şükela:  tümü | bugün
  • tüm zamanların en büyük vibrafonistlerinden hard bop, post bop, modern jazz, cool jazz, -nadir de olsa- latin jazz ve contemporary jazz'e katkıda bulunmuş caz duayeni, kırk birinci sanat yılında hala nefis çalan; harika bir albümle dönmüş* efsane.

    ellilerin ortasında miles davis ve cannonball adderley'in o katı quartet/quintetlarına dahil olabilen milt jackson'dan etkilenmiş, birkaç kez kendisiyle görüşüp yardımsever milt'ten*olayın özünü kavramış; ardından onlu yaşlarının sonunda çeşitli gruplarda sideman olarak çaldıktan sonra 1965'te dialogue ile kendi sayfasını açar. andrew hill ve freddie hubbard gibi iki sağlam genç ustanın da desteğiyle caz dünyasına tamamen kabul edilir. aynı yılın sonunda çıkardığı components ise beklenmedik derecede başarılı bulunarak bilboardlarda üst sıralara tırmanır. bu sefer hubbard'a ek olarak tenor saksofonda joe henderson, double-bassta ron carter ve elbette piyanoda herbie hancock adeta maiden voyage kadrosunu alıp hutcherson'ın albümünde çalmaya gelmiştir. modal caz kavramının şekillendiği 1965 için ideal, tipik ve çok başarılı bir albümdür components.

    bahsettiğimiz isimler arasında en az dikkat çekeni olmakla birlikte joe chambers'ın parçalarını yorumlayan hutcherson, 1966'da happenings ile klişe bir türk televizyonları deyimi olan gönüllere taht kurma hadisesini gerçekleştirmektedir. bana çok güzel bir varlığı* anımsatan o mükemmel albüm kapağı ise şudur: http://tinyurl.com/8geu2a

    yetmişlerde fusion, funk, bossa nova parçalarını başarıyla yorumlayan hutcherson birkaç dünya turuna çıkar ve vibrafonu caza sokan milt jackson'ın yolundan ilerlemekte olduğu günlerdeki amacına ulaşır. milt jackson'ın kurduğu modern jazz quartet'la da ara ara sahne alır; stefon harris, steve nelson ve joe locke gibi isimlerin öğreticisi; yol göstericisi olur.

    eğer bugün harris 26 yaşında en başarılı modern cazcı ödülüne sahipse; elbette nedeni hutcherson'dır.
  • dün, 75 yaşında aramızdan ayrılmış büyük vibrafonist ve besteci. 60'lar cazı onsuz bu kadar görkemli olmazdı.
  • lionell hampton ile swing, milt jackson ile bop köprüsünü modern caza taşıyan vibrafoncu bobby hutcherson 75 yaşında hayatını kaybetti.

    evet, bobby hutcherson belki caz tarihinde bu iki müzisyen kadar ünlü biri olmadı belki, bunun nedeni ise hutcherson'ın müziğe başladığı dönemin altmışlı yılların modern caz ortamı olması ve free jazz ile temas etmesi ama teknik ve melodik bakımdan caz tarihinin başlıkta adı geçen ustalarından daha az yetenekli değildi. altmışlarda gary burton ile kendinden önceki dönemin bir çeşit özetini çıkarıp vibrafonu cazın içinde yeniden tanımlayan iki isim oldular, bu sayede enstrümanın modernize edilmesinin ve bugünün usta isimlerinin bir anlamda önünü açtılar. bugün, hutcherson'ın altmışlarda yaptığı modal post-bop cazı günümüz ana-akım müziğin içine taşıdığını oldukça net görebiliyoruz.

    * * *

    1941 yılında los angeles'da dünyaya gelen hutcherson, küçüklük yaşlarında piyano çalmaya halası sayesinde başladı. belki ilk başlarda pek bir şey anlamadı ama başta halası tüm aile cazı seven insanlardı. hatta halası, dexter gordon'ın liseden arkadaşı, kardeşinin ise eric dolphy'nin bir dönem çıktığı kız olduğu yazılır. genç sanatçının bu müziğe gerçekten ilgi duyduğunu anlaması milt jackson'ın bir plağını dinlemesiyle olur. parayı bulunca kendine bir vibrafon seti satın alır, dave pike'la çalışmaya başlar. ardından küçük dans klüplerinde ilk çalmalar derken, 1960 yılında charles lloyd, al grey, billy mitchel'la ilk küçük klüp denemeleri gelir. 1961 yılında efsanevi birdland caz klübündeki ilk gecesi önemlidir, burada 4 tokmakla çalması ilgi çeker. gecenin ardından new york'un tüm önemli jam etkinliklerinden teklifler almaya başlar. bu isimler arasında grant green, hank mobley, herbie hancock gibi hard-bop'çular yanında cazın daha avangart yanından grachan moncur, archie shepp, andrew hill gibi isimlerden de birlikte çalma teklifleri gelir, çalmaya başlar.

    devamı için; http://www.cazkolik.com/…olum_haberiyle_uyandi.html