şükela:  tümü | bugün
  • geçenlerde farkına vardığım gerçek. 'boş metrobüs' ile kastettiğim şey medeniyetten nasibini fazlasıyla alarak, herkesin götünü bir yere oturtabildiği, hatta boş koltukların var olduğu bir metrobüs portresi.

    özellikle akşam saatlerinde, hava tam anlamıyla kararmışken, metrobüs ile yolculuk yapmak bir hayli keyifli. şehirlerarası otobüs yolculuğunda gece yaşanılan içe dönüşün benzerini yakalamak mümkün. iett otobüslerinde benzer şeyi herhangi bir saatte yaşayamıyorsunuz; gerek sürekli dur kalk yapmasından, gerekse aracın düz bir çizgi üzerinde ilerlememesinden ötürü. fakat metrobüs öyle değil. gece saatlerinde boşken insanı farklı yerlere götürebiliyor. hele ki cam kenarında oturuyor ve etrafı süzüyorsanız.

    yine de metrobüs tabii ki bir vapur değil. ve biliyorsunuz ki, vapurun etkin olma alanı daha kısıtlı. ve biz fakirler, ya da herkesi bulaştırmadan ifade edeyim, ben bir fakir olarak, canım sıkkınken, "şöyle arabamı alıp bir iki tur atayım." diyemediğim için metrobüsteki sıradan bir yolculuğa dahi birtakım anlamlar yüklüyor olabilirim. ama hayat, nihayetinde bir şeylere anlam yüklenmeden yaşanmıyor. bunu hepimiz şimdiye dek görmüşüzdür veyahut kimileri acı bir şekilde göstermiştir.