şükela:  tümü | bugün
  • aile ve sosyal politikalar bakanı fatma betül sayan kaya, adana'da bir otelde düzenlenen adana il değerlendirme toplantısında yaptığı konuşmada, bu iddiada bulundu:

    “boşanma oranlarında son 6 yılın en düşük rakamlarını bu yıl yakalamış olduk”.

    tabii doğruluk payı boş durur mu? hemen incelemeye başlamış. web sitelerinde yazan bilgiye göre de;
    bakan kaya’nın bu iddiasını incelemek için tüik’in yayınladığı “kaba boşanma hızı” verilerini inceledik. kaba boşanma hızı, belli bir yıl içinde her bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade etmektedir.

    veriler şöyle:
    2007 - 1,34
    2008 - 1,4
    2009 - 1,58
    2010 - 1,62
    2011 - 1,62
    2012 - 1,64
    2013 - 1,65
    2014 - 1,7
    2015 - 1,69
    2016 - 1,59

    tablodaki veriler tüik evlenme ve boşanma istatistiklerinden, 2007’den 2014’e kadar olan kaba boşanma hızı oranlarını veriyor. verilere göre 2007’den 2014’e kadar daimi bir artış gözlemlemekteyiz. 2015 yılıyla birlikte ise bir düşüş başlamaktadır. bakan kaya’nın da ifadesinde yer verdiği gibi, 2016’da son 6 yılın en düşük kaba boşanma hızına ulaşılmıştır.

    bakan kaya, bu oranın sağlanmasında 2017 yılı öncesinde başlatılan “evlilik öncesi eğitimi yaygınlaştırma programına” vurgu yapmaktadır. fakat boşanma hızının düşüşünü gösteren bu oranlarla boşanmaların azalmasının sebepleri net olarak açıklanamaz. bu verilerden, aile kurumunun güçlendiği sonucu ya da kadınların boşanma durumlarında yaşadıkları sıkıntılardan ve hayatlarını sürdürdükleri ortamdaki baskılardan ötürü evliliklerini devam ettirip ettirmedikleri sonucuna ulaşılamıyor.

    nedenleri değişken olsa da, verilere göre 2016 yılında gerçekten de son altı yılın en düşük kaba boşanma hızına ulaşılmıştır.

    ---haber sonu---

    --- yorum başı---

    bence bu rakamların altında yatan sebepleri de göz önünde bulundurmak lazım. ailesinde ve çevresinde de bolca boşanma vakası gören birisi olarak söylüyorum:

    bu oranın düşme sebepleri bence olumlu olmadan çok uzak, olumsuzluk hatta karamsarlık düzeyindedir. çünkü;

    1- 15 temmuz sonrası ülkemizdeki mahkemelerin sonuçlanma süreçlerine bakacak olursak, uzun süren davalar ve boşanamayan insanlar sebebi ile bu rakamlar doğru değildir.
    2- insanlar daha konservatif bir toplumda yaşamaya başladığı ve mahalle baskısının da (bence) arttığı için boşanan kadınlar artık rahatça boşanamıyor ve toplumun tepkisini çekiyor.
    3- özellikle erkek şiddetinin sürekli arttığı son yıllarda kadınlar boşanmaya korkuyor. boşanan ya da boşanmaya yeltenip, kocasından dayak yediği, kocası tarafından tacize, hatta tecavüze uğrayan kadınların polis karakolundan barıştırılarak(!) eve gönderildiğini, ertesi hafta öldürüldüğü haberlerini sıkça okuduk, okuyoruz.
    4- erkekliğin(!) bu derece yüceltildiği, kadınların aşağılandığı bu toplumda, arkasına devleti, polisi, mahalle baskısını ve barbarlığını almış erkeklerin onurunun kırılmaması için boşanma oranlarının düşmesine vesile olduğu bence çok da büyük bir sır değildir.

    bu sebeple boşanma oranları düşmüş(!) olabilir, evet. ama kesinlikle gerçeği yansıtan bir oran olduğunu düşümüyorum. düşünmeyeceğim.