şükela:  tümü | bugün
  • annem babam ve benim aynı karede olduğumuz tek bir fotoğrafın olmamasıdır.
  • herkesin falsolu bir soru sorduğunda "ayy kusura bakma bilmiyordum" demesi. benim ise içimden "ne duyar kasıyon la noldu sanki" demem.
  • bu durum, çocukken çok sarsıyordu beni. ayıpmış gibi dillendiremiyordum. büyüdükçe benim normalim bu oldu, artık konuşmaktan çekinmez oldum. üstelik, daha kötülerini yaşamış olanlar da vardı ve güçlü durmalıydım.

    bir öğrencim var. akıllı, komik, sevimli bir çocuk. kendini sevdirmemesi mümkün değil. ama bir sürü sorunu var. psikolojik destek almasının yanında ilaç da kullanıyor. anne ve babası boşanmanın eşiğinde, o her şeyin farkında. bununla büyük bir adammış gibi baş etmeye çalışıyor. gözlerinde görüyor insan.

    cuma günü iki çantayla geldi okula. babası alacakmış, onu söyledi. ilk dersten son derse kadar "eve ne zaman gideceğiz?" diye sordu. başka zaman sormaz. dersler bitti, babasına teslim etmek için onunla beraber aşağıya indim. babası gelmemişti. kütüphanede oturduk. babam ne zaman gelecek diye sordu bu sefer. gelir birazdan dedim. gözleri doldu. kapıya kilitlendi kaldı. mutsuzluğunu ya da üzüntüsünü paylaşabilen bir yapıda değil ama savunmasızdı.

    kapıda babasını gördüğünde öyle bir koşup üstüne atladı ki gözlerim doldu hemen. sınıfa eşyalarımı toplamak için geri döndüm. sandalyeye oturup hüngür hüngür ağladım. kendi çocukluğum gelmişti gözümün önüne. bir türlü unutamadığım olayların yaşandığı çocukluğum.

    evliliklerin sorunsuz olacağına inanan tarafta değilim. evlilik, çok zor bir birliktelik şekli bana göre. ama sonrasında çocuk doğunca ve işler yolunda gitmeyince, anne ve babadan daha çok etkilenen biri varsa o da çocuk oluyor. yalnızlığa, terkedilmişliğe, güvensizliğe bir şekilde alışıyor. kimi zaman seneler sonra sorun oluyor, kimi zaman tam da o an yaşarken. bunu kimsenin yaşatmaya hakkı yok. ebeveyn olmak becerilemeyecekse özellikle.

    içim acıyor öğrencimin, o minicik benliğiyle bunların hepsiyle başa çıkmaya çalıştığını gördükçe. ona bakınca kendimi görüyorum, kendime de üzülüyorum. boşanmanın daha kolay baş edilebilecek hale gelmesini diliyorum çocuklar adına.
  • akli olan politik olur, akilsiz olan her turlu melaneti bulur. bosanmis aile cocugu, olaylara cift tarafli bakmayi bir zorunluluk olarak ogrenmistir (en azindan bu ihtimalin diger insanlara gore daha yuksek olmasi beklenir)

    "the pessimist sees difficulty in every opportunity. the optimist sees the opportunity in every difficulty." - w. churchill
  • o ben oluyorum. 21 yaşındayım ve ergenliğimde ailemin dağılmasını o kadar çok istemiştim ki anlatamam. zaman geçti devran döndü. her şey yolunda artık dedik ablam,annem,babam,ben her şey güzel bir dinginleme var. hayata düzeliyor dedim içimden. çok geçmedi bunu dedikten 1 ay bile geçmeden annemle babamın bosanacagini öğrendim. sevindim mi ? üzüldüm mü ? hiç bilmiyorum. hissizlestim yalnızca. 27 yıldır evli olan annem ile babam boşandı ise ben gibi sabırsız bir insan bir evlilik yürütemez idi. (annemdeki sabirin milyonda biri insanlığa geçse insanlık çığır açacak kadar hoş niyetli olur düşünün öyle bir kadın)
    her ne ise velhasıl boşandılar. annem ve ablam niğde'ye, babam ise yalniz antalya'da kaldı. ben ise ısparta'da okuyorum. olan bana oldu a*mina koyayım. ben parcalandim aile değil. şimdi tatillerde nereye gidecem derdi oldu. genellikle annemlerin yanına gitmeyi yegledigimden ötürü peder bey tripleniyor. yine bize dertler, yine bize sinirler var.
    bitmez bu so*kuk dünyada benim derdim.
    yüce rabbilalemin e hadi bitir su kaderi diyorum. plz.
    (bkz: evlenmeyin)
  • eğer aile bireyleri çok kavgalı bir şekilde ayrıldıysa ve boşanmadan iki taraf da baya etkilendiyse (taşınmak vs.) boşanamamış aile çocuğuna benzer bir ruh haline de bürünebilebilirler. yani eğer yer yurt dağıldıysa, anne baba ülkenin farklı ucuna gittiyse ve yanında kalınan ebeveyn bu olaylardan dolayı eski eşini suçluyorsa hatta bunu çocuğun yanında yapıyorsa çocuk da bundan etkilenir. ebebeynin ruh hali çocuğunkini de etkiler çünkü aynı ortamda yaşıyorsunuz, niye etkilemesin? ebeveyn her olayda karşı tarafı suçlarsa, (allah babanın belasını versin,bu durumda olmamızın sebebi o inşallah felç kalır vs.) çocuğu da etkiliyor bu ruh hali. bir de en çok yaşanılan diyaloglardan biri aşağıdakinin değişken versiyonunudur:
    x kişisi:annen çalışıyor mu?
    çocuk:evet.
    x:e ne yapıyor parayı babana mı veriyor ehehe
    ç:annem ve babam görüşmüyor.
    x:ha? haa* üzme kendini ya olabilir insanlık hali. e peki baban tekrar evlendi mi? genç adam sonuçta hayat yalnız geçmez.
    çocuk içinden yeter be sana ne evlendiyse evlendi sus artık diyerek ortamı terk eder. bu arada annesi babası boşanmış çocuğa baban yalnız duramaz genç adam evlensin evlensin diyecek kadar öküz bir insan olmayın.
  • cocuğun karakterine kesinlikle etki ediyor. aileler ortada cocuk varsa boşanma konusunu iyi düşünmeli derim her zaman.
  • sağlıksız bir evlilik yaşayan ailenin çocuğu olmak kadar kötü olmayan durum.
  • iki çocuk sahibi bir baba olarak girdileri merakla beklediğim başlıktır. genel yargı mutsuz evliliğin çocukları daha fazla yıpratacağı yönünde ancak merakım şu ki huzursuz ortamı absorve eden bir baba varken de yıpranma payı aynı düzeyde olur mu? aklımda tarifsiz sorular...
  • boşanmamış ve sürtüşmeli, saygısız, sevgisiz bir evliliğin çocuğu olmaya tercih ederdim. insanların birbirlerini de çocuklarını da yıpratmalarına gerek yok.