şükela:  tümü | bugün
  • az önce zincirlikuyu da gördüğüm mutluluk. acayip yoğun yaşanır.
  • ancak kalabalık bir grup o minibüsü bekliyorsa yaşanacak mutluluktur. aksi takdirde o mutluluk minibüsün dolmasının beklenmesiyle birlikte eziyete dönüşür. aradada minibüscü minibüsü sallar falan..
  • oturulacak yerin seçimi konusunda aşırı kararsız kalma duygusuyla beraber yaşanır.
  • güneş ne taraftan vuracak sorularını beraberinde getirir.
  • stratejist gözü gerektirebilir. yeni binenlerin en zor ulaşabilceği nokta, güneşin vurduğu taraf. bir de insan kendini otobüsün sahibi gibi hissediyo böyle en gözlen yere oturmuşsun "tipe bak" teyze oraya oturma" "delikanlı kalksana yer ver"
  • eğer erken inilecekse şimdi yanıma kesin iri yarı biri otur diye düşünüleceği için, koridor tarafına oturulabilecek nispeten boş bir minibüse binmenin vereceği mutluluğun yerini tutamaz. bu sorundan kurtulmak amacıyla, ilk binen olunduğu halde erken inileceği için cam kenarına oturmamak da, her binen yolcu için bu yanıma mı oturacak diye düşünülüp toparlanma refleksi gösterileceğinden ayrı bir strestir.
  • önce şöföre parayı verip, yerine ondan sonra oturacaksa, istediği yere oturamayacak olmasının verdiği telaşı yaşayacak olandır. para üstü beklerse, hiç oturamama ihtimali beynini yer bitirir.
  • dolana kadar 5 km hızla gidileceği için anında yok olan mutluluktur.
    (iç ses: abicim çöp tenekesine niye korna çalıyorsun, dur binecem derse alacan mı arabana)
  • reklam mutluluğudur. minibüslerin tanitimi için reklam filan çekiliyordur. minibüsçüler odasi başkani ertesi gün açiklama yapar "tabi, pik saatlerde bu kadar boş olmuyor, senaryoyu bana daha önce gösterselerdi -bu kadar boş olmasin- derdim" diye.