şükela:  tümü | bugün
62 entry daha
  • yaşadığım durumdur. ne kadar az gelişmiş olursa olsun kendi halinde takılan zararsız bir canlıyı terlikle ezerek ya da zehirli bir gaza boğarak öldürmek çok korkunç gelse de maalesef böcekler bazen insana başka bir şans bırakmıyorlar.
    mesela şu sıralar bulunduğum ortamda insan evinden çok yeşillik alan var, arka taraf ise baya bildiğin dağ ve orman dolu ancak bazı böcekler bu koca doğal ortam içinde, anlamadığım bir motivin getirdiği inat ve ısrarla, insanlar için yapılmış beton binaların içine girmeye çalışıyorlar, her taraf kapalı olmasına rağmen bir yolunu bulup giriyorlar, gördüğümde her ne kadar onlara dışarı çıkmaları için yollar göstermeye çalışsam, bakışlar atsam da anlamıyorlar ve üstüme üstüme geliyorlar, bu şartlar altında artık bana başka bir seçenek bırakmamış oluyorlar.

    tabii burada bahsettiğim küçük boyuttaki böcekler. büyük boyuttakilere 3 km'den fazla yaklaşamıyorum.
    sevgili böcekler, karşılıklı iyilik hali için lütfen yeşil alanınızın dışına çıkmayın, rica ediyorum :(
  • tiksinme nedeniyle yaşamadığım durumdur .
  • ki o böcek, bir taş kovuğundan ibaret olan yuvasında, kendisini açlık ve ümitle bekleyen yavrularına bir kırıntı götürüyorsa, vijdansız babaları, çiftleşme mevsiminde, analarını dölledikten sonra kayıplara karışmışsa, sabır sınırlarını aşan bir vijdan azabı, ruhlar dünyasında peşinizi bırakmaz. yavrular yuvada, ölen annelerini bekler saatlerce. çünkü böcekler dünyasında bir saat, bir hafta gibidir. gelmeyeceklerini anlayan kurnaz böcek yavrusu, en zayıf kardeşlerini gözüne kestirir. annelerinin cesedini toprağa vermeden, kardeşler arasında iktidar mücadelesi başlar. piç babaları da komşunun tombul böceğinin peşinde vızır vızır dolaşır. sulu gözlü surat.
  • ben ki een büyük ve değişik böcekleri bile elimde peçete olmak şartıyla bacağından tutup dışarı koyacak kadar naif bir insanımdı.

    hatta geçen yıla kadar bilincli öldürdüğüm böceklerin simalarını hatırlar, robot resimlerini çizebilirdim.

    fakat bu yıl böcek familyasınin en masumu olan karıncalar beni yoldan çıkardı. diğer böcekleri katledince insan vicdanını rahatlatacak bahaneler bulabiliyor:
    "ama öyle anten olmaz"
    "gözleri bi değişik kocaman kocaman"
    "kaç tane bacağı var ya bunun?"
    karıncalar hem ordu gibi hem de ele alınıp dışarı atılmaya müsait değiller. çok şey denedim; gürültü yaptım, limon ve tarçın koydum, geçtiği yerleri sirkeyle sildim.
    artık kapalı bal kutusunun da içine girince tepem atti ve gittim masum görünümlü, vicdan rahatlatan "karınca yemi" adındaki zehirden aldım ve artık karınca yok.

    o değil de insan her şeye alışıyor. bi kere o çizgiyi geçince duyarsızlaşıyor, vicdan azabi da kalmıyor; kötülük kötüyü, iyilik de iyiyi getiriyor. ruhun incelmesi için şefkat duygusuna yatırım yapmak lazım.
    karınca öldürmekten hayat dersi çıkarmaya nasıl geldim acaba?
  • bazı eklembacaklıları öldürürken hiç vicdan azabı duymuyorum (bkz: sivrisinek) (bkz: bit) (bkz: kene) (bkz: akrep) why? çünkü ben öldürmesem zarar göreceğim. ayrıca entomolog (böcek bilimci) (bkz: entomoloji) hocamızın dediğine göre - tabi bu rakam değişmiş olabilir- (kaynak: hafızam) kişi başına 3 milyar civarı eklembacaklı düşüyor, ne olacak ben öldürünce? nesli mi tehlikeye girecek? adaptasyon yetenekleri çok yüksek bir sınıf, beşer, onar, yüzer ürüyorlar, ben öldürünce ne olacak?
    madem survivor tarzı bir dünyadayız...

    ha gitmişim çok nadir bulunan bir türü öldürmüşüm o zaman haklısınız da, zararlı ve yaygın böceklerse neden üzüleyim?

    yaşamımı tehdit edecek şeyleri affetmem ama ne bileyim bana zararsız olan, ruhumu okşayan rengarenk bir güzel kelebeği neden öldüreyim? ya da bir bok böceğini neden öldüreyim? işinde gücünde hayvancağız.

    özetle zararlı olanlar yaşam alanıma girerse acımam (bkz: parazit) (bkz: zehirli) onun dışında ben de kıyamıyorum.

    böyle yazınca çok acımasız şeyler mi yazdım acaba diye kendimi de sorguluyorum lakin böyle düşünüyorum.
  • kedilerden önce görürsem mutlaka yaşamlarını devam etmeleri için gerekli kurtarma operasyonunu yapıyoruz ailecek.
    ama kediler bizden önce görürse onlar için çok üzgünüm genellikle ölmüş oluyorlar.ama bizzat bir böceği öldürmek için terlik süpürge müdahale etmişligim yok.
  • antalya'ya yerlesildiginde yasanmayan durumdur. terlik boyundaki ucan hamam bocegini oldurunce gelen rahatlama ve gurur ile golgelenir, hissedilmez.
1 entry daha