şükela:  tümü | bugün
  • pek tabii --- spoiler ---

    intikam örgüsü oldboy'dan çok farklı. zira oldboyda ana karakterle özdeşleştiğimize özdeşleşeceğimize pişman oluyorduk. orada, makul değil belki ama, anlaşılır görülebilecek bir intikam vardı ve ancak, yöntemi tartışmalı, ilgi çekici ve bir o kadar görkemliydi.

    burada ise, sıradan ve iyi insanların, mevzut ekonomik sistem içinde dönüştüğü canavarları izliyoruz. daha doğrusu sistem onları buna itiyor, ama onların vahşete olan eğilimleri sistemden bağımsız olarak direk insan'ın kanıbozukluğu içinde iki katmanlı bir çürümüşlük olarak anlaşılabilir.
    nasıl bu kadar canavarlaşabilir normal bir insan sorusu ayrı bir bağlamda değerlendirebilir yani.

    patronların önünde karnını doğrayan adamı hemen anlayabiliyoruz mesela. adamın berbat bir gecekondu içinde cinnet geçirip evinde ailesini zehirlemesi de <tanıdık olmamız hasebiyle> içimizi o kadar dağlamıyor belli ki. patron'un o evden çocuklardan birini hastaneye götürmesi ve babasıyım demesi, ama çocuk ölünce <yaptığı onca canavarlıktan sonra> çocuğa karşı tüm sempatisinin öldüğünü görmemizi atlamayalım.

    adam polis arabasında şunu diyor oldukça yalın bir biçimde "üniversite bitirdim ve işe girdim. hayatım boyunca dürüst biri olduğumu düşünürdüm, neden ben"
    bu filmi izleyip, büyük çoğunluğu adamın durumunda olan/olma yolunda olan sözlükçülerin neden şimdiden "neden ben" diye sormadıklarını anlamıyorum. filmde açık biçimde ekonomik kriz etkisi ve toplumdaki çocuk kaçırmalarının ne denli fazla olduğu vurgulanmış. ülkemizde böyle bir vaka artışı olmadığı için herhalde insanları o kadar etkilemedi. ben de üniversite bitirdim, dürüst bir hayat yaşadığımı düşünüyorum, fakat başıma benzer birşey gelirse, bu filmdeki gibi bir canavara dönüşüp dönüşmeyeceğimi düşünmek başlı başına beni ürpertiyor.

    ayrıca filmdeki bariz sınıf çatışması söylemlerine, vurgusuna ve filmin finaline rağmen filmi sadece iki insanın arasında kimin intikamı haklı çerçevesinde yaklaşmak çok yanlış diye düşünüyorum.

    --- spoiler ---
  • filmdeki spastik genç karakterini sıradan bir holywood izleyicisine asla anlatamaz ve beğendiremezsiniz, işte film tam da bu yüzden bir başyapıttır.
  • sikicem bu oldboy'u yemin ederim. ne filmmiş arkadaş?! bu film oldboy'dan daha iyidir olm. ben bu filmi oldboy'u izledikten sonra izlediğim hâlde, oldboy'dan daha fazla beğeniyorum ve seviyorum. sinemadır bu film. ayrıca o kadar konuşulmuş kimse kang-ho song'un ismini bile anmamış. ayıp lan...
  • tek kelime ile başyapıttır.
  • ara ara spoiler verebilirim o yüzden;

    --- spoiler ---

    ''oldboy beklentisi ile izlenmemesi gereken film'' klişesi ile başlayalım. bunun en önemli nedeni şudur: oldboy'da çok ince planlanmış ve film ile beraber uygulamaya koyulmuş bir intikam planı vardır. bizler de başrolle beraber sorular sorar, olayı sonunda beraber çözeriz. bu filmde ise gelişen olaylar sonucu abimizin spontane bir şekilde gözünü intikam bürür ve başlar milleti harcamaya. filmin konusu, akılda kalanlar ve çıkarılan dersler oldboy gibi intikam odaklı değildir.

    filme gelirsek mükemmel kurgu göze çarpıyor. olay gayet basit ilerliyor, anlaşılmayan yer yok. fakat ince detaylar hızlı geçilerek merak uyandırıyor. adeta uzun süreli bir ilişkiye heyecan katmak için yapılan küçük süprizler gibi. (hayatımda ilk defa böyle bir cümle kurdum.)

    --- spoiler ---
  • sonsuz ve sürekli sermaye birikim hırsı ve çıkar üzerine kurulu bir sistem tarafından inşa edilen bir toplumun kirlenmişliğinden ve zulmünden kimse kaçamaz mesajını veren film.
    zira masum değiliz hiçbirimiz

    --- spoiler ---

    çıkar ve para hırsı için yapılan her kötülüğün önünde sonunda intikamı alınacaktır.
    filme son noktasını koyan intikam, sınıfsal ve tarihsel bir mesaj da taşır.

    --- spoiler ---

    kapitalizm öldürür kapitalizmi öldürün
  • intikam olarak bakarsak uclemenin diger filmlerine gore sonuk diyebiliriz. ancak hikaye yonunden bakarsak uclemenin en saglam filmidir bence.

    sakinilan goze batan cop, akim derken bokum demenin verdigi caresizlik x10 hissediliyor. seviyorum bu filmi cokca.
  • yönetmen chan wook park konu ve işleyiş bakımdan takdiri hak etse de oldboy'a nazaran fazlasıyla vasat kalmıştır.

    özellikle filmin görüntü yönetmeni gerçekten iyi iş çıkarmış. g.kore sineması son yıllarda başarılı işler çıkarsa da kurgu konusunda ve tutarlılık konusuna biraz daha kafa yormalarında fayda var.oldboy’da ki tutarlılık final sahnesinin vuruculuğu ve akıcılık bu filmde yok.

    film genel manada intikam teması üzerinden gitse de hayat akışı içerisinde zorunlu tercihler sonucunda cinnet haliyle psikopatlaşma sürecini irdeliyor.

    herkesin kendi adaletini sağlamaya çalıştığı bir dünyada seyirciye vicdanına sor bakalım kim haklı kim haksız diyor yönetmen.

    intikam alanlara sempati duymamızı önleyerek 3. sayfa haberi gibi izletiyor bizlere.karakterleri oldboy’daki gibi sahiplenemeyişimizin nedeni de bu.ancak maalesef yönetmen intikam temasını işlerken psikolojik derinliği ıskalamış.

    --- spoiler ---

    oldboy'da 15 yıl sonra o odadan çıkan adeta bizdik.ve baş karakter kadar gerilmiştik o odada.

    --- spoiler ---

    ama burada birçok sahnede ciddi kopukluklar göze çarpıyor.karakterler yüzeysel işlenmiş.
    konuşturulmamış. psikolojik boyutu es geçilince elimizde birbirini doğrayan plastik karakterler kalıyor haliyle.

    absürd sahneler filmin bu noktada en zayıf tarafı.ayrıca son sahnede yönetmenin bizi geri zekalı yerine koymasına da pes dedim. adamın neden doğrandığını anlayaman mallar olur diye bir de kızın ağzından intikamın nedenini söylettirmesi çok gereksiz olmuş.
    yine de yönetmen iki sahnede gerçekten farkını ortaya koymayı bilmiş:

    --- spoiler ---

    birisi masturbasyon yapan 4 gencin olduğu duvardan geçiş sahnesi tam bir trajikomik sahneydi. yönetmen içimizi acıtarak ironini dibine vurdu o geçiş sahnesinde.

    diğeri de rhu'nun ablasını gömerken küçük kızın sudaki cansız bedenini görünce verdiği tepki söylediği sözler çok rahatsız ediciydi.

    --- spoiler ---
  • entel dantel bir yorum yapamayacağım. boksun'dan sonrasını okumadım.
  • 2002 yapımı chan wook park'ın intikam üçlemesinin ilk filmi. aslında filmin isminin orijinal kore çevirisi; 'intikam benimdir' manasına geliyor.

    --- spoiler ---

    filmin orijinal ismi bu anlamda farklı bir önem kazanıyor; çünkü her iki tarafın da kanlı bir ritüel'e dönüştürdükleri intikam eylemleri filmi sürprizleri bol bir sürece götürüyor. sympathy for mr. vengeance'ı izlerken ilk etapta sağır ve dilsiz ryu'nun ablası için yaptıklarına hak verirken çevresine ve hayata karşı intikamını seyrederiz ve karakterin kendine göre haklılıkları vardır. tıpkı kız arkadaşı cha'nın dediği gibi. ölen kızın babası park ise; normalden canavara dönüşümü yaşayan bir karakter. filmin sonundaki muazzam planda karakterin geçirdiği dönüşüm muhteşem belirtiliyor.

    akabinde yönetmen örneklerinde hep tek karakterli seyrettiğimiz intikam öyküsünü çift taraflı bir yapıda kurup karşımıza kurgusal bakımdan daha özenli bir iş çıkarıyor. bununla birlikte filmde; sağlık'la alakalı devlet'in insanları çıkışsız bırakması ve güney kore toplumunun alt tabaka yüzünü filme anlamlı bir şekilde dahil ediyor.

    --- spoiler ---

    filmde karşımıza çıkan en önemli noktalardan biri de; türde pek karşımıza çıkmayan geniş ve uzun planlar. burada ister engelli ister engelsiz tüm karakterlerine yönetmen tarafından sözden ziyade hareketsel bir alana bırakılmış ve filmi atmosfer olarak bambaşka bir tekinsizlik haline büründürüyor.

    güney kore sineması en değer verdiğim ve her yeni örneğinde bambaşka sinemasal tatlar yakaladığım bir örneklerle dolu. boksuneun naui geot'da mutlaka seyredilmesi gereken görselliği harika bir film.