şükela:  tümü | bugün
  • tunceli'deyken müşerref olduğum ve çoğunluğunu astsubayların oluşturduğu komplekssiz askerlerdir.

    tunceli'deki jandarma bölge komutanlığı'na 2 günlüğüne ziyarete gelmişti bu müthiş askerler. bol bol konuşma ve maceralarını dinleme fırsatı bulmuştum.
    birinin parmağı yoktu, birinin bacağında kurşun izi vardı, bir diğerinin yüzü yanıktı. nasıl oldu bunlar diye sorduğumda, böyle böyle oldu komutanım diye anlattılar bana. evet, bana hitap ederken 'komutanım' diye hitap ettiler. çünkü onlar asker gibi askerdiler, kompleksleri yoktu. peki ben kimdim? götü boklu bir asteğmen. ya onlar? bence bu vatanın gerçek kahramanları. ve sırf ben asteğmenim onlar astsubay diye, askeri bilgileriyle beni defalarca ceplerinden çıkartabilecek düzeyde oldukları halde bana komutanım diye hitap edecek kadar alçak gönüllüydüler.
    hepsini alınlarından teker teker öpüyorum.
  • kompleksiz en düşük rütbeleri astsubaylardan oluşan ordu mensuplarıdır. şırnakta kısa dönem er olduğum zamanlarda * , bu şahıslarla konuşma fırsatım oldu. uzun uzun muhabbetler, hiç birisinde sen ersin lan bakışı bile görmedim, yaşadıklarını anlatanlar, komutanım siz nasıl bişeysiniz, hiç yara almazmısınız diye sorduğumda "oğlum bizi vururlarsa ilk kurşunla vururlar" diyenleri. dünya tatlısı insanlarıyla dolu bir gruptur.

    nişancılığınız anlatılanlar kadar var mı dediğimde hiç üşenmeden 400 metreye bir a4 kağıt koydurup, g3 ile tam ortadan vuranlar, kısa sürelide olsa gösteri yapanlar. geçmek bilmeyen gece nöbetlerimde kritik günlerde yanlarımıza gelip mevzide bizimle birlikte nöbete kalanlar ve zamanın nasıl geçtiğini hissettirmeyen kişilerdir. tüm tsk bir yana bu güzel insanlar bir yana olmuştur kısa süreli askerlik dönemimde benim için.

    edit: yeri geldiğinde seve seve ülkesi için canlarını feda edebilecek kapasiteye sahiptirler, işsiz kalmıyayım, para kazanayım mantığından tamamen uzak bir şekilde askerlik mesleğini seçmişlerdir. bazıları gibi masa başından askerlere emir itaat içerisinde olmayıp gönülden bağlıdırlar vatan topraklarına ve o vatanı var eden koca bir ulusa.
  • kendilerine izafe edilen pek çok şeyi, tek adam dalıp ortamı dağıtmayı falan yapmak gibi bir görevleri yoktur.

    bordo bereli olarak adlandırılan özel kuvvetler, gayrı nizami harp yaparlar.

    yabancı topraklarda dost birlikleri eğitirler.

    istihbarat toplar, keşif yaparlar.

    psikolojik harp yaparlar, propaganda yapar, eylem örgütlerler.

    özel kuvvetlerin tüm dünyada görevi "bel altı vurmak"tır.

    şu anda libya'da, suriye'de isyancıların arkasında çok sayıda ülkeden çok sayıda özel kuvvet unsuru vardır. isyancıları silahlandırmakla, eğitmekle, hükümet birliklerine karşı propaganda yaymakla uğraşmaktadırlar.

    ve bunların tamamını cephe gerisinden, çoğunlukla bir hücre evinde, çaylarını kahvelerini yudumlarken yapmaktadırlar.

    bunların yanında nokta operasyon yapmazlar mı? yaparlar.

    türkiye'deki özel kuvvetler komutanlığı, görev ve yetki bakımından abd'deki sad ve delta'nın bir karışımı gibidir.

    yani hem istihbarat servisinin operasyonel kolu hem de özel operasyon gücü olarak çalışır.

    bu yüzdendir ki, bir "bordo bereli" insanüstü nişancılık yeteneklerine, baklava dilimi karın kaslarına, adonis kasına falan sahip olmak zorunda değildir.

    istihbarat esas olarak bir zeka işidir, dolayısıyla bu elemanların esas gücü, onları pusuya düşürmenin, pusuya düşürülse bile ele geçirmenin, ele geçirilse bile alıkoymanın son derece güç olmasıdır.

    düşmanı bertaraf etmek için tek başlarına bilim kurgu filmlerinden fırlamış ekipmanlarla dalmaları gerekmez, gerekmemelidir de, dünyanın her yerinde böyledir. onun yerine, o işi kendileri için yapacak adamları devşirirler, güvenli bir mesafeden de olayı "koordine" ederler.

    özel kuvvetler bel altı savaşır. onların mahareti, bu savaşı kendi ellerini kirletmeden yapabilme becerileridir. gerekirse kafa göz dalarlar, o ayrı.

    türkiye'de bu böyle, abd'de de, almanya'da da.
  • şimdi bu adamların dünyadaki en iyi özel birliklerden biri olduğunu tüm dünya zaten biliyor. başarılarını da dost-düşman hemen hemen herkes takdir ediyor.

    lakin gelin görün ki sözlükte bazı salaklar var, (bak sadece salak diyorum. orospu çocuğu olup olmadığını bilemem lakin salak olduğun aşikar) ki bu salaklardan bazıları bu sözlüğe yazar olacak insanların akıbetini belirliyor, üstü kapalı şekilde bordo berelilere hakaret ediyor.

    hayır güzel kardeşim bu yediğin bokun adı övmek değil.

    şimdi ben savcılığa suç duyurusunda bulunsam, ssg yapması gerekeni yapıp senin ip'ni cartını curtunu bildirse. hakkında kamu görevlisine üstü kapalı hakaretten dava açılsa. 6 ay hapis cezası götcezine kaçsa hoş olur mu?
    bence hoş olmaz.

    adam ol iki dakka ya. zor bir şey istemiyoruz senden. asker lan bu adamlar. ülke koruyorlar. azıcık saygı duy mına koyim.

    zöge: sözlükte bu kadar çok pekekeli olduğunu bilmiyordum.
  • o kadar beceriksiz bir birliktir ki, askeri birlikler arasında düzenlenen uluslararası müsabakalarda abd'nin delta force birliğinin defalarca daşşaklarını burmuşluğu vardır.

    abd ordusunun bile "birlik" bazında saygıda kusur etmediği bu birliğe "başarısız, beceriksiz" diyenler falan çıkmış siker misin, sabaha mı bırakırsın?
  • 100 tane komandonun dagi didik didik edip bulamadigi ve onlarca mermi yakmasina sebep olan 7 teroristi, 8 adet kursunla ayaklarinin dibine seren elemanlardir.
    telsiz konusmalari da cok ilginctir bu arkadaslarin. piyadeler geyik cevirip, komandolar bir kac kelimelik mesajlar kullanirken, bunlar 725, 642, 254 gibi sadece sayı soyleyip susarlar.
  • bu adamlarla 8 km. teçhizatlı koşu yaptık, ama "ehehe 8 ne ki la" diyen dalyarak pkk sevicilere baştan söyleyeyim, burhan felek'te koşmadık o 8 km.'yi. dağ, bayır, yokuş, diken koştuk. yaş 17 daha, zıpkın gibi delikanlıyız sözde. bordo bereli komutanımız koşu sonunda adeta bir elvan abeylegesse gibi gayet nefes düzeni yerinde, elleri attı cebe ıslık öttürüyor, biz amk yerlerde sürünüyoruz.

    çok özür dilerim pkk'lı barış böcükleri, ananızın amını siker bu adamlar ruhunuz duymaz. ki duymadı da.
  • doğuda askerlik yapan her askerin gözündeki efsanelerdir. askerler onları örnek alır, onlar gibi yaşamak isterler. işin özünde serbest takılmaları, emirle iş yapmamaları ve çok iyi eğitilmiş olmaları vardır. soğuk kanlıdırlar... bizzat kendi gözlerimle elemanların yukarıdan mermi yağan bir tepeye sahilde yürür gibi sızdıklarını ve silahı susturduklarını gördüm. eğlence için değil, helikopter gelemeyeceği için yapmışlardı bunu. konuştukları zaman normal birinden farklı değiller. yani öyle psikopat katil havasında değiller. ama operasyon anında normal bir subay ile bunların gözlerine bakınca fark anlaşılır. ne yazıktır ki bu soğukkanlılıkları nedeniyle çok zaiyat verirler. bir operasyonda telsizle "3. indi" "sende kaç var" gibi şakalaştıklarını duymuştum. ben şarjör veya top mermisi saydıkalrını sanıyordum. meğerse birbirleri ile yarışıyorlarmış, aldıkları kelle sayısı için. ha bu arada, kulak kesme külliyen yalan. aldıkları kelle başına ödül de almıyorlar. on beşinden on beşine kuru maaş...
  • hakkında anlatılanları ben de herkes gibi efsane olarak değerlendirdiğim unit.

    ta ki askere, 93 senesinde gönüllü komando olarak yazılan ve acemi birliğini ısparta eğridir'de, usta birliğinde hakkari yüksekova'da tamamlayan ve osman pamukoğlu'nun komutanlığında; hakkında belgeseli bulunan kan uykusu operasyonlarına dahil olmuş ve 3-4 ayda bir tabura geri dönüp 1 ya da 2 hafta dinlendikten sonra tekrar dağlara geri dönen, özel tim olarak adledilmiş ve kırmızı teskeresi bulunan bir kimsenin anlattığı ve sadece bir* çatışmada bordo berelileri çağırdıkları çatışmayı kendi ağzından anlatana dek...

    öncelikle (bkz: #30206824)

    sürekli hareket halinde bir tim olduklarından 12 kişilik bir terörist grubu ile çatışmaya girerler. çatışma öğle saatlerinde başlar ve arazinin uygunsuzluğu sebebiyle üstünlük sağlayamadıklarından geceye kadar sürer. çatışmaya bordo bereliler gece dahil olur. cephane tükenmek üzeredir ve bizimkiler aralıklarla ateşe devam eder. gece karanlığında terörist grubunun bulunduğu yerden ateşe karşılık gelir. bizimkiler ateşi keser ve nereden geldiği belli olmayan toplamda 17 atış yapılır. bu 17 atışa terörist grubundan aralıklarla karşılık verilse de 17. atıştan sonra çatışma biter. bizimkiler sabahın ilk ışıklarına kadar ateş edilmese de mevzilerinden ayrılmaz. sabahın ilk ışıklarıyla kontrol etmeye giderler ve 12 cesetle karşılaşırlar. bu süre içinde kimse hiç bir bordo bereli göremez. sadece onların çağırıldıklarını bilir.

    bu şekilde askerlik yapmış bir kimse bile, karşısında kanlı canlı olarak sadece 1 bordo bereli gördüğünü ve onunla konuşmaya bile gerek kalmadan neler yapabileceğini anladığından bahseder.

    hakkında anlatılanlar efsane gibi gelebilir ancak yaşanılanlar gerçekten de efsane olabilecek şeylerdir. isteyen istediğine inanır ya da efsane gözüyle bakar, beni de zerre ilgilendirmez. ben neye inanacağımı gayet iyi biliyorum.
  • bizi yakalamak için çok hızlı olmalısınız
    bizi bulmak için çok akıllı olmalısınız
    bizi yenmek için şaka yapıyor olmalısınız gibi de bir sözleri vardır.

    busted editi: ingiliz sas* ler ve amerikalı seallar* tarafından da kullanılan sözü kullanmışlardır.