şükela:  tümü | bugün
  • boğaziçi mezunu bir hanımefendiye ait olduğunu düşündüğüm bir beyanat. bir boğaziçi mezunu nasıl böyle bir duruma sokulur aklım almadı. ben de beklemiyordum.

    odtü mezunlarında durumlar nasıl yaprak sarmaya karşı ne düşünüyorlar sözlük yazarlarından bilgilendirme bekliyorum.

    kaynak

    edit: imgur türkiye'de engelliymiş, linki değiştirdim. bu arada buradan seksist bir yaklaşım çıkacağını düşünmemiştim. çalışan bir kadından ev işlerini tek başına yapmasını beklemek doğru değil. zaten ev işleri de gereksiz bence. 5 yıldır yalnız yaşıyorum ev işlerini de yapmıyorum evi bok götürüyor umurumda da değil. evleneceğim kadından da böyle bir beklentim yok, bok içinde yaşarız mutlu mesut, sarma zaten türkiye'de kalmış bir hayal.

    ama boğaziçi mezunlarındaki kafa gerçekten bambaşka, bu nasıl bir düşünce şeklidir ben anlamadım gitti.
  • ezik bir gazili olarak neden her yemeği çok iyi yapabildiğimi anlamış oldum, öhöm öhöm, övünmek gibi olmasın.
  • hacettepeli müstakbel eşimden isterim ben de. bilkentli kocası olarak eve gelmeden önce yoğurt alırım, oturur yeriz.

    o sarma sarılacak!
  • boğaziçi mezunu olmasıyla her şeyi çözebileceğine inandırılan bir kadının söylemi.

    - ceren, koltukların altı pislikten geçilmiyor.
    + sedat, boğaziçi'nde yüzde yüz ingilizce okudum ben.

    + ceren, bulaşıkları yıkamamışsın.
    - sedat, türev, integral.

    yaprak sarması değil de su böreği yapmasını bilmiyorsa isterse harvard mezunu dahi olsa boşanırım. su böreği bilinecek kardeşim. *
  • gelin itiraf edelim. okul bitti bir şekilde işe başladık. kimimiz kpss ile atandı aileden uzak şehirlere gittik kimimiz özel sektörün cazibesi ile uzak şehirlere, ülkelere çalışmaya gitti. ilk zamanlar her şey çok güzel. cepte para var, özgürlük var. bir kaç ay sonra yavaş yavaş sorumluluk binmeye başladı üstümüze. yemek yapmak, bulaşık yıkamak, ütü yapmak, ev temizliği vb. işler uzayıp gidiyor. bir sonu yok.

    o an işte hanginiz; "amk ben bunları yapmak için mi onca sene okudum!!!!" demedi? ben dedim. ama sonra evlendik barklandık. evin sorumluluğunu iki kişi paylaşmaya başladık. eşimizde çalışıyorsa çift maaş olduk. gelir seviyemiz ve yaşam standardımız yükseldi. ama aramızda bazı hayvanlar evin bütün sorumluluğunu kadına yükleme yolunu seçti. ana evi rahatlığını yaşamaya devam etti. halbuki o kadın onca sene öküzün birine hizmet etmek için mi okumuştu?

    bence boşanma davasındaki bazı laflar cımbızlanmış ve haber değeri taşıması için uğraşılmış. yoksa kimse "ben boğaziçi mezunuyum sarma sarmam" "ben odtü mezunuyum ütü yapmam" demez. sanmıyorum. bence "ben bunca sene bu öküze hizmet etmek için mi okudum" demiştir.
  • bu okulun müfredatında yemek yapılamaz diye bir eğitim mi var?
  • ironi içeren bir beyanat.

    sanırım kendisinden atom'un parçalanmasını beklemek daha normal. ister istemez ben zeka düzeyi daha yüksek bir ortalamanın parçasıyım belirginleşmiş.

    yine söylüyorum herkes her şeyi bilmek zorunda değil. hele bir de yaprak sarması gibi hassas bir konuda ustalaşmak yıllar ister. bu arkadaşa anası ders çalışması için tüm yeme içme ihtiyaçlarını üzerine alarak kızına, ne gibi bir kötülük ettiğinin bile farkında değildir.

    abla da şu anda beni seven böyle sevsin deme hakkına sahiptir.

    enişteye de şu anlatılmalı boğaziçi mezunu bir ablayla berabersen, yüksek bir gelir grubuna üye olman içten bile değil. ablanın yaprak sarma yapmayı öğrenmesini beklemeden, daha iyi yapan eller kiralanabilir. satan alınabilir. git restaurant da ye abi.