şükela:  tümü | bugün sorunsallar (4)
  • dünyanın en özel, en eşsiz tatil beldesiymiş, ahh diğer her yer çok kötüymş gibi kaktırıla kaktırıla, türk esnafı açgözlülüğünün birinci mekanı olmuş yazlık yer. ayağımın parmağını göndermem.

    "bir daha bodrum'a gelir miyiz bilmiyoruz"

    londra'dan 10 günlük tatil için bodrum'a gelen üniversitede öğretim üyesi 56 yaşındaki andrew macton, eşi, 53 yaşındaki maggy macton ve 3 çocuğu liman kenarına oturup döner ekmek yediklerini belirtirken şunları anlattı:

    "iki gün önce yalıkavak'ta bir restoranda sadece birer balık yedik ve birer bira içtik 1850 tl hesap geldi. bir kafeteryaya oturup 5 kişi dondurma yedik 200 tl ödedik. eşim de öğretmen. burada yediğimiz yemeklerin fiyatı londra'nın en lüks semtlerine göre çok çok pahalı. karşılığını almadığımız bir hizmete yüksek ücret ödemek çok zorumuza gitti. 6 yıldır bodrum'a tatile geliyoruz, bu yıl fiyatlar gerçekten kabul edilemez hale gelmiş. bu nedenle otel dışına çıktığımızda küçük bir sandviç veya döner ekmek ile karnımızı doyurmaya çalışıyoruz. bir daha bodrum'a gelir miyiz bilmiyoruz ama bodrum'da harcadığımız paranın yarısı ile dünyanın en güzel yerlerinde rahatlıkla tatil yapabiliriz. bir bodrum aşığı aile olarak bunları yaşamaktan çok üzüntülüyüz."

    http://www.cumhuriyet.com.tr/…tl_ye_maden_suyu.html
  • türkiye'nin ve dünyanın her yerinde olduğu gibi kazıklanmamaya dikkat edersen hakikaten çok güzel yer.

    ben kendimi bildim bileli bodruma gidiyoruz. baya böyle bidi bidi denize emeklerkenden beri. şu yaşıma geldim, bu sene de bodrumdan döneli bi hafta oldu.

    sürekli bodrumda bi lahmacunun 50tl olması, yok bilmemne olması, club girişi, plaj şezlong parası filan diye şeyler okuyorum. hiç kendisini görmedim. böyle şeylere hiç denk gelmedim. bodrumda yazlığından çıkmayan tip olduğum için de değil, koy koy çok iyi biliyorum bodrumu, her köşesinde ne var, nereye gidilir...

    hacı şimdi yalıkavak kazıkçı. elitçi. eski elitçilerden. marinası bana uzak düşmana yakın olsun, restoran filan seçerken çok çok dikkatli olmak lazım, her an götünüze girebilir çok doğru. gezmeye gidilir ama oturup birşey yiyeyim diyorsan menülere bakacaksın. hiçbir yere oturmasan en güzeli.

    gümbet tam anlamıyla leş turist kazıkçısı. rezillik akıyor her yerinden. leş turist istiyosanız buraya gece içmeye filan gidebilirsiniz, kusan sıçan irlandalı ve ingiliz varoşu kaynıyor olacak. bakkalda bile birşeyin fiyatı belli değil, tipine göre fiyat söylüyorlar.

    torbada görecek birşey yok. hiç birşey yok.

    eskiden türkbükü, ve gölköy olan yerler şimdi göltürkbükü oldu. burası ünlülerin paparazzi şovu yapma mekanı. ayçekmeyin beach filan burada. "paranız mı yok, tatile mi çıkamıyosunuz, banane amk" diye video çeken tırtlar göltürkbükü'nün ruhunu çok güzel yansıtıyor.

    ama

    bitez ve yahşi'de kıyıda balıkçı restoranları vardır. ucuz değildir ama kazıkçı da değildir, deniz kıyısında bir balık yiyelim rakı içelim diye buraya gidilebilir. hergün değil, ama hiç gidilemeyecek fiyatlarda değildir.

    ortakentin pazarı olur, çok güzel, çok zengin. herşeyin en lezzetlisini buradan alırsın.

    akyarlar'a deniz kıyısında oturup çay içip tatlı yemeye gidebilirsin, akşam yemeğine de gidebilirsin, istanbul'da, ankara'da ödeyeceğinden fazlaya çıkmaz. sakindir. takı bakarsın. buranın da pazarı oluyor ama bi ortakent pazarı değil. manzarası da muhteşemdi, tam ortasına beton yığdılar. denizi hala güzel, hatta karaincir, aspat ve akyarlar'ın denizi bodrum'un en güzel denize girilecek yerleri diyebilirim.

    gümüşlük bodrum'un cihangir'i bir nevi. yeme içme konusunda burada pahalı yeri de var, çok ucuz yerleri de var. köfte ekmekçisi meşhur, ya ucuza ona takılın derim, ya da rakı balık yapın biraz tuzluya, ama değer. 1850tl gelmeyecek hesap. tavşan adasına yakın, denizin içinden yürüyerek tavşan adasına gidiliyor. ama akşam üstü gitmeyin, güneş battıktan sonra denizin içinden yürümek çok zor. denizi bodrumun en çirkin denizlerinden biri. derin deniz severim ama burası karanlık derin ve çok aşırı yosunlu bir deniz. dalmayı seviyorsanız batıklar var ama, bakabilirsiniz. takıcılar, ıvır zıvırcılar çok. gümüşlük küçücük bir yer.

    gelelim turgutreis'e. bence bodrumun en güzel yeri. böyle deyince burda oturuyomuşuz gibi oldu. hayır, maalesef hiç burda oturmadım. pazarların en büyüğü burda, ctesileri yunanistandan buraya pazara geliyo insanlar. çaput pazarı ayrı, sebze meyve pazarı ayrı. kıyıları var bir sürü beleş. denizi de fena değil. çarşı içinde gezmesi çok zevkli, birşey alasınız olmasa da bakıyorsunuz işte, göz oyalıyor. yabancıların çok olduğu publar, pansiyonlar da var, türkler de çok var. amiral kafe'si var, deniz kıyısında, illa oturup çay içmek lazım, gün batımında filan. fatma bacısı var bir tane meşhur, mantısını mutlaka yemek lazım. d-marin burada, çok güzel bir marina, marina ölçeğinde kazıkçı da değil. klasik müzik festivali oluyor burada, muhteşem. bir kaç sene önce fazıl say'ı dinlemiştik, bu sene vanessa mae'i dinledik. rakı balık yapacaksanız da burada öneririm, migrosun arka sokağı silme rakı balıkçı dolu. sünger pizza burada, pizzası meşhur, çıngıloğlundan da peynir, börek, sarma filan alırsınız. açık hava sineması var birde, acayip keyifli oluyor. bir de buradaki bitez dondurmacısına gidin derdim de kanyaklı dondurmayı kaldırdıkları için kızdım, demiyorum. gece eğlencesi için gelinecek bir yer değil turgutreis. biranızı rakınızı şarabınızı keyifle içersiniz ama 300 500 yok.

    bodrum merkeze geleyim şimdi. burada kazıkçısı da var, ortlaması da, ucuzcusu da. yerli turist de var, yabancı da. onu sen bileceksin artık biraz nerede kazıklanırım diye. gel abi, gel abla diyenin tipine, konuşmasına, mekana göre karar vereceksin. bence gece içmeye, dans etmeye, müzik dinlemeye filan en gelinebilecek yer bodrum merkez. marina tarafına devam edersen biraz pahalanmaya başlıyor, içine devam edersen karışık. ben olsam rakı balığa bodrum merkeze gelmem. yemeğe bile gelmem. rock bara gelirim, içmeye gelirim. ya da işte penguen'de tatlı yemeye filan gelirim. denize girmeye hiç gelmem. denizi güzel ama şehir karmaşasında değmez.

    şimdi bu bahsettiğim yerlerin hepsi birbirinden çok farklı. bodrum dediğin sana tek birşey sunan bir yer değil, seç beğen al. hatta imkanın varsa çık çatal adasına, çavuş adasına, kiremit adasına git, ayağın toprağa basmadan denizde gün geçir, kafa dinle, medeniyeti unut. şunca senedir bodruma gidiyorum, her gittiğimde de illa bir köşe bucak geziyorum. bi akşam orda, bir gün burda.. dondurma istiyorum yaştan bar bar gezecek yaşta, ordan rakı balık yapalım, ordan yav çayımızı içelim yaşa geldim buralarda, bir kere götüme hesap girmedi. hoşuma gitmeyen hesaplar geldiği oldu ama azıcık aklı selim, seçici davranınca "oo bunlar turist sikiyo" mekan zaten tipinden halinden belli oluyo.

    yalnız kitap fuarını kaldırdılar ya.. alacağı olsun bodrum belediyesinin. ona kırgınım hala.
  • şehirdeki eski evlerin kapı ve pencerelerin hepsinin mavi olduğunu görünce denizi temsil ediyor diye düşünebilirsiniz. aslında yılan, akrep, çiyan tarzı sürüngenler o mavileri kırmızı gördüğü için ateş sanıp içeri girmesinler diye yapılıyormuş.

    ayrıca boğaziçi köyündeki koruma alanında olan beyaz flamingolar neden beyaz lan derseniz cevabı yeterince karides yememeleri. flamingolara o sevdiğimiz kırmızı rengi veren şey yedikleri karidesler.

    alın bu bilgileri naparsanız yapın.
  • en üst edit: mekanları, gelen hesaplarıyla, entry sonunda, gittikçe ya da gitmeye değer buldukça güncelleyeceğim.
    —————
    debe editi: debeye girmişiz. hiç farkında değildim. kendi şehrimden debeye girmek mutlu etti. gelin, gelin de bizim kullandığımız arka yolları ne ara öğrendiniz köftehorlar. ana yoldan gidin. sevgiler.

    —————————-

    (#123752821) bu entryden sonra çok mekan soran oldu. gezilecek yenecek şeyler de. topluca yazmış olayım. umarım faydalı olur. aklıma geldikçe editlerim.

    özet : kavaklı köftecisi, zai cafe, kısmet lokantası, cennet koyu, tekilacılar sokağı, bitez dondurmacısı, asmalı çardak, akçaalan kokoreç, bodrum pasta evi. ( buralara gitmeden dönmeyin. asla )

    —————-

    biraz bodrum hakkında gezilecek görülecek yenecek şeyleri biraz anlatmaya çalışayım. 2014 te eye snap açıklamış. ben de biraz güncel konuşayım. uzun olabilir. belki faydalanan olur.

    öncelikle söylemek istediğim şey bodrum'u artık çeşme/kaş gibi bir yer olarak düşünmeyin. burası artık büyükşehir tavrında bir şehir. gelince anlayacağınızı düşünüyorum. kiralar bile 2000-2500 den başlıyor. ki böyle bir şey imkansızdı corona çıkmasaydı. artık tam anlamıyla küçük istanbul. özellikle inşaat sektörü + insan sayısı. yani buraya geldiğinizde trafikle karşılaşınca nası ya ? demeyin.

    havaalanından indiniz. zaten karşınızda muttaş/havataş gibi şehre getiren ulaşım araçlarını göreceksiniz. her uçağa göre ayarlı zaten. ama özellikle gideceğiniz yeri söylerseniz farklı yerlerde indirme imkanları da var. yok ben özel isterim, toplu taşımayla uğraşamam taksi de istemiyorum derseniz bana mesaj atın, ayarlarım ben size lol.

    havataş/muttaş otogara getiriyor. otogarda emanetçi var. kısa tatili olanlar otele falan gitmeden bodrum merkezi gezip sonrasında geçebilirler. neyse biraz da yazlıkçılara dönelim.

    bodruma tatile geldiniz. özellikle yazlığı olanlar için söylüyorum. uğrayacağınız 2 yer var. 1) çıngıloğlu ( konacıkta ve yalıkavakta asıl şubeleri. ) burada ne yapılır ? peynirdi zeytindi yiyecekti. ne ihtiyaç varsa buradan depolanır. tüm tatilciler genelde buraya uğramadan geçmez. 2) metro market. ortakent kavşağında. bodrumda en ucuz perakende/toptan alabileceğiniz yer. burdan da her şeyinizi a'dan z'ye alabilirsiniz. tabak çatal içecek alkol yiyecek sandalye kıyafet. aklınıza ne gelirse. şimdi biraz da mahallelerden bahsedelim.

    her mahallenin kendine özgü özellikleri var. hepsinde farklı bi yer izlenimi yakalayabilirsiniz. gezilecek yerler, yiyecekler ve mekanlardan biraz bahsedicem, kendi kişisel notlarım gibi gibi.

    1. bodrum merkez.

    bodrum merkezde öncelikle atatürk caddesinden yürüyeceksiniz. barlar sokağı da deriz. dar çarşı yolunda eski evleri ara sokaklara biraz dalarak inceyelebilirsiniz. bodrum kalesi var, çok önceden gitmiştim. güzel manzaralar yakalayabilirsiniz içeride. kaleden başlayarak sahili takip ederek yaklaşık 20 dakikalık yürüyüşle marinaya kadar gidebilirsiniz. hatta gidin kesin. zeki mürenin müzesi var. kesinlikle tavsiye ederim. o zamanlarda bir insanın şu anki burberry,chanel, vitton dan bile önde tarzını görünce şaşıracaksınız. zeki mürenin müzesi demişken aşağısındaki paşa tarlasında akşamları bolca cadde sahildeki sandalyesini almış takılan insanları görebilirsiniz. merkezde denenmesi gereken mekanlar ise şöyle :

    - müdavim: rakı meze akşam takılmalık gayet keyifli bir yer. fiyatları aman aman değildir. rezervasyon şart. sahilde oturun. sonra bana teşekkür edin. alternatifler ( iki sandal, kiracı, manavların ordaki meyhaneciler )
    - yula: önceden ebowdu ismi. hatta ilyas yalçıntaş bu mekanda çalardı dinlerdik bizde. biraz da yeni nesile göre dizayn edildi ama oraya gidin. ya da solundaki belediye cafe ya da sağındaki mekan. güzeldir. keyiflidir.
    - gece takılmalık kesinlikle ama kesinlikle tekilacılar sokağına ( meyhaneciler sokağı ) buraya gidin. fiyatlar istanbul ayarındadır. nevizadenin dar sokaklarının yarısı olduğunu düşünün. göte mukayet olun. ama en keyif aldığım gece ortamı orada.
    - yemek olarak sebzeli döner deneyebilirsiniz. çok bi esprisi yok. ben mesuttan yiyorum. sahilde de oturma yeri var.
    - biraz tuzlu ama daha elit mekanlar istiyorsanız marina tarafında var. marina yacht club, memedof, musto, gemibaşı gibi.
    - izmir kumrucusu var. çeşmedeki tadı yüzde 90 sağlıyor. deneyebilirsiniz.
    - az kalsın unutuyordum. sünger pizzada çökertme kebabı yiyin. pizzası da iyidir. en meşhur hatta. ( arka pizzaya da bakabilirsiniz )

    bodrum mimarlık kütüphanesi var. keyifli bir yer.

    turgut canseverin “ ertegün evi “ aga khan ödüllü bir evdir. cumhuriyet okulunun yanında. bakınız.

    eskiden dünyanın 7 harikasından biri olan mausoleum bodrum görülebilir. ama osmanlı zamanında talan edilmiş yabancılar tarafından.

    otoparklar : cumhuriyet okulu marinada belediyenin. diğeri vittoria barın altında belediyenin. fiyatları uygundur. her gördüğünüz yere araba bırakmayın. özellikle “ d “ yazan durak yerlerine. zaten çoğu yeri mekanlar kapatmış.

    denizi güzel değil.

    gümbet : büyük gece klüpleri burada. yaklaşık 6-7 senedir kendini değiştirmeye çalışsa da esnaftan ötürü değişemiyor. mekanlar kaliteli. fiyatlar uçuk. gelen turistler de iyi. ama esnaf.. çok eğlenemeyebilirsiniz. ama takipte kalın değişik isimleri bi anda getirtebiliyorlar. ilginizi çekebilir. aman dikkat!!! çiçekçi, boncukçu, hediyelikçi kısacası herhangi bir çocuğa, evet çocuğa ters yapmayın. 15 saniye içinde 15 izbandutu bir ıslıkla karşınızda bulursunuz. dikkat. değirmenlere çıkabilirsiniz. manzarası güzeldir. çıkarken soldaki evler emine erdoğanın ( yarısı ) sit alanını açmak.... neyse siyasete girmeyelim.. sağ altta da sizin yaya göremeyeceğiniz ama tekneyle gördüğünüz yerde albayrak tayfanın.

    denizi güzel değil.

    konacık : işinize yarayacak bir şey yok. ammmaa. 1 mekan varki. bugüne kadar dünyanın bi çok ülkesinde cafelere gittim. ama “ zai “ gittiğim en iyi 3 mekandan biridir. asla ve asla gitmemezlik yapmayın. sadece gidin. benim mahalle oralar çocukluğum orda geçti belki denk geliriz 2 günde 1 giderim hahaha. unutuyordum. kısmet lokantası. bodrumun en iyi yerel yemekleri burada. zaiye çok yakın. yemeği kısmette, kahveyi kokteyli zaide. bunu yapın.

    bitez : enteresan bi yer. uber lüks evler ama hepsi kaç dönüm arsa içinde. yatırım yapmak isteyenler bitezi bi düşünsün. inanamayacağımız insanlar, inanılmaz evleri var. sizlik ne var derseniz. sahilde mekanlar var. köy içinde de mühür, vamos, vula gibi mekanlar var. mutlaka yapılacak tek şey. bitez dondurma. gidin. hepsinden yiyin. rica ederim. biraz dolanırsanız tuncay şanlı, zülfü livaneliyle falan karşılaşabilirsiniz. evlerini biliyorum söylemem. bodrum pasta evine gidin. ekleri, pastaları, tatlıları her şeyi mükemmel. özellikle bi tane ek var, dışı siyah, ağza atınca bir patlıyor anam anam. adamların her şeyi mi güzel olur arkadaş.

    denizi güzel değil.

    yalıkavak : bodrumun en zengin bölgesi. zaten herkes adını artık ezberledi peker sağolsun. önceden köydü burası köy. neyse. marinanın mimari emre arolat. güzeldir. küçük istanbuldur. kanyon + zorlunun kullanıcısı mekanları marinayla birleşmiş. nusret, sait, cook shop, kitchenette gibi mekanlar buradadır. yalıkavaktaki herhangi bi mekana oturmadan menüye bakın. yoksa hoş şeyler olmaz gece. yalıkavakta tek bir yemek yeri önereceğim. kavaklı köftecisi. mutlaka gidin. 2. şubesi londrada desem.. mert alaş, sahibinin oğluyla kanki. hep gelir.. esnaf lokantası izlenimi verir. fiyatları yüksek gibi gibi. ama yine de değer. nakit geçiyor sadece. mutlaka gidin. beach clup olarak favorim zuma beach. giriş fiyatı 150 civarıydı. sadece giriş bu + yedikleriniz extra. ama ben beğeniyorum, misafirim geldiğinde götürürüm. akşam da beach partye dönüyor. çoğu lüks mekan yalıkavakta anlayacağınız. az kalsın unutuyordum. gideceğiniz en iyi kahvaltıcı : asmalı çardak. mutlaka gidin. kişi başı 75-100 arası diye tahmin ediyorum. ama mükemmel. ( 2 kişi 165 ödemiş geçen hafta, bir suser uyardı ) + nusret kapanmış.

    denizi güzel. zuma tarafı.

    gümüşlük : nejat işler reisin muhiti. burada 2 kullanıcı vardır. 1) gümüşlük belediye cafe. tavsiye ederim. ucuz yollu gümüşlük. 2) rakıcılar. kafanıza göre seçin. zaten her türlü geçirecekler. tek yapmanız gereken hesabı kontrol etmek. çünkü fazladan yazıyolar. ama rakı-balık-meze olayı için keyifli bir yer. gün batımına denk getirin. rakıdan sonra takılmaya devam için de gümüşlük clup var.

    denizi kötü.

    türkbükü : yalıkavak burayı bitirdi desek yalan olmaz. eskiden bütün paparazzi buradaydı. eskisine göre baya sönük ama toparlanıyor 1-2 senedir. mekan önerim yok. cennet koyu buradadır. mutlaka gidin. ama hazırlıklı olun. sandalye, yere serecek bir şey, yiyecek içecek. ama gidin. gidince de mehmet cengize sövün. ilerideki malikane onun...

    denize git. cennet koyu.

    ortakent : iş merkezi bölgesidir. denizi güzeldir. kumsalı iyidir. her bütçeye göre mekan var. ben denize gireyim baya ileriye gideyim hala boyumu geçmesin diyosanız burası.

    denize gidilir.

    turgutreis : hala atıl kalmış bi bölge bana göre. yapılacak tek şey, daha uygun fiyatlı rakı balık olabilir. mekan önerim yok. ammmaaaa bir yer var. hayatınızın en iyi kokoreçini yersiniz. tarif ediyorum. akçaalan kokoreç. google mapsten bulun. böyle bir şey yok. sami ustaya selamımı söyleyin.

    denize gidilmez.

    güvercinlik-gündoğan-gölköy-torba-akyarlar-bağla-kızılağaç-yalı çiftlik- mumcular çok ilginizi çekebilecek yerler değil. bir şey yok. sadece akyarların denizi güzeldir. yalıçiftliğin denizi de inanılmaz temiz ve güzeldir.

    dibeklihan : ortakent yalıkavak yolu üzerinde. güzel bir ortam. gidiniz.

    demir tatil köyü : aga khan ödüllü. giriş yasak. muhtemelen giremezsiniz. ama bahane bulup girerseniz bodrumda en sevdiğim evleri ve mahalleyi görürsünüz. turgut canseverin evi de var içerde ama söylemem gizli uzakta, hayatımın en keyifli evi bende kalsın.

    antik tiyatro : konserler yapılmaya başlarsa mutlaka gidin. çok keyifli.

    tekne turu : tekne turuna çıkın. imkanınız varsa özel tekne tutun. orak adası, akvaryum gibi mükemmel koyları gezmeden gitmeyin. yine özel tekne isteyenler benimle iletişime geçebilir. yat da buluruz paradan haberin verin hahahah.

    pazarlara gidin. sebze meyve marketten alma enayiliği yapmayın. her gün pazar var zaten.

    dolmuş kullanacaksanız kart alın. para almıyor şoförler.

    motor kullanmayı biliyorsanız mutlaka kiralayın. araba trafiğinden kafayı yersiniz. ama rica edicem dikkat edin bizi çıldırtmayın.

    öğlen 12-2 arası güneşe dikkat. fenadır.

    midye : midyeci ahmet gümbet kavşağına açılıyor. bir de şehmus usta var. gündoğanda.

    kornaya basmayın. lütfen.

    çöpünüzü toplayın. lütfen.

    burası istanbul değil trafiğe sıçmayın. lütfen.

    sizi seviyorum. aklınıza takılan soruları yazabilirsiniz.

    edit :

    bir kaç yer daha ekleyeyim o halde aklıma gelmişken.

    zengin suserlar size 2 mekan söyleyeceğim. 1) mandarin orientalin içinde lucca açıldı. bebekteki. takılırsınız köftehorlar. ben daha gidemedim, yakında gidersem haber ederim. 2) loft papermoon. güzeldir. gayet keyifli. tuzlu olduğunu söylememe gerek yok.

    melliflous'un önerisiyle bitezdeki mandalina bahçesi içerisindeki mekanları da ekleyebiliriz. farklı ortam arayanlar için. ( kahvaltı ) çökelek, kuytu, limonatta, kuş sütü, trattoria il mandarino gibi gibi. ama çoğunu denemedim.

    ———

    müdavim : 2 kişi ya da 9 kişi farketmez. 150-250 arası hesap fix kişi başı. bodrum manzarasında fiyat/performans en iyisi.

    azur : mekan şahane. her şey hizmetten sunuma, manzaradan lükse düşünülmüş. ama lezzet sınıfta kalır. kişi başı alkolle beraber 400-600 arası. ( ana yemekle beraber 500-800 arası kişi başı )

    zuma beach : ortam kesinlikle kaliteli. kendinizi özel bir yere geldiğinizi hissediyorsunuz. denizi temiz ( herhangi bir koyda da aynısı-tekne turuyla olanlardan ya da iyi beachler ). yemekleri olması gerekenden kötü. giriş + yeme içme minimum 400.

    orfoz : müthiş. menü yok. o günlük şef ne istediyse ne tuttuysa o. tadımlık 10-13 arası balık ağırlıklı bir deneyim. atıştırmalık-çorba-ara sıcak-ana yemek-tatlı diye bir sirkülasyon var. ara sıcak ana yemek gibi extralar şefin keyfine göre. extralar hariç fix değişmez kişi başı 350. alkol ise tercihinize göre değişiyor. deniz ürünü seviyorsanız ya da denemek istiyorsanız kesinlikle buraya.

    zai : cafe kısmı starbuckstan ucuz. gerçekten ucuz. restoran kısmı bi tık pahalı ama garsonların bile gastronomi okuyan ya da gastronomi mezunu insanlarla hizmet vermeye çalışan bir yer için bence gayet normal. hiç mütevazi olamıcam. o kadar ülke gezdim hayatımdaki en iyi cafe/restoran/müze evet müze olayını dünya çapında becerebilen tek mekan. ( kahveler - içecekler 20-30 lira bandında, yemekler ise 80-200 bandı )

    maça kızı : her mekan bir kullanıcı kalitesi hedefler. giriş ücreti + menüdeki fiyatlar. deniz açıkçası yalıçiftlikte bakir denize de benzer tertemiz ama hizmetteki kalite çok farklı. kullanıcı profilini oluşturmak için uber fiyatlar koymuş, lezzeti tartışılır bir mekan. ama kalite, tam kalite. zengin suserlere duyurulur. ( fiyatı sormayın 4 haneliden aşağı kalkamazsınız )

    vittoria,küba, fink ( eski isimleri yenisini bilmiyorum herkes böyle bilir ) : hafif zengin. bildiğiniz bar. tek artısı yıllardır bilinen mekanlarda olması. salın. onun yerine palmarin fenix, sess yalıkavak gibi mekanlarda geçirsinler daha iyi. ( giriş ücretli değil. ama yine kişi başı 400-700 arası olursunuz )

    kısmet lokantası : fiyatlar uçmuş. çünkü hep üst elit kesim pohpohlaya pohpohlaya bu hale gelmiş. önceden hep giderdik. ama artık e öh modundayız. tamamen yerli. tamamen. daha iyisi yok gerçekten. fiyata takılmam ya da denemem lazım yarım porsiyon yarım porsiyon diyosanız deneyin. ( tek kişi 50-100 arası )

    adana il sınırı : gitmeyin. o rus bu çocuklara yar olmaz. gitmeyin. tamamen boş. ( değmeyecek 300-500 liranız kişi başı varsa gidin )

    gümbet : semte geçtim az çok. beach olarak takılabileceğiniz 2 yer var. alora beach. tam bir keko mekanı. ama ortamı özelden sorunuz. denemedim ama biliyorum. millenium beach, kaliteli görünüyor. denemedim, gümbeti deneyemiyorum prensip olarak. ama özelden sorun.
    bitez : mekanlar algısını yıkmak istiyor. denizi açıldıkça güzel. mekanlar düzelmiş. kazık değil. orta kesim için en ideal ortakent vs bitez gibi.

    ortakent : kumlu. her çeşit insan barınır. ama aynı denize fazla para vermek saçma. bence orta kesimin en ideal yeri.

    bağla-akyarlar : bodrumun yazlıkçı kısmı. tamamen yazlıkçı.

    ——

    yoruldum gece gece. daha yazarım sonra öpüyorum
  • ekonomik anlamda yapılan olumsuz yorumları görüp duyduktan sonra gidip gitmemek konusunda tereddüt etmiştik, bahsettikleri kadar korkutucu değilmiş. herkes gitmesin diye abartıyorlar herhalde.:)

    bizim gibi kararsız kalanlar için söyleyim. orta halli 2 kişiydik. tabii ki ünlülerin veya çok zenginlerin takıldığı mekanlarda, plajlarda takılamazdık. her bütçeye göre restoran, plaj, kafe vardı; onları tercih ettik. kedimiz olduğu için otel konusunda fazla seçeneğimiz olmadı, her otel evcil hayvan kabul etmiyor ama bulup kaldığımız otel güzel ve hesaplıydı.

    belediyeye ait plajlı kafeler hem temiz, hem uygun. bodrum belediyesinin sitesinden bulabilirsiniz. yemekleri güzel, çalışanları ilgili, alkol var. bizim için kurtarıcı oldu bu cafeler.

    deniz ve plaj olarak torba ve türkbükü çok güzel. gümbet’in denizi ve plajı idare eder. cennet koyu’nu çok övmüşlerdi, orada herhangi bir işletme yok, sandalyesini çadırını alan gelmişti ama acayip tipler vardı duramadık. mazı’nın koyları uzak, arabayla 1 saatten fazla virajlı yollardan gittik. denizi taşlı kayalı ama su temiz, antin kuntin insanlar yok memnun kalırsınız. giderken mumcular köyüne uğradık ama uğramasak da olurmuş, pek bir şey yok. yalıkavak’ta denize girmedik akşam gezmeye gittik, canlı ve eğlenceliydi.

    bodrum kalesi’ne akşam gittik, saat 22:00’a kadar açık. iyi ki akşam gitmişiz, güneşte dolaşılmazdı, büyük bir kale.

    zai bodrum kütüphanesi, bahçesi, bahçesindeki sanat eserleri görülmeye değer. halikarnas mozolesi ziyaret edilebilir.

    bizim birkaç güne sığdırdıklarımız bunlardı. elbette gezip görmediğimiz yerler de kalmıştır. bayram kalabalığına kalmadan kaçmak istedik.

    özet olarak; iyi ki gittik. kalbim bodrum’da kaldı.:)
  • en geç 2016da temelli yerleşmeye yemin ettiğim yer.
    metrolarınız, avmleniz sizin olsun.
    trafiğiniz, kalabalığınız ve geri kalan her şey de sizin olabilir.
    ben bahçesi büyük, kendi küçük, iki katlı, çok çiçekli, bol kedili evimde bir senenin tam 365 gününü yaşayacağım.
    çocuğum ipad ve sair teknolojiyi öğrenmeden önce koluna sümüğünü silmeyi ve bahçede top oynamayı öğrenecek.
    ektiğimiz limon ağacından her yaz limonata yapacağız.
    daha az paramız, daha çok bikini izimiz olacak.

    kafam girsin büyük şehire. yazın bi kenara. gebermezsem en kısa zamanda deniz tuzu kokacağım. hem de sadece yazları değil.
    babam demişti, baharda taşlardan bile çiçek fışkırıyormuş. düşünmesi bile ömrümü şu an en az 5 dakika uzattı.

    ölümsüz olmaya gidiyorum!

    edit: gidemedi.
  • bugün türkbükün' de dar bir sokağın sonunda bulunan otoparkın girişinde su yazıyı görünce buradan niye nefret ettiğimi bir kere daha hatırladım. yolun sonundan dönüş yapmak için ya bu otoparkın içine arabanın önünü sokmak zorundasın ya da geri geri çıkmak zorundasın. "dönüş için giriş ücretlidir" . doyumsuzlugunuz umarım birgün son bulur. umarım o yazıyı yazmaya gerek duymayacak kadar zengin olursunuz. amin.
  • 28 yıllık bodrumluyum. 1 gözlemeye 100 tl verecek kadar şuursuz olmadım. menü var. zomato var. google var. var da var. zorla mı gözlemeyi yediriyolar anlamıyorum ki. yeme ?

    her bütçeye hitap edebilen mekanlar var. her mekanın da kendine göre müşterisi. bodrumu savunmak değil niyetim. 15 liraya da gözleme yersin 150 liraya da. serbest piyasa. bu entry de yakında imha edeceğim en azından birileri okusun da anlasın.

    ———-

    edit: (#124355345) çok soran oldu. burada biraz bir şeyler karaladım.
  • az önce marinasına demirlediğim şehir. erkekler marstan, kadınlar venüsten gibi burda. o değil de marinaya demirleniyodur inşallah öyle fakir fakir cümle kurarken iyiydi ama "marinasına demirlediğim"'de öyle bir "mına çaktığım" havası yok değil.
  • çok füturist bir belde.
    bir bara girip bira söyleyerek biranın 2064 yılındaki fiyatını tecrübe edebiliyorsunuz.

hesabın var mı? giriş yap