şükela:  tümü | bugün
  • düzenli idmanlarla haksızlığa maruz kalanların sonunda kazandığı bağışıklıktır.
  • hayata devam edebilme gücünü sunar size. söylenen, duyulan, yaşanan, yaşanmayan her türlü ıvır zıvıra şöyle bir dil çıkarıp "yemişim tüm olan biteni bana bir şey olmasın" rahatlığını getirir beraberinde.. hiçbir şeyi uzatmaz, insanları ya da kendinizi değiştirmeye çalışmayı bir kenara bırakıp kabullenmeye ya da boş vermeye başlarsınız.. kimse anlam veremez yüzünüzde her daim beliriveren saçma gülümsemeye lakin boşvermişlik de böyle bir şey işte.. uzun lafın kısası güzeldir, tavsiye edilir..
  • bazen yapılması gereken eylem. insan bazen olacakları önceden farketmesine rağmen önüne geçememekte. adına kader veya şans dedikleri bazı kavramlar dolayısıyla insanların başlarına gelecek şeyleri önlemek veya değiştirmek gibi bir durumları neredeyse imkansız olduğu için yapılacak en faydalı iş boş vermektir. zaten her şey olacağına varır. ufak ayrıntıları veya nefret edilen küçük ve önemsiz şeyleri büyük sorun haline getirmek kişiyi boşu boşuna yıpratmaktan öteye gitmez.
    arada bir ne derdiniz, ne probleminiz olursa olsun boş verip hayatı dalgaya almak, nevizade'de arkadaşlarla içip kelle olmak, ardından o sarhoş kafayla geleni geçeni seyretmek iyi gelecektir.

    (bkz: kaderde varsa düzülmek neye yarar üzülmek)
  • "diş doktorum bir keresinde boş vermenin diş çektirmek gibi olduğunu söylemişti. dişin çekildiği zaman rahatlarsın. ama dilin kaç kere dişinin eskiden olduğu yere doğru gider? muhtemelen günde yüzlerce kez. artık canını yakmaması fark etmeyeceğin anlamına gelmiyor. bir boşluk bırakıyor ve bazen kendini onun eksikliğini hissederken buluyorsun. bu durum biraz sürüyor, ama zamanla geçiyor. dişi çektirmeyip de bıraksa mıydın? hayır, çünkü canını çok yakıyordu. bu yüzden, önüne bak ve boş ver."
  • kimi zaman çok önemli bir günü, belki birini ya da olayı...
    ne kadar da gözümüzde büyüttüğümüzü fark ederiz. her güzel şey gibi sonu olabilir. yaşanmış ve geçmiş. sağlık elden gitmeye başlamışsa eğer, üzerinde düşünmenin daha ne önemi kalır ki?
    yarına dahil yapılacak planlar, konuşulacak şeyler...
    biz olmadığımız zaman ne olacak? yerimize başka birileri mi sahneleyecek ruhumuz işitsin diye?
    bütün sevişler yarım kalmayacak mı?
    cevapları biliyoruz. o halde neden umursuyoruz?
    boşverin gitsin.
    kimi zaman çok önemli bir günü, belki birini ya da olayı...
  • takmamak. hayat o kadar sıkıntı çıkarınca insanın karşısına, bünye bir noktadan sonra bağışıklık kazanıyor sanırım. artık sallamıyor, boş koy gitsin diyorsun. ve bu rahatlama, recep ivedik psikolojisine erişmenizi sağlıyor. bir nevi nirvanaya ulaşmış oluyorsunuz. bu arada nirvana'yı da severim, ama solistleri, kurt cobain erken öldü ya*.
    (bkz: hayatın baharı)
    (bkz: 27 yaşında ölme karizması)

    (bkz: çelişkiler insanı)
  • boş'almak'la eşanlamlandırılabilir şeydir, boşverirsin ve uyursun, halk arasındaki ifadesi "sikmişm böyle aşkın ızdırabını" dır. ızdırap the end.
  • ne zamandır kafanızı kurcalayan, sizi buhranadan buhrana sürükleyen, kafayı yedirten olayı veya kişiyi iplememeye başlamak, rahat etmek...
  • dolu olarak alınan bir şeyi boş olarak geri vermek...
  • uygulaması da öğrenmesi de zor olan şeydir. gripin pek güzel "boşver" demiş olsa da:

    "hikâyeler anlatıldı aşk meşk bağlılık hakkında/ağlayacak yer kalmadı/sahte dostların omzunda/tükenen sensin aslında/yalnızsın artık oyunda/son pişmanlık fayda etmez/azrailin makamında/boşver konuşma/bir dön bak arkana/yaşanmamış olanlar/pişmanlık aslında/yoksun zamanla/akrep dolandıkça/yelkovan yorulmaz/kalbin yorulsa da"