şükela:  tümü | bugün
  • 2017 yapımı hikayesi gerçek hayattan alınmış bir film. olay texas'ın amarillo şehrinde geçmekte ve efendi bir punk olan (bkz: brian deneke)'nin 1997 yılında cinayete kurban gidip, sanığın sadece 10.000 dolarla salıverilmesini anlatmaktadır. marilyn manson'ın bu olay ve punklar hakkındaki konuşması da filmde verilmekte. ha amerika ha türkiye bir yerde farklı olman ve farklı giyinmen ölmen için haklı bir sebep sayılabiliyor. kodumun amerikan çomarları da aynı yani.
  • 20 yılda neler değişmemiş insanın gözüne sokan film. lanet olsun.
  • u.s.a adalet sisteminin çarpıklığını anlatan 97 yılında trajik bir şekilde öldürülen mohawk brian deneke nin hikayesi,olayın sapkınlığını marilyn manson filmin sonunda özetlemiş;beni en çok etkileyen ve üzerine düşünmeye iten bir kaç yıl önce beyaz liseli bir sporcunun babasının cadillacıyla şu genç punk rockcıyı ezdiği hadise,bu çocuk görünüşü farklı olduğu için öldürüldü.juri görünüşü nedeniyle bir punk rockcının ölmeyi hakettiğine karar verdi.yaşam tarzı eleştiri konusu oldu çünkü t hillfiger gömlek,haki kumas pantolon giymiyordu...
  • dışarı çıkıp tüm faşistlere dalasımı pekiştiren film. beyazsanız lakin farklıysanız zencilerden bile daha aşağılık durumdasınız işte o memleketlerde. bizde karşılığı, türk ve sünni değilsenize denk geliyor. cody, bugün başına halen bir şeyler gelmeden huzur içinde yaşamını sürdürüyorsa, abd punk alemine de yazıklar olsun diyorum!
    blatz/filth - the shıt splıt dinleyerek anıyorum brian deneke kardeşimi. r.i.p. bro.. punk will never die!
  • punkcılarla amerikan futbolu oyuncuları arasında geçen olayların bir anda patlak vermeyip de yavaş yavaş örüldüğü, gerçek hayattan uyarlama olduğu için de tam olarak gerçek hayatın ağırlığını hissettiren düşündürücü bir yapım. filmin top noktası punkçı brian deneke'nin oyunculardan birisi tarafından arabayla kasten öldürülmesi ve sonrasındaki adalet anlayışı. bu aşamaya gelinceye kadar olan her şey tam anlamıyla bir hazırlık niteliğinde. yani öncesinde yönetmen seyirciye iki tarafın da gündelik yaşam biçimlerini ve dertlerini tüm saflığıyla göstermeye çalışmış. bana sorarsanız iki tarafın yaşam biçiminde de köklü bir nihilizm var. bir taraf müzikle öteki tarafsa futbolla günlerini geçirip gitmeye çalışıyorlar. yani mesela punkçıların o kadar da muhalif bir yanlarını görmedim ben filmde. öyle güçlü bir eyleme hiç girmediler. grafiti yaparak muhalif olunyosa vay halimize. tabi bu pasif tutumun da kendi içinde bir muhaliflik olduğunu savunanlar olabilir. iki tarafın farkı şurada yatıyor: punkçılar futbolcuların herhangi bir şeylerine ses çıkartmazken futbolcular ucube vb. sözcükler kullanarak punkçıları devamlı tahrik etmeye çalışıyorlar. işte tam da bu nokta yorum yapılacak bir nokta olabilir. nitekim adalet arayışında da alttan alta bu bakış açısı hissediliyor. olay tamamen bir sınıf mevzusuna dönüyor. sözüm ona bir taraf ne idüğü belirsiz bir kitleyken öteki tarafsa güçlü, varlıklı, sporcu ve şehrin saygı duyduğu bir kitledir. ama bunun gibi imajlar gerçekliği yani suç niteliğini hiçbir zaman değiştiremez. çünkü suç dediğimiz şey bir bilimdir, yorum değildir. duygusal bir mevzu hiç değildir. ille de duygular işine girecekse belki hafifletici sebepler kategorisi altında değerlendirilebilir. ancak brian deneke'nin katili bildiğin 10000 dolar ve şartlı tahliyeyle salıverildi. o kadar da değil. bu resmen bilimsel suç niteliğini ortadan kaldırmak demek. son olarak da öyle çok aksiyon bekleyen arkadaşların filmi çok sevmeyeceğini düşünüyorum. ama kesinlikle izlemeye değer.
  • gerçek bir olay ele alınarak çekilmiş nefis bir alt kültür filmi.

    --- spoiler ---

    suçlu bile suçunu kabul etmesine rağmen jüri tarafından salınan bir abd ırkçısı çocuk içeren filmdir. çocuğun ırkçı kesim ailesi aynı zamanda doğal olarak zengindir.

    yanlış yere park etse daha çok başı ağrırdı muhtemelen.

    marilyn manson tiratları ise mükemmel.

    - ...hatta katili alkışladılar, çünkü o bir futbol yıldızıydı. amerikan rüyası...

    - herkes söylüyor: " çok fazla şiddet, bugün çok fazla şiddet var." herkes iç savaşı unuttu mu? shakespeare'i ya da incil'i? şiddet yeni bir şey değildir. bu yüzden şunu soruyorum: "yetişkin eğlencesi çocuklarımızı öldürüyor mu? yoksa çocuklarımızı öldürmek yetişkinleri mi eğlendiriyor?"

    - televizyonun karşısında oturup birbirimize bakıyoruz... birbirimize bakan kopyalarız, kopyanın kopyası. sonuçta da dejenere olmuş bir fotokopi oluyoruz.

    --- spoiler ---

    film hakkında detaylı bilgi için: imdb
  • kurgusu, diyalogları, kamera açıları, senaryosu ile çok iyi bir film.

    fragman
  • the shit split

    fuk shit up!
  • liberal sıçması, aptal bir film.

    "eğ amerikan adalet sistemi hede hödö" hassiktir lan ordan, kendiniz söylüyorsunuz güçlü olanın haklı olduğu bir ahlak anlayışı var ortada, bu puştları "giyiminden dolayı adam öldürmemeliyiz ühü" diyerek mi adam edeceksiniz?