şükela:  tümü | bugün
  • 80 li senelerde açılan ankara'nın ilk hamburgercilerindendir. şimdi yerinde ayakkabıcı erol var.
  • altyapısı dışında bomboş şarkı. katy sal bizi valla bıktık. migos da kurtaramamış zaten grupta 3 eleman var kıçı kırık bir verse okutacaksan tek rapçiyle yap bari. migos'un popülerliğinden yararlanmaya çalışmış işte.

    gene katy gömdüm çok huzurluyum. single kapağından da bahsederdim ama bu utanç ona yeter sjdkskms.

    edit: 1 gün dinledim fena sardı ramazan öncesinde iyi gider ajshdsjaksjdhsjkjds. nimetle şaka yapmışlar, şarkı yapmışlar.
  • chained to the rhythm ile hayatımda yeniden yükselişe geçen katy perry'nin şarkısıdır. bon appetit şarkısına gelince şarkıyı orijinal yapan sözlerinden ziyade altyapısı ve de klibidir. günümüz için oldukça da başarılıdır, ben gayet sevdim klibindeki ayrıntıları da şarkıyı da. yalnız sevmem eleştiri yapmayacağım anlamına gelmiyor. chained to the rhythm 'den sonra ilginç bir yere evrilmiş, diyemeyeceğim; çünkü zaten hep geri döndükleri nokta: sex-vücut satar olayı. chained to the rhythm, sistem eleştirisiydi; günümüz pop starlarının tarihinde muhakkak olur bir tane böyle şarkı, sonra yine u dönüşü beraberinde gelir.
    diğerleri için adidas'a kıyafet tasarlayan pharrell williams'ın freedom'ını
    ya da
    rihanna'nın american oxygen'ini deneyebilirsiniz.

    malum sex/vücut satar olayına girmeyen bir michael jackson vardı, onun da sistem eleştirisi olan they don't care about us isimli şarkısına kimse de erişemiyor zaten.
  • sabah sabah klibi ile midemi bulandıran vasat bir katy perry şarkısı.

    kahvaltı yaparken izledim iğrendim, neresi eğlenceli olmuş onu da anlamadım.
    o son ayağı göstermiyecektin perry.
  • ne yazık ki katy perry'yi de başarı sarhoşluğundan "osursam dinlerler" kafasına eriştiğini görüyoruz bu şarkıyla. önceden de söylendiği gibi, şarkının altyapısı, nakaratı çok güzel. ama o şarkının kıtalarını söyleme tarzı (teknik olarak ne deniyor, bilmiyorum ama tonunu değiştirerek kısık sesle söyleme olayından bahsediyorum. bunu lady gaga da the cure'da denemişti ve ona da gitmemişti bu tarz.), nakarata gelene kadar insanın sabır taşını çatlatması, sözlerindeki ucuzluk ve sürekli tekrar edişi, migos isimli boktan grubun boktan sözleri, tekli kapağındaki gözleri kör eden vasatlık ve özensizlik... bir chained to the rhythm kalitesine bakın, bir bunun. nasıl ki lady gaga the fame/the fame monster'da kariyerinin en büyük zirvesini yakalayıp bir daha o denli başarıya ulaşamadıysa, katy perry de bir daha teenage dream'de elde ettiği başarıya hiç ulaşamayacak gibi görünüyor. bunlar niye böyle kendilerini harcıyorlar o kadar imkanlara sahip olmalarına rağmen, anlamak mümkün değil.

    umarım rihanna'nın work gibi son derece boktan bir şarkıyla çıkış yapması ve work'ün anti'deki tek berbat şarkı olması gibi, bu da katy perry'nin yeni albümündeki tek berbat/özensiz şarkı olur.
  • ilk defa yüz üstü yatarak doğum yapan bir kadın gördüğüm almanya, isviçre ve ispanya ortak yapımı romantik komedi türünde eğlencelik film.
  • iyi istahlar gibi bi anlama gelir. bu yuzden yemegin sonunda soylenen afiyet olsunun tersine yemege baslarken soylenir..
  • ingilizceye de geçmiş olan bir söz.
  • söylenişi çok keyif veren, azıcık fransız edasıyla bir nefeste ve gevrekçe okunduğunda insanın hoşuna giden, lakin bir "afiyet olsun!"un yerini tutmayan ve mana itibariyle de tutamayacak olan iyi dilek sözüdür. iyi ki günlük konuşma dilimizde yer edinememiştir.