şükela:  tümü | bugün
  • melih cevdet anday'ın rahatı kaçan ağaç kitabındaki şiiridir

    ben boğaziçi'nde ayın on dördü
    nazlı nazlı,aheste beste...derken zil zurna
    def keman dümbelek çiftenağra
    hey babam hey...
    yamandır boğaziçi'nde ayın on dördü yaman
    çileden çıkarır adamı dinden imandan eder
    komaz zengin fakir farkı
    kör eder,sağır eder,dilsiz eder.

    kimi der ki,"gel de inanma allaha
    ispatı işte ortada
    bu şehrâyin,bu nur...
    yeter ki ruh olsun insanda.
    ruh ruh...üst tarafı yalan
    para mülk han hamam yalan
    şu karşı ki koru benimdir ya
    şu yalı,şu çayır,şu fabrika
    ama sonra
    sonunda fakir zengin bir arada."

    bir yanda pırıl pırıl göksu tesisleri
    ayışığında dipdiri,büyümekte kolları,elleri...
  • bakınız bu da ilginç bişe, google'da bu şiiri arattığınız zaman, genelde bu uzun şiirin sadece başlangıç kısmını bulabiliyorsunuz. mesela şöyle:

    ---
    "ben boğaziçi'nde ayın on dördü
    nazlı nazlı,aheste beste...derken zil zurna
    def keman dümbelek çiftenağra
    hey babam hey...
    yamandır boğaziçi'nde ayın on dördü yaman
    çileden çıkarır adamı dinden imandan eder
    komaz zengin fakir farkı
    kör eder,sağır eder,dilsiz eder.

    kimi der ki,"gel de inanma allaha
    ispatı işte ortada
    bu şehrâyin,bu nur...
    yeter ki ruh olsun insanda.
    ruh ruh...üst tarafı yalan
    para mülk han hamam yalan
    şu karşı ki koru benimdir ya
    şu yalı,şu çayır,şu fabrika
    ama sonra
    sonunda fakir zengin bir arada."
    ---

    kimisi bundan bir iki satır fazlasını veya eksiğini koyuyor. buraya kadar okunduğunda şiir, bir boğaziçi yaşantısı övgüsü niteliği taşıyor. devamını okuduğunuzdaysa şiirin niteliği bütünüyle değişiyor. bu bir "ah güzel istanbul" şiiri değil. böyle edebiyat patlatan, içi geçmiş adamlardan yaka silken, zıpır bir gencin şiiri. 1953 tarihlidir. demek ki adnan menderes döneminin başlarındayız. bu dönemde yalılar ah o yalılar muhabbeti çok oluyor sanıyorum. "istanbul balık kültürü" kitabında derlenmiş asaf muammer röportajları, aynı tarihlerde yapılmış. ağdalı osmanlıcasıyla aşşşırı "hüzünlü" bir yalı gotiği üslubu. ("dalgalar vuruyor vuruyordu, yağmurlar vuruyor vuruyordu"). tabii bu tarz "lakırdıların" piri, abdülhak şinasi hisar. üç sayfa okursanız dördüncüyü ertesi güne saklayın, şeker komasına girersiniz mazallah. içi geçmiş tiplerin "biz çoook asil bi kültürüz" duygusu. melih cevdet, bunlarla kafasını buluyor:

    ben boğaziçi'nde ayın on dördü
    nazlı nazlı, aheste beste... derken zil zurna
    def keman dümbelek çiftenağra
    hey babam hey...
    yamandır boğaziçi'nde ayın on dördü yaman
    çileden çıkarır adamı dinden imandan eder
    komaz zengin fakir farkı
    kör eder, sağır eder, dilsiz eder.

    kimi der ki, "gel de inanma allah'a
    ispatı işte orada
    bu şehrayin, bu nur...
    yeter ki ruh olsun insanda
    ruh ruh... üst tarafı yalan
    para mal mülk han hamam yalan
    şu karşıki koru benimdir ya
    şu yalı, şu çayır, şu fabrika
    ama sonra
    sonunda fakir zengin bir arada"

    bir yanda pırıl pırıl göksu testileri
    ayışığında dipdiri, büyümekte kolları, elleri...
    bir yanda ağlar, alabanalar
    yavaş yavaş uyanan fakir balıkçı köyleri
    bir yanda yalılar, sahilsaraylar
    kimi yanmış, kimi çökmüş, kimi...
    kiminin hürriyet'te beli bükülmüş
    kiminin hürriyet'te atılmış temeli.
    bir yanda betonarme kübik yalılar
    betonarme kübik yalıların salonlarında
    mor kadife yastık üstüne çiğ beyaz
    yağlı boya hülyalı bir mehtap.
    iki sahil boyunca yalılar
    eski yalılar, yeni yalılar
    el ele diz dize sıralanırlar
    şevki paşa yalısı, zarifi bey'in yalısı
    elmasyan'ın yalısı, sabuncular'ın yalısı
    mısırlı'nın yalısı, arnavut'un yalısı, acem'in yalısı
    amcanın yalısı, dedenin yalısı, silsilenin yalısı
    ali bey'in, hasan bey'in, hüseyin bey'in yalısı
    yezidin yalısı, hınzırın yalısı, domuzun yalısı
    kedinin köpeğin yılanın çıyanın yalısı
    yalısı da yalısı da yalısı da yalısı.

    (mithat cemal kuntay'ın üç istanbul'unda da bu tarz tipleri tiye almak için bir ratip karakteri yaratılmıştır; şinasi hisar'ın kastedildiğini sanıyorum)