şükela:  tümü | bugün
  • boltzmann beyni, kaos halinde rastgele dalgalanmalar sonucu ortaya çıkan ve farkındalığa erişmiş bir varlık hipotezidir. bu hipotez bilinen evrenin rastgele dalgalanma sonucu yükseldiği düşüncesini öne süren fizikçi ludwig boltzmann'a ithafen adlandırılmıştır. boltzmann, evrenin termal dalgalanmadan ortaya çıkıp çıkmayacağı sorusunu ortaya atmıştır.

    boltzmann'ın beyinleri çoğu zaman bağlama bağlı olarak "boltzmann beyin paradoksu" ya da "boltzmann beyin problemi" olarak da adlandırılır. buna bazen "boltzmann'ın bebekleri" de denir.

    boltzmann beyni konsepti, "evrende neden böylesine geniş bir organizasyon ve düzen seviyesi gözlemliyoruz" sorusuna cevap arama maksadıyla doğmuştur. termodinamiğin ikinci kanunu kapalı bir evrendeki toplam entropinin asla azalmayacağını söyler. evreni istikarlı ve sırasız yüksek bir entropi olarak düşünebiliriz. o zaman gözlemlenen entropi neden çok düşük?

    boltzmann, bizim ve gözlemlediğimiz düşük entropili dünyamızın yüksek entropili bir evrenin rastgele değişimi olduğunu öne sürer. dengeye yakın bir durumda bile, entropi seviyesinde rastgele değişimler olacaktır. en yaygın değişimler nispeten küçük olacak ve az miktarda düzene sebep olacak. geniş dalgalanmalar anlaşılmaz bir biçimde az olacak, ama bu evrenin devasa boyutuyla açıklanabilecek ve bizler de eğer bir değişimin sonucuysak, o zaman bir seçim yanlılığı vardır denebilir: antropik ilkeye göre biz bu alışılmadık evreni gözlemliyoruz çünkü alışılmadık şartlar bizim burada olmamız için gereklidir.

    eğer halihazırdaki kendi varlığının farkında olan varlıklarla dolu düzen seviyemiz, rastgele bir dalgalanmanın sonucu ise, bu düzen sadece bağımsız kendi varlığının farkında olan varlıklar yaratan düzenlilik seviyesinden daha az olasıdır. gözlemlediğimiz düzenli her evren için, muazzam sayıda tek başına boltzmann beyinlerinin, düzensiz bir ortamda yüzüyor olması lazım. sonsuz bir evrende, aniden ve rastgele kaosu oluşturan ve kendi varlığının farkında olan beyinlerin bizimki gibi yanlış hatıralarla dolu bir hayatı tamamlayarak, gözlemlenebilir evrendeki alışılmadık az miktardaki yerel değişimlerden evrilen gerçek beyinlere sayıca fazla gelmeleri gerekir.
  • inanılmaz derecede düşük entropi içeren başlangıç koşulları ile ortaya çıkan evrenimizin, zamanının çoğunu termal dengede geçiren sonsuz sistem içindeki istatistiksel bir kuantum dalgalanma olduğu argümanıdır. bizimki gibi bir evreni elde edebilirsiniz, ancak ezici bir şekilde sadece tek bir galaksi, tek bir gezegen veya hatta tek bir beyin elde etme olasılığınız daha yüksektir. çünkü daha az bilgiye yani yüksek entropiye ya da daha az negatif entropiye ihtiyaç duyarlar.

    evrenimiz son derece geniş ve karmaşıktır. sadece bir yönde akıyor gibi görünen zaman oku gibi yasaları var. çeşitli şekil ve boyutlarda gezegenleri ve galaksileri vardır. aynı zamanda bize, insanlara, doğanın üstün yaratımlarına (en azından bize göre) sahiptir. fakat tüm bu şaşırtıcı miktarda çeşitli maddenin biraraya gelmesi zordur ve muazzam miktarda enerji gerektirir. biliyoruz ki, genellikle işler dağılma ve bozulma eğilimindedir.

    işte boltzmann, bu eğilimin istatistiksel bir açıklamasını yapar. bir sistemin entropisinin her zaman arttığı (düzensizliğe doğru ilerlediği) varsayıldığı ve bir kuantum dalgalanmanın bir sistemi düzensizlikten düzene getirme olasılığından bahseder. böylece sistem entropisini azaltarak dengeden uzaklaşır. bu yüzden rastgele kuantum dalgalanmalarının, evrenimizden daha basit bir şey yaratma olasılığı daha yüksektir. böylece ortaya boltzmann beyinleri tezi çıkar.

    paradoks nerede peki?
    sonsuz bir zaman aralığı dikkate alındığında (boltzmann’ın yaşadığı dönemde evren sonsuz olarak düşünülüyordu), evrendeki küçük dalgalanmalardan oluşan beyinlerin, milyarlarca yıllık bir dalgalanmaya gereksinim duyan yavaş evrim süreciyle oluşmuş beyinlerden daha fazla sayıda olacağını söyler. yani bilinç sahibi canlılar olarak bizlerin aslında boltzmann beyni olma ihtimalimiz yüksektir.
    bu ihtimale göre benlik duygumuz sadece istatistiksel bir dalgalanmadır. şans eseri ortaya çıkması muhtemel olan ve onu üretmek zorunda kalacak olan evren'den daha olasıdır.
    ama birden bire uzayın derinliklerinde etrafında gezegen vs. olmayan beyinlerden biri olmadığımızı biliyoruz (yani umarım:) ). öyle olsaydık deneyimlerimiz ve anılarımız büyük olasılıkla tutarlı olmayacaktı ve beyinlerimizde ve çevremizde yıldızlar ve gezegenlerden oluşan bir evrene ait imgeler bulunmaması gerekirdi.

    bu sebeple boltzmann beyni paradoksu, deneyimsel olarak kanıtlanamayan felsefi paradokslar listesine girmiştir.
    özellikle çürütülmesi zor olduğu için fikir tartışmaları devam etmektedir.
    “güneş sistemi içindeki bir gezegende yaşadığımız” deneyimi bir simülasyon içinde yaşatılıyor da olabilir değil mi?
    sonuçta, bir boltzmann beyin olsaydınız, bunu kanıtlamak veya çürütmek için ortaya koyabileceğiniz her şey, muhtemelen bilincinizin sahip olduğu halüsinasyonlar yüzünden olurdu.
    kaynak:time reborn kitabından derlenmiştir.