şükela:  tümü | bugün
  • netflix'in yaptığı belki de en iyi animasyon dizisi.
    baş karakter bojack, depresif, genel olarak kendine acıyan,alkol bağımlısı ve çok fazla psikolojik travması olan bir at.
    genel olarak kara mizah ve trajikomedi içeren bir şekilde bojack'in hayatını izliyoruz, karakterlerin travmalarını ve hayatlarına bunların yansımasını görüyoruz.
    dizinin ana amacının seyirciye" ee, hayatın baya bok çukuruna batmış ama sen napıyorsun düzeltmek için? "falan gibi bir mesaj vermeye çalıştığını düşünüyorum ama 6 sezon bittikten sonra burayı editlerim.

    tanım,genel olarak komik ve depresif bir dizi, izlenir.
  • adını duyduğumda bile içimde kıpırtılar oluşuyor bu kadar depresiflik içermesine rağmen nasıl bu tarz duygular bırakıyor bilmiyorum.. abartma sende be medhic diyeceksiniz ama izleyenler beni anlayacaktır. hala izlememiş olanlar tüm işini bırakıp izlesinler lütfen.
  • bu compilationu izledim. sizde mutlaka izleyin. bu satırları okuyorsanız mutlaka... ben de bilmiyorum kaçıncı defa ama tekrar izledim. tekrar hatırladım bu dizi ne kadar karanlık, ne kadar depresif ve ne kadar gerçekçi. şimdi geriye dönüp bu diziye bakıyorum ve de tekrar dönüp uzaklara 50'li yaşlarıma bakıyorum. belki de bile bile, isteye isteye aynı hatalara yapıcam. kendime büyük bir miras yaratmak için elimden geleni yapacağım. ımpulsive karakterim yüzünden çok fazla arkadaşımı üzeceğim ve yıllar geçtikten sonra yapayalnız bir şekilde; belki de uyuşturuculara boğulmuş şekilde orta yaş depresyonumda tutunacak dallar arayıp harcadığım tüm arkadaşlıklara ağlayacağım.

    şu an gencim sağlıklıyım. sahip olduğum materyalist gözlükle görebildiğim tek şey arzularım veya isteklerim. bunlar için her şeyi yaparım.
  • önceleri bazı akşamlar bir kaç bölüm izliyordum, şu sıralar bağımlılık yaptı her gece bir sezonunu bitiriyorum.
    beni fena halde nihilist yapmaya başladı, uzunca bir aradan sonra ilk defa her şey boş hayat anlamsız diye düşünmeye başladım.
    galiba bölümler ilerledikçe depresiflik dozu artıyor, 30 yaş altı için sıkıntılı bir dizi hele intihar eğilimliler ve madde bağımlılığı olanların izlemesi sakıncalı olabilir.
    38 yaşında adamım, o alkol ve uyuşturucu kullanıp yaşadıkları tripler beni bile özendirdi.

    tanım: netflix çöplüğündeki en güzel yapım.
  • (bkz: #101509629)

    ne kadar da bojack'im aslında dedirten süper karakterdir. bundan tam 2 sene önce bunları yazarken bu benzerliklerin farkındaydım, ancak yine de bir çıkış yolu var diye düşünüyordum. demek ki bojack olduğunuzda, bojack olduğunuzu tıpkı bojack gibi kabullenip, bojack olarak yaşamanız gerekmektedir.
  • hasbelkader denk gelip başlanan ve niye bu zamana kadar izlememişim dedirten animasyon dizisi. her karakteri incelikle işlemişler.

    --- spoiler ---

    özellikle 2.sezonda bojack' in 30 yıl komada kalan kadına aşık olması (olduğunu düşünmesi) geçmişinden kaçmak, kendini sevmeme denen olgunun ne kadar güçlü olduğunun tezahürü.
    izledikçe fark ediyorum ki içimin eridiği bir karakter var o da mr.peanutbutter. köpek olmasından kaynaklı da içimde bir merhamet ve sevgi olabilir, karakterin tipinin sevimliliği de olabilir ama en büyük etken sevdiklerine olan bağlılığı ve onları kaybetmemek adına her şeye göz yumması. aslında ben böyle tipleri sevmem, tabiri caizse ezik bulurum. biri seni sevmiyorsa zorlama. ama bu dizide tüm karakterler sevgiye o kadar aç ve öyle güzel işliyorlar ki izlerken önyargılarınızı yok ediyor.
    yeni edit, 2.sezon 12.bölümde mr.peanutbutter'ın diane'yi restorantta görüp telefonla araması, cordovia nasıl gidiyor diye sorup gündelik hayatı devam ettirmesi, bu adam bir harika. gerçekten harika. uzun zamandır bir karaktere bu kadar hayran olmamıştım. inşallah sonunda üzülmez.

    --- spoiler ---

    izledikçe editlenecek
  • woodchuck'ı izleyip captain holt'u duyarken görüntü bi anda değişip, üniformalı holt beliriyor sanki.

    (bkz: captain holt)
    (bkz: brooklyn nine-nine)

    nayn nayn!

    governor woodchuck

    reddit: "ı just realized it was captain holt who voiced governor woodchuck coodchuck-berkowitz in bojack horseman."
  • the weak breeze whispers nothing.
    the water screams sublime.
    his feet shift, teeter-totter;
    deep breath, stand back - it's time.

    toes untouch the overpass,
    soon he's water-bound.
    eyes lock shut, but peek to see
    the view from halfway down.

    a little wind, a summer sun,
    a river rich and regal.
    a flood of fond endorphins
    brings a calm that knows no equal.

    you're flying now; you see things
    much more clear than from the ground.
    it's all okay -- it would be,
    were you not now halfway down.

    thrash to break from gravity;
    what now could slow the drop?
    all i'd give for toes to touch
    the safety back at top.
    i changed my mind. i changed my mind, i don't wanna...

    but this is it. the deed is done.
    silence drowns the sound.
    before i leaped, ı should have seen
    the view from halfway down.

    no!

    i really should have thought about
    the view from halfway down.

    i wish i could have known about
    the view from halfway down.
  • zenginlere adam öldürme yetkisi

    - iş yerindeki bir kazada çalışanınızın ölmesi hissedarlarınızı rahatsız etmez mi?
    - o mu? elbette! ama o bir kaza değildi ki.. onu ben öldürdüm. çok fazla tuvalet molasına çıkıp diğer çalışanları da bu konuda cesaretlendiriyordu.
    - çalışanını öldürdüğünün duyulmasından korkmuyor musun?
    - zenginlere adam öldürme yetkisi veren yasa meclisten geçti duymadın mı?
    - hayır, çıkmadı! tanrım, çıkmış!
    - bak bu kadar üzülme, bu konuda bir şey yapmak istiyorsan sen de milyarder ol ve beni öldür.

    ***

    amerikan kapitalizminin güzel yüzü

    [ amerikan kapitalizminin çirkin yüzünü tüm ülkeye göstermene hayranım. ama acaba birkaç tane de insanı iyi hissettiren haberler mi yapsan? ]

    - babasının kanser tedavisi için limonata standı açan kıza ne dersin?
    - bu mu iyi hissettiren haber? selam amerika! devlet destekli sağlık hizmeti olmayan tek gelişmiş ülke olduğumuz için bu çocuk babasını hayatta tutabilmek için çaresizce işe atıldı!!

    ***

    yapbozdaki oturmayan parça

    - diane olmak nasıl bir his?
    - pekala, eğer diane'san tüm hayatını bir yapbozmuş gibi yaşarsın. farklı parçaları bir araya getirmeye çalışırsın. hayatın oturmayan parçalarla doludur. ama bir noktada o parçanın sen olduğunu düşünürsün. oturmayan parça sensindir. ve o hisle o kadar uzun süre yaşarsın ki o his senin yuvan olur.

    ***

    dünya senin çöplüğün değil

    - hadi ama sen kanal yoneticisisin.
    - yaptığım işle gurur duyuyorum ben.
    - ne? gurur mu? senin işin her sene yeni bir çöp üretmek. o çöpleri yenilemeye devam edebilmek için yaptığın çöpün bir kısmının daha az kokmasını ummak. böylece emekli olup da bevery çöp'teki kocaman çöplüğüne çekilip eski asistanının çöplerini izleyebilirsin.

    ***

    ve en sevdiğim bölüm olan su altından:

    - kelsey, bu dehşet verici dünyada sahip olduğumuz tek şey kendi kurduğumuz bağlar. kovulduğun için üzgünüm. seni hiç aramadığım için üzgünüm.
  • diziyi yeni bitirdim. ve sevdiğim bir arkadaşımı iyi bir yere göndermiş gibi olgun, gülümseyen ama ayrıldığı için de üzgün bir hissiyat var içimde.
    ilk sezonda, bu dizi sarmayacak diye düşündürdü ama sonrasında öyle bir derinleşti ki, karekterlerin gelişimi ve son halleri zihnimde yer etti. (imdb'de ilk sezon 7 puan almışken, tüm sezon bitiminde 8.6 olmuş durumda)
    karakterler o kadar derinleşiyor ki, anlıyorsunuz hep nedenlerini, nasıl öyle olduklarını. verecekleri tepkileri.
    --- spoiler ---

    diane'in yaşadığı şeylerle ilgili bir kitap yazmazsa çektiği şeylerin hepsini boşa çektiği çıkmazı-kendini gerçekleştirme acılarından anlatarak arınmaya gerek kalmadan, aslında o anda kendinden çıkan eseri kabul etmesi-, princess carolyn'in kendine yetme çabasından vazgeçebildiği düğün kararı-ya en mutlu şeyde bile mutlu olmazsam sorgulaması- ve kendiyle savaşı hiç bitmeyen ama sonunda biraz da olsa durulan bojack.
    --- spoiler ---
    son bölüm o kadar iyi bir özetiydi ki 6 sezonun.
    kafamda, ekrandaki görsele el sallayarak veda ediyorum hala hepsine, güle güle..

hesabın var mı? giriş yap