şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yüzyıllardır beklediğimiz gün. 26 yıllık kısa ömrümde ekonomiye kafamın basmaya başladığı ortaokuldan beri bizim mahallediki arkadaşlar ile bu günü bekliyoruz. ülkemizde 780 trilyon katrilyon milyar dolarlık rezerveler var. işleyemediğimiz için toprak altında, ağaç üstünde, denizin dibinde öylecene bekliyor. bir akıllı yatırımcı biraz maliyetten kaçmayıp kazmaya başlasa şu toprağı ülkede kahraman ilan edilecek. bu coğrafya yüzyıllardır şu toprağın altını kazacak adamı bekliyor. ah bir denese ve olumlu sonuçlar alsa parti kursa yüzde 90 ile iktidar olmaz ise gel benim yüzüme tükür. ne tayyip kalır ne bilal. adamı tanrının dünyadaki kılıcı ilan eder benim güzel halkım.

    20-30 bin tl birikmiş param var, araba alacaktım vazgeçtim. gözümü karartip bor madeni sektörüne giricem. ilk iş bizim hırdavatçı kazım ustadan aldım kazma küreği. ee havalar güzel, bahar geldi... pazartesi günü izmir'den eskişehir'e gidip eskişihir'den başlıyorum kazmaya. işi olmayan eskişehirli sözlükdaşlarımı beklerim. ülke halkının beklediği o kahraman ben olacam.

    sırf ekonomi ve siyaset konularının bolcana konuşulduğu kahvehanelerde ve berber dükkanlarında ''yeaa bizim ülkede çok bor mağğdeni var'' diyen amcalar abiler tarafından adım söylense kulaktan kulağa yayılır ve bütün ülke beni konuşur. işte bunlar hep bor işte bunlar hep ekonomi zekası.
  • (bkz: bor madenin özelleştirilmesi)

    bor madenini bildiğim kadarıyla yurt dışında işletiyoruz. yani 100 kilo verip 1 kilo işlenmişini alıyoruz. fabrikasında çalışan mühendis arkadaşlarımdan aldığım bilgi bu. ne kadar doğru bilmemekle birlikte, buğdayı bile ithal ettiğimizi düşününce insan inanıyor.
  • bir maden mühendisi olarak anlatmaktan dilimde tüy biten hede.
    ya kardeşim sizin ülkenizde mevcut olan stokun değerlendirilebilmesinin tek mümkünü ar-ge!
    amerika toplam rezerv olarak türkiye'nin 4 te 1 rezervine sahip olsa da ar-ge olarak türkiye'nin istihdam olarak 14 katına, ar-ge enstitüsü olarak 6 katına, para kazanabileceğiniz mamul üretim sayısı olarak ise 80 katı fazla ürün üretmektedir.
    maksimum üretebildiğimizin borik asit olduğunu düşünürseniz (ki bunu laboratuvarda yapmak bile mümkün) o para eden milyar dolarlık yan katkı sağlaması öngörülen ana mamullere ulaşabilmemiz için bir yüzyıl daha beklenmelidir.
  • 8. endüstriyel hammaddeler sempozyumunda eti bor işletmelerinden uzmanların aktardığı bilgiler ışığında ülkemizde çıkarılan borun ciddi miktarda arsenik ihtiva ettiği bu sebeple ciddi maliyetleri olan bir zenginleştirme sürecine ihtiyaç duyduğudur.

    evet motor yağlarından yakıtlara, inşaat kaplama malzemelerinden yüksek performans malzemelerine kadar bir çok alanda kullanımı mevcut. bunlar dünya literatüründe de mevcut. ama ülkemizdeki borun durumu belli.

    diğer taraftan bir de dünya pazarı realitesi var; yani sen mucize yaratıp arz edebilirsin ama bunun talebi nerede? ülkemizdeki sermaye genel olarak yeniliğe çok açık değil. kabaca risk almaktan çekiniyor. sen polimer sektörüne karbon nano tüp'e alternatif biyo-uyumlu tüp sentezleyip veriyorsun ama adam polimer nano kompozit malzeme üretme derdinde değil. kar marjı düşük tonlarca ambalaj kağıdı üretiyor. çünkü o iş garanti.

    bir de tabi ülkemizdeki enerji ve buna paralel lojistik maliyetleri ortada. demir yolları yetersiz. mazot 5 tl!
    yani biraz rüya bu iş. ama olsun, gelişmek isteyen ülkelerin hayalperestlere ihtiyacı var!
  • torunumun torununun torunu belki görür