şükela:  tümü | bugün
  • söz konusu esnafın hakettiğini almış olması durumudur.
    küçüklüğümden beri bodrum'a sayısız kere gitmişliğim var, son 7-8 yıl içinde bodrum'u ilk defa görenler o parlak dönemleri bilmeyebilirler; barlar sokağında tek sıra halinde hatta bazen yan dönerek yürümek zorunda kalınan, rezervasyon olmadan herhangi bir mekanda oturamayacağın, halikarnas'a elini kolunu sallayarak giremeyeceğin zamanları kastediyorum. bu hıncahınç kalabalık elbette hem yerli hem de yabancı turist akınından kaynaklanıyordu.
    işte tam bu zamanlarda bu muhterem bodrum esnafı dükkanına giren yerli turiste adeta köpek muamelesi yapar, sorduklarına zorla cevap verir, suratına bakmazlardı. daha fazla para bırakan ve kazıklaması daha kolay olan yabancı turistin ise kıçını yalamaktan hiç utanmazlardı; onlardan kazandıkları para da fazla fazla yettiği için iyice götü kalkardı bu arkadaşların.
    tabi her şereften yoksun şahsiyetin kaçınılmaz sonu olarak gün geldi devran döndü; başka tatil beldelerinin cazibesinin de artmasıyla sayısı azalan yabancı turist "all inclusive" otellerde kalıp sokağa çıkmamaya başlayınca bu arkadaşlarda dükkanda sinek avlama modası baş gösterdi.
    zamanla ağzı kokmaya başlayan esnaf dükkan önüne sandalye atıverdi. gelen geçen yerli turiste iki kuruşluk alışveriş yapsın diye türlü yalakalık yapmaya başladı. eskiden bara adam almayan tipler sokaktan bara adam çağırmaya başladılar ve üç kuruşa muhtaç hale geldiler, pek de yakıştı bu durum ahlak yoksunu bodrum esnafına.
    geçen akşam bir hediyelik eşya mağazasına girdim, "bu yüzük ne kadar kardeş?" diye sordum. "x tl efendim" diye yanıt verdi. "hımm ucuzmuş, ama bu yüzük için çok pahalı, buna x/5 tl veririm." "canın sağolsun abi siftah senden bereket allahtan.."
    saate baktım 22:00.
    kolumu indirir indirmez ağzının ortasına yumruğu geçiriverdim. dişlerinin dudaklarını kesmesi sonucu ağzı kan içinde peltek peltek : "abi noldu ne hata ettik?" diye soruverdi.
    "şimdi çık dükkanın önüne, 3 kişiye bu yüzükten hediye et, bundan böyle de bu yüzük x/10 tl'ye satılacak."
    arkamı dönüp oradan uzaklaşırken ağlamaklı bir sesle "buyrun efendim mağazamızın hediyesi, yüzükler x/10 tl efendim" dediğini duydum.
    bu da bodrum esnafından köpek muamelesi görmüş herkes adına görevimi yerine getirdiğim garip bir anımdır işte.
  • itfaiye teşkilatının iyi çalıştığını gösteren haber.

    yaşasın tulumbacılar.
  • lahmacunu 50 liraya, birayı 30 liraya itelerken halkı düşünmeyen insan parçalarına bir halk olarak "su veren itfaiyenin hortumu sikeyim" diyerek desteklediğim sürünme çeşidi, kazıklarken iyiydi dimi ulan. geçen sene gidip fiyatlara isyan etsen "beğenmiyorsan alma" derdin değil mi saf bakışlı esnafcık.

    edit : jalal'a göre geçen sene de sürünüyorlarmış.
  • biz bitti demeden bitmez.. bitemezsiniz,bitmez... bitez...bodrum...

    beter olun inşallah..

    size su veren itfaiyenin hortumunu sikeyim
    sizin enkazınızı kaldıracak olan afad ekibini donınmlarını sikeyim
    size yardım eli uzatacak olanların elini kırayım
    beter olun.. beter olun.. beter olun...
  • geçen sene bir kola ile bir tabak patates kızartmasına 30 lira alıp "bahşiş de verecen mi ağbi" diye sırıtan esnafa sahip olan bodrum'dan bahsediyorsanız...yanılıyorsunuz

    bütün istanbul bodrum'a akın ediyor, maalesef bodrum'u da bitirdiler
  • bugüne kadar insanları siktiklerine saysınlar
  • bodrumda halk dostu esnaflar da mevcut örneğin;

    2 balık çorbası, 2 köfte, 3 ayran için sadece 38 tl isteyen, bodrumda mevcut bir çok mekana göre daha temiz ve lezzetli menü'ye sahip ve bodrum çarşı içerisinde konumlu (bkz: köfteci bilal)'in etkilenmesini istemediğim durumdur.

    bunun yansıra her ne kadar bodrumda olmasa dahi üzerinde ölü sinek bulunan peynir servis eden ve bir çok olumsuzluğu bünyesinde bulunduran (bkz: kuşadası atlantique holiday club) gibi yerlerden uzak durmakda fayda var.

    (bkz: ferah bebeğe ilik arıyoruz) unutmayalım !
  • fethiye, kemer, çeşme turizimcisi de sürünmedikçe yetmez, ama evet.