şükela:  tümü | bugün soru sor
  • dikkatsizdir. arastirmaya devam etmelidir.
  • yillardir olmasini istedigim durum.

    tabi kafa tutmaktan kastim kabadayilik degil, hakkini aramak, hakkini sonuna kadar savunmak.

    hierarsileri oldum olasi sevmemisimdir. bir sirkette, okulda ya da askerde karsindaki insana saygini basmakalip yollarla -ki bu yollar cogu zaman saygi gosteren kisiyi kucuk dusurmeye yoneliktir- gostermemelisin.

    simdi soyle bir analiz yapalim:
    okulda yanina ogretmenin geliyor, sirkette yanina patronun geliyor, ya da arastirma gorevlisisin yanina bolum baskani geliyor. hemen bir hazir ol durumlari, iliklenecek bir seyler varsa hemen onunu iliklemeler, sonrasinda elde avucta ne varsa uygun bir yere koyup dimdik durma cabasi... resmen karsidaki insanin onunde ne yapabilirim de iki buklum kalirim diye kasmaktir bu. sebep? o senin ustun!

    boyle bir kulturden geliyoruz cunku. annem belki binlerce kez hatirlatmisti bunlari, keza babam ayni. hani dinlemedigimizi dusunsek bile koridorlarda kendini acinasi hale dusuren insanlari gordukce bunun ne denli icimize isledigini anliyorum.

    halbuki saygi gosterme amacli ortaya cikmis bu davranislar saygisizligin dik alasi. bizde astsan ustunden korkarsin. acik soyluyorum korkarsin. ustun herseyindir, senin oradan kovulman onun iki dudagi arasindaki seye baglidir. bu sende gereksiz gerginlik yaratir. istemesen bile o "saygi"yi gosterirsin adama. adam yanina gelip iki laf etse, sen o korkundan dinlemezsin bile. dinlesen bile dusunmezsin, o bisey istese tartismazsin hemen yaparsin.

    karsidaki yapmacikligin farkindadir aslinda. bu sekilde davranman hicbir sey kazandirmayacaktir. aksine ciksan karsina argumanlarin neyse catir catir saysan, yaninda kiz arkadasin mi var, elini birakmadan, lakayt da olmadan ne konusmak istiyorsan konussan. karsindakine aslinda onun da bir insan oldugunu hatirlatsan, konusmandan ve konusmanin icindeki ilgi yukunden o adama ne kadar saygi duydugunu gostersen sadece. onunla ortak muhabbete girsen. aslinda ben de elimden geleni yapiyorum, ayni muhabbette denk bir sekilde konusabiliyoruz izlenimi versen cok daha fark yaratirsin gibi geliyor.

    ayni durum hakkin yenildiginde de gecerli tabi. bir seyin yanlis oldugunu dusundugunde gecip karsisina ben bu durumdan hosnut degilim desen, karsindaki seni dinlemek zorunda olsa ve dediklerini dikkate almak zorunda olsa. aksi takdirde senin sikayette bulunabilecegin objektif kurumlar olsa, ustunun seni tek yargilayabilecegi sebep senin yaptigin is olsa hayat daha guzel olmaz miydi?

    pembe hayaller bunlar anliyorum, her ne kadar su anda bu haklarin mumkun oldugunu gorsem de turkiye'de her ustun kendisini astinin tanrisi olarak gorme ahlaksizligi bitmedigi surece, birileri gelip calisan haklari diye bir sey getirmedigi surece boyle bir sey olmayacak.

    umuyorum bir gun turkiye'ye de boyle haklar gelecek de benim ustumu basimi, inancimi, ya da hayat tarzimi begenmeyen adamin karsisina cikip "yaptigim is eksik olmadigi surece sen beni bu sebeplerden dolayi elestiremezsin" diyebilecegin gunler gelir. hatta ve hatta bunu demekle kalmazsin bunu yapan adami sikayet edersin de onun garip saygi isteklerinden ya da kendi standartlarina uygun hayat tarzi beklentilerinden dolayi basini yakarsin. karsindaki sana yanlis bir sey soylemekten korkar.
  • yeni araştırma görevlisi alım şartlarına göre hiçbir korkusu olmayan araştırma görevlisidir. baktı olmuyor; elinde iyi bir kpds-üds ile ales puanı varsa yurdumun mantar gibi her yerinde biten tabela üniversitelerinden birine başvurur... eskiden araştırma görevlisi alımlarında mülakat çok belirleyici bir unsurdu.. bir yerden istifa ettin mi diğer yerlerin seni almama şansı vardı.. ama şimdi değil... puanların iyiyse kafan rahat!
  • dekanın öz be öz evladıdır*.
  • (bkz: sikerler.net)
  • vardir bir bildigi.

    ya da kafa degil kendini tutamamistir.

    basa geleni cekmistir.

    istifa icin artik cok gectir. hayir, degildir, gider pazarda limon satar daha iyidir.

    korkmasindir. hayir, korksundur, birgun nasilsa bitecektir bu doktora.

    vee bir gun zurnanin oha dedigi yere gelinir:

    baskalari kapmasin diye resmi hoca atamalarindan once isini saglama alan bolum baskani, asistaninin doktora hocasi olarak listeye tukenmez kalemle kendi adini yazmak suretiyle doktoraya devam etmistir bu arastirma gorevlisiyle.
    ama her gun gerizekali muamelesi yapmaktan da ozel bir keyif almaktadir.

    asistan 'sizinle 5 dakika konusacaz' der, kapiyi kapatir. istifayi goze almistir.
    'az once ne demek istediniz aciklamanizi istiyorum' der,
    (evet, kafa tuttu.)
    bolum baskani
    'sakaydi ya, saka yaptim' diye kekelerken
    'madem gerizekaliyim, madem bu isi yapamiyorum ben, neden doktora ogrenciniz olarak sectiniz beni? birakin gideyim o zaman'
    diye devam eder,
    'yok canim o kadar buyutme' diye alttan alir hoca.

    velhasil kelam o asistan gider. gitmesin diye epey sirinlikler yapar hoca.
    (bkz: based on a true story)

    gitmek cozum mudur degil midir bilemem, fakat saygi cercevesinde kafa tutmak senelerce boyun bukup calistiktan sonra baska birseyleri tutmaktan iyidir.
    (bkz: seni kadroya aliriz)
  • bir örneğine şuradan ulaşılabilir: (bkz: cevdet öztin)
  • bugün, bir bölüm başkanının dekana şikayet ettiğine şahit olduğum kişi. soruşturma da açtırdı. hayırlısı...

    daha yeni başladım. öğretim görevlisiyim. ama bölüm başkanının anlattığına göre...

    +kızım, diğer asistan arkadaşla sana beraber okumanız için kağıt bırakmıştım, bütün kağıtlar diğer arkadaşına kalmış.
    –hocam ben okula geldim ama odama uğramadım.
    + (burada kendisi ne cevap verdiğini söylemedi. 15 dakika sonra ar. gör. hışımla odaya gelmiş ve bölüm başkanına: )

    –ben sizin kağıtlarınızı okumak zorunda değilim, benim görev tanımımda böyle bir şey yok!

    deyip çıkmış. bi ton konuşuldu edildi, ar. görevlilerine fazla yüz verildiği sonucu çıkarıldı. şimdi çoğunluğunuz gençsiniz, büyük ihtimal ar. görevlisinin tarafını tutarsınız. (unuttum: bu kişiyi, bölüm başkanı aldırmış.) ama arkadaş:

    "her şeyin de bir usulü, adabı vardır. abicim aslanlar gibi doktoranı yap, kurtul bu işlerden. ne işin var hırgürle? amk bölüm başkanının kağıtlarını da oku artık nedir ya? sonsuza kadar sürmeyecek ya."

    bilmiyorum ben böyle düşünüyorum. ne biliyim, artık dayanılmaz noktaya geldiğini düşünsek bile gidip tane tane, nazik nazik kendini ifade etmelisin. baban yaşındaki prof'a gider yapmak bize gelmez. yrd. doç. olunca bütün bunlar bitecek zaten. bunu zorlaştırmak neden? heee çok mu zor?!

    "lan at yarrraaa! biz yata yata mı bir şeyleri elde ettik.zorsa zor!"

    sakinim. evet.