şükela:  tümü | bugün
  • bilinçli olarak yanlış yazım içeren ve format olarak arak from (bkz: base42) olan bundan böyle saçmalamak için ve zaman zaman mantıklı şeyler yazmak için bir özel başlık aramamak adına açtığım şahsıma özel başlıktır.

    (bkz: merhaba ben mekanın sahibiyim)
  • esir madde denen şey kuark mı ki?kuark denen şey esirse neden yapısı farklı? kafamda deli sorular.
  • hissettiğim şey şefkatmiş, çekinceye ne gerek? buna da elhamdülillah.
  • boşluk boşlukla dolmaz.
  • kütahya'daki ağaçlarda genel olarak 30dan fazla çalı çırpıdan yapılmış kuş yuvası var.

    bunun yanı sıra el yapımı insan ürünü kuş yuvaları da bir ya da en fazla ( maksimum demedim çünkü bir türkçe neferiyim.) iki tane.

    şimdi soruyorum bu kuşlar kendi kendilerine yuva yapmasalar yazık günah nasıl yumuş yumuş yerlerde yatıcaklar? kuşlara da yuva yapalım bence. çünkü bunu hak edecek kadar tatlılar. minnacık gözleri ve ayakları var ve yumuşaklar anlıyo musunuz?

    çocuklar çok sorar diye not düşeyim; kaplumbağalar beş parmaklıdır. ve ilginç bir özellikleri vardır. gerçi kuşların da vardır bir gün hayvanlar alemini de yazıyim şuraya.

    edit: çocuklar bunu sorsalar bu başlığa bakmazsınız bir faydası olmayabilir evet bu başlığın o sonradan geldi aklıma, iyi de benim amacım da bu değil zaten. benim başlığım burası.

    (bkz: özel mülkiyet hakkı) onun da mı hesabını verip açıklama yapacaktım?
  • kendime inanıyorum ve güveniyorum. bazen yanlış kararlar alıyorum fakat her defasında kendim için en güzelini yapıyorum. aşırılıklardan sakınıyorum.

    yalan söyleyenlerin maskelerini indirdiğini görmek beni mutlu etti. önce yüzleşemem sandım sonra gerçekleri fehmettim. hani deniyor ya " müslümanlık için müslümanlara değil doğrudan islam'a bak" diye. ne doğru. kişilere takılmadan devam etmek lazım.

    son 1 yıl içinde hatrı sayılır denecek kadar siyasi içerikli kitaplar okudum. resmen bakış açım değişti. hakikatleri öğrenmek kolay ama kabullenmek zormuş. biri bana gelip " uzunincebiryoldainceliklibirhayta fikirlerin çok değişecek sen böyle fikirlere sahip olacaksın, şu çok övülen ve kabul görmüş şu şahsiyetten nefret edeceksin hatta ona olan saygını yitireceksin, uğruna döktüğün gözyaşlarının hepsi boşa olduğunu anlayacak ve asıl buna üzüleceksin." dese tabii ki inanmazdım.

    iyi ki bütün bunları bizatihi yaşamışım ve anlamışım.

    eğitim sistemi bitmiş, neyi savunduğumuzu unutmuşuz. hz. ömer demek yasakmış, hz. ali demeyecekmişiz. ha evet, her türlü görüşü öğrenmek, her kesime saygı duymak vardı değil mi? bilime dayanan hiçbir yönü olmayan bir dolu saçmalık öğretmek mubah ama hakikatli davranışlar için adalet örneğine uygun bir rol model örneği vermek yanlış. bir taraf oluşturmak yanlış ama başka türlü şahsiyetleri örnek vermek tastamam bir tarafı gösterse de doğru.

    benim yanar dönerli eğitim neferi(!) hocalarım. ne de saygılısınız öyle.

    ironime tüküreyim. bu aralar o kadar çok yalancı insan görüyorum ki inanmam zor oluyor. yani bunca yalanın dönmesine inanmam zor oluyor. bu kadar mı sahtekarsınız? doğru konuşmak zor değil ya, neyse aynen birebir onu söyleyeceksiniz. yalan söylemez daha zor bin kurgu bin rol. neyse içim sıkıldı yazarken.
  • bugün biri istemeden ölmeye yattı.
    birine bir arkadaşı çelme taktı, berikine biri çarptı.
    bugün biri o kadar güldü ki gözlerinden yaş aktı, yanakları ağrıdı, nefesi kesildi. etrafın " deli mi bu" bakışlarına maruz kaldı.
    göbeği açık giyinen kızlar cesur, erkekler de durumdan mutlu yollarına devam ettiler.
    belki binlerce insanın belki milyon kadar insanın tuvaletten çıktıktan sonra yıkandığı elleriyle defalarca kirlettiği o iğrenç kağıda türlü manalar yüklendiği için - hiçbir şükür göstermediği o uzvuna enaniyetle bakarak bir bedel ödemiş de öyle sahip olmuşçasına - bugün biri bankalara güvenmediğinden en mahrem yerinde sakladı parayı.

    bugün biri kelebekler'i izledi, yönetmenini tanımadan.

    biri ilk kez dünyaya şu nanosaniye içinde geldi.

    ne güzel şey bu döngü, rulman gibi ne güzel de oturuyor her dişli birbirine.