şükela:  tümü | bugün
  • harika bir bodrum türküsü olup,sözleri aşağıdaki gibidir:

    bodrumlular erken biçer ekini
    feleğe kurban mı gittin bodrum hakimi
    nasıl astın mefaret hanım ipe de kendini
    altın makas gümüş bıçak ile doğradılar tenini

    şu bodrumun dağlarında ceylanlar dolaşır
    kara haber mefaret hanım pek tez ulaşır
    hakim hanımın memleketi kütahya tavşan
    hakim hanım sen eyledin bizleri perişan
  • turkan soray'la kadir inanir'in basrollerde oynadigi film.film muziklerini de cahit berkay bestelemistir.cakal kadir toprak agasinin ogludur turkan soray da kasabaya yeni gelen hakimdir.birbirlerine asik olurlar.olaylar gelisir.pek gozyasi dokulecek sahnesi yok ama romantik ve guzel bir film.
  • türkünün hikayesi bir türkü kanalında şöyle verilmiştir: kimdir bu mefharet hanım, niçin intihar etmiştir?”

    mefharet hanım 1951 yılında kütahya, tavşanlı’dan bodrum’a tayin edilmiş ve 1954 yılında da intihar etmiştir.

    anlatılanlara göre intihar nedeni değişiktir; kimi “nişanlısının ölümünden sonra intihar etti” der... kimi ise bambaşka bir hikaye anlatır: “güya, hakim hanım bodrumlu bir gence idam cezası vermiş, gencin ağabeyi de hakim hanımı kaçırarak tecavüz etmiş, mefharet hanım da bunu hazmedemeyerek canına kıymıştır.” bir başka rivayete göre, hakim hanım, sevdiği gence idam cezası veremeyince intihar etmiştir. aşık olduğu savcının kendisini terk etmesinin intihara sebep olduğu söylenir.

    peki, kim yazıp, okumuştur bu türküyü?

    mumcular ’ın çiftlik köyünden, “çelik” lakaplı mustafa bacaksız... cümbüş de çalan “çelik usta” türkünün öyküsünü halil atılgan ’a şöyle anlatmış:

    “1950’li yıllarda, benim çok hızlı olduğum, cümbüş çalıp düğünlere gittiğim dönemlerdi. bodrum’a bir bayan hakim hanımın halkla iç içe olması, at sırtında keşiflere gitmesi, kısa zamanda dillere destan olmasını ve bodrum’da çok sevilmesini sağlamıştı. (...) bir gün duyduk ki, hakim hanım, nişanlısının ölümünden sonra intihar etmiş. (...) bu beni çok etkiledi, kısa bir süre sonra türküyü besteledim. kendi aramızda çalıp söylüyorduk. milaslı nazmi yükselen yaktığım türküyü duyunca, benden aldı ve plağa okudu.”

    mustafa bacaksız ’ın başı, bu türkü yüzünden az kalsın derde giriyormuş... bir gün bodrum adliyesi’nden çağırmışlar, hakim sormuş:

    “sen kim oluyorsun da devletin hakimine türkü besteliyorsun? mefharet hanım’a yaktığın türkü herkesin dilinde!” demiş... o da, “hakim bey, elini kaldır sana da türkü yakayım” karşılığını vermiş, hakim de onu serbest bırakmış...

    “bodrum hakimi” türküsünün hikayesi bu...

    halil atılgan, türküyü mustafa bacaksız (çelik usta)’ya okutmuş, “notalamış” ve araştırmasının sonuna eklemiş:

    “iki dörtlük, bilinen türkü sözleri, bizim tespitlerimize göre, iki dörtlüğü nota altında olmak üzere, beş dörtlüktür.”
  • tolga çandar türküleri egenin 2 de söyler.
  • bodrum hakimi mefaret hanımın intiharıyla ilgili bir rivayet daha vardır. mefaret hanımın bir gence idam cezası vermiş; daha sonra da bu gencin masum olduğu anlaşılmıştır. rivayet de hakim hanımın vicdan azabına dayanamayıp intihar ettiğini söyler.
  • bir belde hakiminin şaibeli bir güçle kendi başına idam kararı alabildiği bir film.ve evet güzel müzikler.
  • http://2.bp.blogspot.com/…gegrzf9q/s1600/hakim1.jpg

    mefharet hanım, sol başta durmaktadır.
  • senarist'in türk hukuk sistemini yerle bir edip yeniden yazdığı şahane eser. danıştay'a kadar yolu var. ahah

    kadir inanır: bi ismi olmalı buranın, güneş adası diyelim?
    türkan şoray: hayır, mutluluk adası...
    kadir inanır: mutluluk adası... mutluluk adası... /echo on /haykır "mutluluk adasıııııııı"
  • "yaşadığın ülkenin dramını yüklenmiş kadıncağız...özgürsün demişler, eşitsin erkeklerle al diplomanı. kadınlar için on iki ay karanlık günlerinde bu küçük kent. dolanıp duruyor erkek tilkiler. doktoru, eczacısı, savcısı, bezirganı...haydi özgür ol bakalım...(...) tavşanlı'dan geliyorsun. bir küçük memur kızısın...halkına sığınmış önceleri yoksulca. kuran okumuş yaşlı kadınların dizi dibinde. hani devrimler yapıldıydı ya, o halk...bu da aydın!...bir tanedir hakime hanımımız; namazında orucunda...bir de kavga başlamış ki dışarda kahveler, camiler ayrı. demokrat'san bu yana. halkçı'ysan öte yana!...o zaman da o oyun var fukara millete. (...) tek başına oturup neyi bekler bir kadın. yargıç da olsa. yağmur saldırmış, karanlık saldırmış. erkek de istemeyecek. aile toplantıları başlayınca savcı'larla, hükümet doktoru'yla, eczacı'larla...bir gramafon, bir bardak bira...anlatan içkiliydi, af buyur ağbem, başladı millet: "bu da bi garış .mınnan yargıçlık yapacak da!" (...) yargıç hanım savcı'yla sevişince, doktor'u, eczacı'sı sıraya girip hak istemişler. ne yapardı tavşanlılı mefharet hanım, yolu yok izi yok bu karanlık kentte?..."bodrum'un ekinleri erkenden bitti/hakime hanım kendisini intihar mı etti?.." hakime hanım'ı götürüp tavşanlı'ya gömmüşler. vasiyeti varmış: daha on sekizinde sevgilisi ölmüş de, mezarını onun yanına kazdırıp bekletmiyor muymuş?!..."
    vedat türkali, mavi karanlık'tan...