şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: bos cuval)
  • bwo dediğiniz şey bugünden yarına, aktivisitlerin ve militanların devrimci pratiklerinin bir parçası olarak uygulanacak birşey değildir, bwo olmaya başlamanız için size dışsal, sizi çağıran * özneleştiren * deneyimlerden kopmanızla oluşur, bwo durumu yolda oluşan birşeydir, yola onunla çıkılmaz. kavramı full body ile birlikte düşünmek gerekir.

    öte yandan bwo ve full body çifti, limit teoreminden bildiğimiz sonsuz küçük ve sonsuz büyük çiftini temsil eder. söylemin at koşturduğu bu aksa işaret eden foucault theatricum philosophicum'da şöyle sorar: bir söylemin felsefesi onun diferansiyeli midir?

    sağdan soldan apartılmış yorumlarla * anti-deleuze edebiyatı yapanlara bir not düşmek isterim. bütün deleuze canon'una hakim olmadan yorum yapmak hoş değil. bergsonism'i, the fold'u okumadan difference and repetition'u; difference and repetition'u ve üstadın diğer spinoza, nietzsche kitaplarını okumadan ne capitalism and schizophrenia ne de bwo anlaşılır. deleuze, öyle iki kelamda harcanacak bir adam değildir, diyalektik karşıtı materyalist bir felsenin kurucusudur, önemli bir şahıstır. dikkat edelim eleştirilerimize; olaya yok tırnağı uzunmuş, yok saçı fönlüymüş gibi magazinel bakmayalım, dünyamız şenlensin biraz.
  • 90 ların ünlü pop grubu army of lovers ın beyni alexander ın kurduğu 3 kişilik pop grubu. geçtiğimiz aylarda ülkemizdeydiler.
    bir de bazı kliplerinde konuk olarak eski army of lovers elemanları görünüp duruyor.
  • roxy'de çıktılar geçen hafta. üçü de birbirinden sağlam tiptiler sahnede. ama solist çocuk, başarılı bir baby face örneği. insanın baktıkça bakası geliyor.
  • lefebvre de toplumsal uzam icinde bedenden soz etmenin binbir faidesinden dem vururken soyle der:

    "the 'heart' as lived is strangely different from the heart as thought and perceived. the same holds a fortiori for the sexual organs. localizations can absolutely not be taken for granted where the lived experience of the body is concerned: under the pressure of morality, it is even possible to achieve the strange result of a body without organs - a body chastised, as it were, to the point of being castrated."

    henri lefebvre, the production of space. blackwell, s. 40.
  • (...) insanlar soruyor, o halde nedir organsız beden? ama zaten zemindesinizdir, bir delinin koştuğu, bir körün el yordamıyla izlediği gibi: çöl gezgini ya da steplerin göçeri. üzerinde uyuyoruz, yaşamımıza uyanıyoruz, dövüşüyoruz dövüyor ve dövülüyoruz (ya da kavga ediyor veya kavgaya muhatap oluyoruz) yerimizi arıyoruz, bilinmedik mutluluklar ve pırıltılı mağlubiyetler deneyimliyoruz; üzerinde dahil oluyor ve dahil olunuyoruz; üzerinde seviyoruz. 28 kasım 1947’de, artaud organlara savaş açtı: “tanrı yargısının işini bitirmek için”, “isterseniz bana deli gömleği giydirin bunun için ama, bir organ kadar işe yaramaz bir şey yoktur”. (...)

    (...) gerçekten de, gözlerinizle görmek, ciğerlerinizle nefes almak, ağzınızla yutmak, dilinizle konuşmak, beyninizle düşünmek, bir anüse ve yutağa, kafaya ve bacaklara sahip olmak, böylesine üzücü bir tehlike midir? neden kafanızın üzerinde yürümüyor, sinüslerinizle şarkı söylemiyor, derinizle görmüyor, karnınızla nefes almıyorsunuz: basit şey, entite, varlık, tüm beden, seyahat, anoreksi, deriyle görme, yoga, krişna, sevgi, deney. psikanalizin: “dur, kendini yeniden bul” dediği yerde, biz onun yerine : “daha devam edelim, daha öteye geçelim, organsız beden’imizi bulmadık henüz, kendi benliğimizden verimli şekilde boşanmadık, boşa çıkmadık, azat olmadık.” anamnezi’nin (mutlak hazıfa kaybı) yerine unutmayı koyalım, yorumun yerine deneyi. organsız bedenlerinizi bulun. bunu nasıl yapacağınızı bulun. bu bir ölüm kalım meselesidir, gençlik ve yaşlılık, mutsuzluk ve mutluluk meselesidir. (...)

    gilles deleuze & félix guattari, capitalisme et schizophrenie, cilt:2, s. 166-167
  • you never reach the body without organs, you can't reach it, you are forever attaining it, it is a limit. people ask, so what is this bwo? - but you're already on it, scurrying like vermin, grouping like a blind person, or running like a lunatic: desert traveller and nomad of the steppes. on it we sleep, live our waking lives, fight - fight and are fought - seek our place, experience untold happiness and fabulous defeats; on it we penetrate and are penetrated; on it we love. (deleuze and guattari, 1987: 150)
  • “ bwo organların karşıtı değildir. organlar onun düşmanı değildir. düşman organizmadır. bwo organlara değil, organizma denen organların organizasyonuna karşıttır… organizmayı sökmek kendini öldürmek anlamına gelmez, aksine bedenini bütünsel bir yoğunluk devreleri, birleşimleri, eşikleri, geçitleri ve dağıtımlarını olanaklı kılacak bağlantılara açmaktır, mülklere ve mülkiyetsizliklere… bwo neyse onu sunar: arzuların bağlantısı, akışların birleşimi, yoğunlukların sürekliliği. kendi küçük makineni yaptın, ihtiyaç olduğunda diğer kolektif makinelere bağlanmak için hazır. “

    deleuze, g., guattari, f., 2004. anti-oedipus: capitalism and schizophrenia, continuum, londra
  • ing. organsız beden