şükela:  tümü | bugün
  • şiddetle kaçınılması tavsiye edilebilecek impulsif davranış ve artçılları salvosu, bungee jumpingin yer çekimsiz ortamda yapılan versiyonudur, küstürdüm barışamam ayrıldım kavuşamam türküsüne konu mankeni olmuş abimizin yaşadıklarının başlangıç noktasıdır, ne ötesi ne de berisi vardır, ilaç tedavisine kombine bilişsel davranışçı terapilerin prognozu olumluya çevirmesi sadece olasıdır.
  • boynuzlarınızı baştan takın sonra sürpriz olmasın, cinselliğini her zaman kullanacaktır. içiyorsa sapıtana kadar içecek, seviyorsa sizi bayıltana kadar sevecektir. nefret ediyorsa götü kollayın, gebertebilir. bir gün bütün hayatı olursunuz, ertesi gün tanımaz. her şey ya çok iyi gidiyordur ya da ölmek istiyordur. siz bütün bunları boşverin, "ben bakkala gidiyorum hayatım sigara almaya" deyin ve dönmeyin bir daha.
  • herşeyi ya zirvelerde ya da diplerde yaşamak durumunda kalmaktır. birgün deli gibi sevilirken, hatta sevgiden bunaltılırken ertesi gün görünmez olmak, ha bire bir kayıtsızlık duvarına toslamaktır. duvara toslamaktan kafayı gözü ve de özellikle yüreği dağıttıktan sonra bir cesaret gitmeye kalktığınızda, binlerce görünmez ip, kocaman sevgi sözcükleri, teatral sevgi gösterileriyle durdurulmaktır. dönüp geldiğinizde ne zaman sevecek, ne zaman görmeyecek bilmediğinizden kumsalda ayaklarınız çıplak deniz kenarında durmak gibi yaşamaktır. her dalga biraz daha kum götürür çekilirken ayaklarınızın altından. yerin ayağınızın altında sallanmasıdır bu yüzden. her dafasında çıkarıldığınız yükseklikten yere düşe düşe pare pare olmaktır. güveninizi kaybetmektir. herkese, herşeye. ne kadar yükseğe çıkarsanız o kadar yüksekten düşersiniz çünkü. ve gerisi... giderek ona dönüşmektir. kontrolünüzü kaybetmek, tepkilerinizi ayarlayamamak... borderline olmak.
  • (bkz: betty blue)
  • patalojik bir durum.

    mesele, borderline birine aşık olmaktan ziyade, zannimça borderline birisi ile birlikte olmaya çalışmaktır. sonuçta, henüz tanımlanabilmiş bir aşk açıklaması olmadığı, insanların ne zaman kime nasıl aşık olduklarını bilemediğimiz için, bir nedenle, herkes kendisini borderline birisine aşık olmuş olarak bulabilir. ama, karşıdaki insanın borderline olduğunu anladığı anda ne yapacağına karar vermektir. klinik borderlinelar, sağlam bir ilaç rejimi ile tolere edilebilir boyutlarda bir hayat geçirebilirler ama bunun bile bir garantisi bulunmamakta. çeşitli deneysel beyin ameliyatlarında ise henüz kabul edilebilir bir sonuç sağlayan daha bulunamadı diye biliyorum.

    borderlinelar uzaktan bakıldığında ilgi çekici gelebilir. dünya duruşları, yaşam tarzları, düşünce yapıları ortalamadan daha farklıdır. sırf bu nedenler bile ilgi çekici olmaya yeter de artar bile. ama iş birlikteliğe geldiğinde, davulun uzaktan sesi hoş gelir ve akabinde olaylar gelişir.

    ha, bunun bir upgrade versiyonu, borderline + asperger kombinasyonudur ki, denk gelirseniz koşarak kaçın**

    kişisel tavsiyem, gerçekten klinik olarak herhangibir tanı konulmuş insanlardan duygusal anlamda başınıza bela aramıyorsanız uzak durun. çünkü dünyayı bizim gördüğümüz gibi görmüyorsunuz, yaşamıyorsunuz ve göremeyip yaşayamayacaksınız. belki iş yaşantınızda ya da sosyal ilişkilerde bu insanları idare edebilirsiniz ama duygusal ilişkilerde bu işe hiç kalkışmayın derim.

    ha, ben illa dertsiz başıma dert istiyorum diyorsanız da, naçizane tavsiyem, karşınızdakini anlamaya çalışmakla zaman kaybetmeyin ya da mücadele etmeyin. eğer karşınızdakini olduğu gibi kabul edebiliyorsanız, belki bir şansınız olur. ama bu anlamda duygusal stabilite hayatınızda olmayacak şeylerden birisi olacak büyük ihtimalle, ki bu hem yorucu hem de fazlasıyla yıpratıcı bir şeydir. karşınızdaki insanı tamir edemezsiniz. hayatının sonuna kadar çok büyük ölçüde olduğu gibi kalacaktır. ha bence, tamir edilecek bir şeyimizde yok orası ayrı.

    ayrıca (bkz: gönül ota da konar boka da)

    edi: türkçe karakter
  • "bu insanların ıstıraplarını dindirmek için yapmayacakları şey yoktur belki de.
    sizinle sevişen bir insanın aslında kiminle savaştığını bilemezsiniz.
    sizi öperken kimi öldürmeye çalıştığını,
    sizi severken kimden nefret ettiğini tahmin bile edemezsiniz..."
  • cidden sorunlu bir ilişki olacaktır.sizi görmek için delirirken, hayatıyla ilgili planlarına sizi de dahil ederken bir ay sonra boktan sebeplerle sizden ayrılmak isteyebilir.sizi sevdiğini bilirsiniz ve herşeyin güzel gittiğini sanırsınız ki yanılmışsınızdır.bir ay sonra yine konuşmak ister ki siz seviyorsanız tamam dersiniz koşa koşa gidersiniz.herşey yine süperdir ama bir hafta sonra yine konuşmaz sizinle, yine dumur olursunuz, ararsınız ne acar konusur ne geri döner, cevap dahi vermez.aylar sonra sizi görmek ister.hala içinizde birşeyler kalmışsa olur dersiniz cehennemin dibinden gelir de yine sarıp sarmalar, seni özledim der, muhtemelen de özlemiştir ama 3 gün sonra çok konuşmak istemiyorum, daralıyorum, seninle ilgisi yok herkes için böyle der, anlam veremezsiniz. hayatınızdan tamamen çıkartmadıkça bu boyle gider.sonunda dayanamayıp siktir edersiniz.tam olarak böyle bi tecrübem oldu.hastalığının farkındaydı ama sinir krizlerine, dengesiz hareketlerine, umursamaz tavrına ve özlediğinde ise geçmişte olanlara bakmadan geri dönmeye engel olamıyordu.sırf sevgilileriyle değil aileleriyle de muhtemelen sorunludurlar.boylelerini sevmeyin diyemeyeceğim çünkü baştan kendisi söylemedikçe bilemezsiniz.sonradan baktınız dengesiz davranışları var ufak ufak kaçın.yada iyisimi direk bırakın.iyi günündeyse arayıp soracaktır, kötü günündeyse muhtemelen umrunda bile olmazsınız.değneğin iki ucunda yaşarlar da bi türlü ortasını bulamazlar.
  • sınır tanımamaktır.
  • sonucunda ya sabir tasi olursunuz yada sinir hastasi. ortasi yok.