about you every second of the day, but she will give you a part of her that she knows you can break - her heart. so don’t hurt her, don’t change her, don’t analyze and don’t expect more than she can give. smile when she makes you happy, let her know when she makes you mad, and miss her when she’s not there. "

    not: bir ara gudik bir çevirisini eklerim.
    ya da eklemem. bunu anlayacak kadar ingilizceyi lisede öğretiyorlar. kopya çekeceğinize öğrenin.

    edit: washe yapmış zaten çevirisini.

    şöyle ki;

    "o'nun ilk aşkı olmayabilirsin, son aşkı da; hatta bir tanesi de. daha önce aşık oldu, tekrar olabilir. ama şu an seni seviyorsa daha ne olabilir ki? tıpkı senin gibi, o da mükemmel değil ve ikiniz birlikte asla mükemmel olamayabilirsiniz. ama şayet o seni güldürebiliyorsa, iki kez düşündürebiliyorsa -kabul edersin ki; insanlar hata yaparlar- onu seninle tutmaya çalış ve ona verebileceğin herşeyi ver. seni günün her anında düşünmüyor olabilir ama sana kırabileceğini bildiği bir parçasını verecektir -kalbini. yaralama onu, değiştirmeye çalışma, çözümlemeye kalkma ve verebileceğinden fazlasını bekleme. seni mutlu ettiğinde gülümse, kızdırdığında fark etmesini sağla ve yokken özlediğini bil."
  • gülümseten adam. gene yazasım geldi.

    geçen gün bir arkadaşımı konuk ettim evimde, aslında bir dost, can dostu, gizlimiz saklımız yoktur, o şekilde. bilgisayarımda bob marley ile alakalı bir sürü şey görünce şöyle bir soru yöneltti; " oglum lan, sen bu adamı niye bu kadar seviyorsun? manyak mısın lan? sebebi var mı yani, niye? "
    öylece kaldım. "çünkü" dedikçe gerisi gelmedi, her "çünkü" diyişim aklımı aldı götürdü uzaklara. o anda uzaklaştım bizim odadan, ulan hangisini söylesem dedim. ilk başta aklıma çocuklar gibi sahnede zıplayışları geldi. arkadaşım anlayışlıdır ama canımın o hareketleri neden bu kadar hoşuma gidiyor anlayamazdı. sonra bir daha "çünkü" dedim. o anda aklım ufak şeylerden nasıl da mutlu oluşuna gitti, ama bunu bir sebep olarak sunmam manasız geldi, gene kaldım öylece. sonra bir daha "çünkü" dedim ve gene gittim. bu sefer gözümün önüne özgürlük geldi ama dökülmedi, dökülemedi agzımdan bir sebep.

    seni neden sevdigimi açıklayamadım, affedersin.
  • o adam ki "africa unite" die seslenmiş dünyanın her bir yerine yayılmış siyah ırka...
    o adam ki "emancipate yourself from mental slavery" demiş tüm zihinsel kölelere
    ve o adam ki " if you are the big tree,let me tell you this: we are the small axe ready to cut you down, (well sharp) sharpened to cut you down..." die bağırmış capitalist düzenin çirkin suratına...
    maalesef ben 1 yaşındayken babylonu terketmiş, ziona gitmiş...
  • bob marley dunyayi degistirmistir. muziginin disinda yokluk icinde yasayan jameikalilarin sesi olmustur.
    babasi, jameikayi kolonilestiren ingiliz hukumetinin yolladigi beyaz norval marleydir. annesi cadella marleydir ve bu ingiliz adam tarafindan zorla hamile birakilmistir. 1950 yillarinda bob marley ve annesi, jameikanin ghettosu kingston mahallesine yerlesmislerdir. it kopugun yasadigi bu yerde bob marley ilk kayitlarini yapmaya baslamistir. wailers adiyla anilan tayfa ile burda tanismistir ve bunlar bob marleyin ahbaplari peter tosh ve neville livingstondur.

    biraz geriye donmek gerekirse, jameikada 20.yyin basinda afrikali zenciler jameikada ve diger amerika kitasinda yasayan zencileri afrikaya geri donmeye ve afrikaya sahip cikmalari icin cagrilarda bulunmuslardir. bu afrika kokenli hareketin simgesi etopya krali selassie idir. jameikada gun gectikce selassie tanri olarak gorulmeye baslanmistir ve 1930 yillari civarinda ras tafari dusuncesi ortaya cikmistir. rastafarianlar judeo-hristiyan bir dusunce tarzi benimsemislerdi ama hic bir zaman tam aciklanmis bir doktrinleri yoktu.

    marijuana'nin kutsal bir bitki olduguna inaniyorlardi, zararlarindan haberleri yoktu. marijuananin insanin kendini tanimasinda cok buyuk rol oynadigini ve erdem kazandirdigini saniyorlardi. bob marley de ras tafari dusuncesini kendisine benimsemisti. rasta sac modeli de bu insan grubundan cikmistir.

    bob marleyin hayatina geri donersek zaman zaman ingiltere ve amerikada yasamis ama hic bir zaman jameika kokenlerini unutmamistir ama 1976 yilinda jameikadayken, yanlis hatirlamiyorsam tam olarak 3 aralik 1976da bob marleyin evine politikacilar tarafindan oldugu sanilan bir saldiri duzenlenmistir. 83 kursunun atildigi saldirida sans eseri olen olmamistir ama bob marley gogsunden ve kolundan, karisi rita marley kafasindan vurulmustur. kimsenin olmemesi de etopya krali selassie'nin bir alameti olarak dusunulmustur. bu olaydan sonra bob marley jameikada yasamamis sadece bir kac konser icin gelmistir.

    bob marleyin olumu su sekilde olmustur. bir turne sirasinda new yorktayken konser sirasinda fenalasmistir. bir gun sonra sabah kalktiginda aksam neler olup bittigini hic bir sekilde hatirlayamamistir. daha sonra central parkta arkadasiyla kosarken bayilmis ve hastaneye kaldirilmistir. hastanede kanser oldugu ve 8-10 haftadan fazla yasayamayacagini ogrenmistir. madem ki niyazi olucam bari turneyi tamamlayim diye dusunmus ve new yorktan bir sonraki konser icin pittsburgh'a gitmistir. pittsburgh konserinde tekrar fenalasmistir ve bu konser kendisinin son konseri olmustur. konserde de son olarak redemption song u soylemistir. pittsburgh konserinden sonra durumu cok kotulesmistir ama beklenenin aksine 6-7 ay daha yasamistir kanserli sekilde.

    11 mayis 1981 gunu miamide vefat etmistir. kendisi icin jameikada milli toren yapilmistir ve mezarinin basinda onbinlerce jameikali defnedilirken redemption song u soylemistir. cok cok kral adammis bob marley. 'one love' isimli sarkisi bbc tarafindan yuzyilin sarkisi secilmistir.
  • cenazesi 21 mayıs 1981 de, jamaikanın başkenti kingstonda kaldırıldığında dünyada o ana kadar yaşanmış en büyük pop olayının yaşandığı söylenir. ondan beş ay önce john lennonun ölümünde tüm amerikada iş yerlerinin kapatılması bile bob marley'in cenazesindeki atmosferden oldukça uzaktır. o gün jamaika parlamentosunda başbakanın sunacağı yıllık bütçe tartışılacaktı ama başbakan da herkesle beraber cenazede olduğu için böyle bir tartışma yapılamadı.

    bob marley sadece bir eğlendirici ve 3. dünya ülkeleri arasından kabul görmüş tek süperstar olduğu için değil, yaşadığı dönemde insanların tutumlarını ve düşüncelerini gerçekten değiştirmeyi başardığı ve politikacıları da bu durumu kabullenmeye zorladığı için efsane haline gelmiştir. o gettodan çıkmış bir halk ozanıydı ve milyoner olunca şımarmadı. marley'in canlandırıcı müziği sadece jamaikadan çıkmış diğer reggea gruplarının uluslarası piyasada tanınmasını sağlamakla kalmadı, o şarkılarıyla afrikaya dönüş hayaline sığınanlara ve yoksullara umut verdi. şimdiye kadar hep dünya müziğini yönlendirmiş ingilterede rock against racism hareketini başlattı.

    11 haziran 1988 de londra wembley stadyumunda 72 bin kişinin ve dünyanın her yerinden 63 ülkeden milyonlarca televizyon izleyicisinin tanık olduğu, nelson mandelanın 70. yaş günü hediyesi olarak düzenlenen tarihin en büyük konserinde bob marleyin ruhu hala canlıydı.

    edit: müziğin bittiği an isimli kitaptan derlenmiştir.
  • jamaika gibi zamaninda kimsenin yerini bile bilmedigi bi ulkeden cikip butun dunyaya hem jamaikayi hem de reggae olayini tanitan ve yeni bi akim baslatan insan. ayrica rahmetli ulkesinde peygamber formatindadir ve kutsal sayilir.
  • bazi hayranlarinin ''bob marleyi anlamak'' adinda iki sayfadan olusan bir kitapcik cikardiklari ve kitapcigin icinde sadece buyuk harflerle ''bob marleyi anlamak istiyorsaniz, mezarina gidip marijuana icerek dansetmelisiniz ve bagira bagira sarki soylemelisiniz'' yazan muhtesem muzisyen, dahi.
  • ben kendisini müzisyen olarak biliyordum ama facebooktaki paylaşımlara bakınca aşk acısı çeken bir ergen olduğuna karar verdim. bir de hiç türkçe bilmemesine rağmen muazzam kelime oyunları ve kafiye uyumlarıyla dikkatimi çekmektedir kendisi.

    ''kişilikli kadınlar kişiliğini, kişiliği olmayanlar dişiliğini kullanır.''

    ''gördüğünü herkes sever, sen onda kimsenin görmediğini bulacaksın. eğer gerçek aşk istiyorsan; ten'e değil, kalbe dokunacaksın.''

    ''bu devirde, ilk bakışta aşık oldun oldun adamım, yoksa ikinci bakışta kimin ne mal olduğunu anlarsın.''

    ''bir yıldız gibi kayarım hayatından yapabileceğin tek şey; dilek tutmak olur."