şükela:  tümü | bugün
  • william hurt'un kathleen turner'a ulaşmak için camı çerçeveyi indirdiği filmdi bu. o zamana dek böyle tutku görmemiştim...
  • film ateşli bedenler olarak çevrilmiş. yurdumun güzide gençliği ismine bakarak hareket ederse yanılır hata mesajı verir. film femme fatale olayı, tutku, entrika... kathleen turner pek güzelmiş zamanında.
  • benzer erotik gerilimlere bir çok açıdan örnek olmuş başarılı bir film. enrika, ihanet temalarının zamanına göre en sağlam işlendiği, şimdilerde artık klişeleşmiş olsalar da yine bir çok orjinal cinlik içeren kaliteli bir yapım. kathleen turner lezizdir.
  • aslında filmin başlarında diyalogların çabuk,kısa ve zekice olmasının dışında "türk filmi gibi" yorumu yapılabiliyor,sonu tahmin ediliyor falan...ama ilerledikçe,düğüm noktaları belirlendikçe aşktan tutkuya,ordan polisiyeye,ihanete,tekrar aşka hatta hüzne dönüşebilen bir film izlemiş oluyorsunuz...sonuç olarak da kathleen turner tedirgin surat ifadesiyle egzotik ülkelerden birinde içkisini yudumlarken,bize "vay be ne kadınmış" demek kalıyor...
  • brian de palma filmlerine benzer bir lawrence kasdan filmi..
  • --- spoiler ---
    bir nevi (bkz: catherine tramell)vs matty walker şeklinde de düşünebilinecek bir film. catherine trammel yokken matty walker vardı denilebilir. 1940 ve 1950 lerdeki film noirlar tadında bir film
    --- spoiler ---

    .
  • 80'leri unutamama ve belki de bir parça hoşlanma nedenlerinden biridir bu film. bayağılıkta birbirleriyle yarışan, dönemin bir sürü hollywood filminden çok farklı bir yerdedir gözümde.

    hele de, matty walker rolündeki kathleen turner'ın, sevgilisi ned racine rolündeki william hurt'e hitaben söylediği;

    --- spoiler ---

    " - you aren't too smart, are you? i like that in a man."

    --- spoiler ---

    repliği unutulamayacak güzelliktedir.
  • bu türde bir sürü film izleyen birisi bu filmi izlerken pek şaşırmayacaktır. film hakkında hiçbir bilgisi olmayan ama türü ezbere bilenler neler olacağını da tahmin edeceklerdir. ben ettim, şaşırmadım. gene de sıktı dersem yalan olur. oldukça başarılı bir film. kara film denilince akla gelecek filmlerden birisi olmayı başarıyor. tabi ki daha başarılıları var. kara film/film noir türünün gerektirdiği her şeye sahip bir film. o yüzden "kara film nedir, bu türde olaylar nasıl gelişir, ne gibi karakterlere yer verilir?" diye merak edilirse bu film açılıp izlenebilir. femme fatale bir kadın, salak bir erkek, para, koca ve zekice bir plandan oluşan bir film. kathleen turner öldürücü kadın rolünde oldukça iyi. keza şimdilerde göt göbek bağlamış olan william hurt de. iki sahnede mickey rourke'yi görüyoruz. genelde film kadınla erkek üzerinden ilerliyor. başarılı bir film. izlenir yani.
  • kathleen turner'ın izleyiciyi soluksuz bıraktığı, william hurt'ün performansının hakikaten çok iyi olduğu ve gençliğinde böyle bi yetenekken, devamında nasıl sıçıp da bir robert de niro olamadığını düşündüren 1981 yapımı lawrence kasdan filmi. dahası, kısacık iki sahneden ibaret olsa bile, mickey rourke'ün varlığı filmi daha da değerli kılıyor.

    --- spoiler ---

    sonunun tahmin edilebilir olduğunu kavramak için dahi olmaya gerek yok zaten. olayların gelişimi özellikle seyircinin gözüne gözüne sokulmuş ki, "bir femme fatale, kadınlığını kullanarak bir aptal aşığın gözünü nasıl kör edebilir; herkesin gördüğü şeyleri ondan nasıl gizler" temasından yürümüş gitmiş yönetmen. film boyunca, ned'in içine düştüğü tuzağı çakozlamamaktaki ısrarının üzerine gidilmesinin, adamın nasıl bir etki altında kaldığını ve zeki bir kadın için, ortalama bir erkeği yönetmenin ne denli kolay olduğunu vurgulaması açısından son derece yerinde bir anlatım tekniği olduğu düşüncesindeyim.

    matty'nin yöntemleri gerçekten de zekice ve en ince ayrıntısına kadar kurgulanmış planlar silsilesi şeklindeydi. yalnız bu noktada bir açık bulduğumu düşünüyorum ki, matty'nin kayıkhanedeki fünyeli bombayı, kendisine zarar vermeden ve dolayısıyla kapıyı açmadan nasıl patlattığını anlamış değilim. bombayı hazırlayan eleman, saatli bomba şeklinde de kullanabileceğini anlatmıştı ned'e ama, bombanın patlaması son derece spontane gerçekleşti; dolayısıyla kurulu bir saatten bahsedemeyiz. uzaktan kumandayla da idare edilebileceğini varsayarsak -ki mickey rourke böyle bi şeyden de bahsetmişti sanırım- o zaman matty gibi bir kadın neden işini şansa bırakmak yerine, yeterli mesafede bulunarak bu uzaktan kumanda aracılığıyla ned'i öldürmedi? plandaki tek soru işareti, matty'nin kapıyı açmadan bombayı patlatması sanırım.

    --- spoiler ---

    neticede, 80'ler amerikan sinemasının tamamen çöplük olmadığını gösteren istisnai güzel filmlerden biri...
  • lawrence kasdan filmi. genel olarak da gayet iyi bir film fakat kara filmleri boş geçmediğim için başından sonu belliydi tabii ki. ve kathleen turner bu filmde o kadar güzel ve şıktır ki gerçekten dikkat dağıtır. bu janrı sevenler için nokta atışı bir film.

    (bkz: neo noir)