şükela:  tümü | bugün
  • piyasaya çıktığı ilk hafta internetten 465,000 kez indirilmiş bir will i am(veya black eyed peas) bombası. hastasıyımm.
  • black eyed peas'in tarzıyla yakından uzaktan hiç alakası olmayan parçaları; ama sevdiriyor kendini vesselam. misal ben... anlam veremediğim bir şekilde loop'a aldım gidiyorum gündüz gece.
    hele klibi! fergie artık genç kızlık sevdasını bir kenara bırakıp saçlarını koyu renge boyatmış, eh böyle de angelina jolie'nin kopyası olmuş. ara ara daft punk - around the world izliyorum hissine kapılmıyor değilim siyah-beyaz desenli kostümlerle dans eden adamları görünce.
    neyse, çamur atmak bir kenara olsun. şu an bu satırları yazarken bile 5. keredir dinliyorum.
  • benim playlistimde bulunan 4.12snlik olanının; 3.18inde hafiften başlayan, 3.31de tamamen girip 3.49da biten gıygıylara * bayıldığım, hatta en güzel yeri olark bu yeri düşündüğüm şarkıdır.. tabi fergie severlikte bunun yanına cabasıdır.
  • facebookta arkadaşlar vasıtasıyla videosunu gördüğüm tarzını beğenip hemen yüksek kaliteli bir klibini indirip izleyerek hayran kaldığım parça. klip parçaya çok uygun olmuş. fergienin şu kısmı söylerkenki muhteşemliği gözlerden kaçmıyor:

    "people in the place
    if you wanna get down
    put your hands in the air
    will.i.am drop the beat now"
  • bir kere iki kere değil belki 8 kere izlenmesi gereken klibe sahiptir.
  • yüksek volümlü bir mekanda dinlendiğinde, basın götünüzden girip ağzınızdan çıkması ile alınan haz, good morning paris şarkısı ile büyük benzerlikler gösteren parçadır. hatta bu şarkı çaldığı vakit kolonun yakınlarında olmak en doğru harekettir.
  • here we go, here we go
    satellite radio
    y’all getting hit with (boom boom)
    beats so big i’m steppin on leprechauns
    shitin’ on y’all you with the (boom boom)
    shitin’ on y’all you with the (boom boom)

    bölümünün ismail yk nın şarkısından arak olduğunu düşünüyorum.
    (bkz: şekerim)
    (bkz: oeh)
  • 1.15 e kadar güzel güzel giderken daha sonra saçmalamaya başlayan şarkı. unutmadan fergie'nin thousand eight ve thousand deyişi harikulade.
  • (bkz: seviyorum işte var mı diyeceğin) lunaparkta ahtapota binerken güzel gider. alış veriş yaparken amannnn be al gitsin ölümlü dünya derken iyi gider, ders çalışırken ara almışsın, gece son metroya yetişmeye çalışıyorken yabancı bir memlekette hem de 100 tane merdiven çıkman gerekirken iyi gideraklından 100 milyon şey geçerken iyi gider. kapitalist düzen diye diye aldığın nugget ları köri sosa batıra batıra yerken iyi gider dondurma yerken kalkan bir trene tek ayağını atarak bindiğinde hep bu şarkıyı dinlemek lazım. ben mesela kırmızı halıdan yürüyen bir tip olsaydım şile bezi kıyafetimle yürürken bunla dans ede ede geçerdim basının önünden. mesela yani.