şükela:  tümü | bugün
  • bir einstein bose gazının çok düşük sıcaklıktaki garip davranışı.
    çok sayıda bosonun birbirlerini çekmeleri durumunda oluşur ve bunu yaparken her birinin serbest haldeki enerjilerinin toplamından daha az bir toplam enerjiye ulaşır. he-4 ve süperiletkenlerde gözlemlenebilir.
  • düşük sıcaklıklarda bozonların dalga fonksiyonlarının üstüste binmesi ile birbirinden ayırdedilemeyecek hale gelmesi kuramı.superiletkenler ve superakiskanlar (ara: sivi helyum) bose-einstein yoğunlasmasına sahiptir.
  • bec'nin bulunmasi sebebiyle 2001 yilinda wolfgang ketterle, eric cornell ve carl wieman nobel fizik odulunu almislardir.
  • bu deneyden önce kendi s.klerinin dalgalarına bakmakta olan bozonlar voltronı oluştururarak/yoğunlaşarak "adeta" madde haline dönüşmüşlerdir. isik dalga midir tanecik mi tartismasina yön vermesi beklenen söylentiler şu ki; "ışık bir devinim halinde bu yoğunlaşmaya mağruz kalmakta ve sonra bu prosedürü geri işletip tekrardan dalga haline geri dönmektedir"

    neden böyle bir açılıma gitme gereği duyuyorlar peki, belkide fotonların camdan geçerken -"abi madem bunlar madde özelliği gösteriyodu da neden kırılmadı şimdi bu cam"- karşılaştığı soruna çözüm bulmaktır. diyorlar ki, işte fotonlar tam cama çarptmadan önce "abi ben bu gidişle bu camı kırarım" deyip 5. vitese takıyolar ve aynen dalga oluveriyolar. açıklama bu, çözüm bu. ama hey bre zındıklar, fotonun camın atomları arasından süzülüp geçebileceğini düşünemiyo musunuz, ayrıca dalga kirinimi diye de bişi var yani...her foton deliksiz geçemiyor pek tabi camın atomları arasından, potalı atışlarda oluyo, kırınım oluyo...

    camı bırak, eline bir defter al. güneşe doğru tut. gölgesinin koyuluğuna bak. sonra aynı defterden bi yaprak kopar, güneşe doğru tut. gölge kuyulukları aynı mı? değil tabi...defter yaprağı geçiriyo değil mi ışığı...işte bugünlük muppet lapsdan da bu kadar iyi uykular...future has been made today
  • "bose-einstein yoğunlaştırması, bir elementi çok düşük bir sıcaklığa -genel olarak mutlak sıfırın (-273°c, hiçbir şeyin ha­reket etmediği teorik sıcaklık derecesi) çok az üzerinde bir sı­caklık- gelinceye kadar soğuttuğumuzda ortaya çıkar.

    bu koşul sağlandığında gerçekten çok özel şeyler meydana gelmeye başlar. normalde yalnızca atomik düzeyde görülen davranışlar, gözlemlemeye yetecek kadar geniş ölçeklerde meydana gelir. örneğin bir bose-einstein yoğunlaştırmasını yeterince soğutarak bir deney kabına koyarsanız, bu yoğun­laştırma kabın kenarlarından yükselerek dışına taşacaktır.bu muhtemelen, kendi enerjisini (zaten olabilecek en dü­şük düzeydedir) azaltmak için gerçekleştirdiği boşuna bir giri­şimdir.

    bose-einstein yoğunlaştırmasının varlığı, satyendra nath bose'nin çalışmasını inceledikten sonra einstein tarafından 1925'te öngörüldü; ama fiili olarak 1995'te amerika'da imal edildi (bu çalışma kaşiflerine 2001 nobel ödülü'nü kazandırdı). einstein'ın elyazması da ancak 2005'te ortaya çıkarıldı. "

    kaynak: cahillikler kitabı, ntv yayınları
  • istatistik fizik'te ilginç bir takım eğilimleri açığa çıkaran ve klasik yaklaşımlarla sistemleri anlayamayacağınız bir eşiğe getiren hadisedir. genel olarak istatistik fizik'te sistemlere klasik bir biçimde yaklaşılır. elbette bunun anlamı yalnızca klasik fizik'te bulunan bir takım kuralların uygulandığı anlamına gelmemelidir. mesela bir parçacığın sonsuz bir potansiyel kuyusundaki enerji seviyelerine* ilişkin yapılacak yaklaşımlarda kuantum mekaniksel yaklaşımlar kullanılır. ancak sisteme nasıl yaklaşılacağı yöntemsel bir olaydır. eğer sistemlerin enerji değişimleri mutlak sıcaklıklarından çok daha büyükse, ki bunun anlamı sistemin mutlak sıcaklığının çok küçük bir dereceye getirilmesidir, o zaman sisteme klasik değil, kuantumsal yaklaşılır. işte, bose-einstein yoğunlaşması böyle bir yaklaşımı içerir. yanlış hatırlamıyorsam fermi-dirac istatistiği de aynı şekilde sistemlere klasik yaklaşımın dışında incelenmesini feyz verir. bose-einstein yoğunlaşması bu açıdan gözlemlenmesi ve anlaşılması zor; ancak fiziğin önünü açan bir yapısı vardır.

    *yukarıda bahsedilen sonsuz kuyu fenomeni nükleer bozunma gibi fiziksel olayları açıklayan teorik bir modellemedir.
  • 1995 te ilk yoğunlaşma colorado üniversitesi nist-jila laboratuarında rubidyum gazını 170 nanokelvin'e (biz sana nk da diyebilirdik) soğutarak elde edilmiş maddenin hallerinden en hallisidir gözümde kuantum durumlarini incelenebilmesi için en düşük haldir, süpersoğutulmuş maddedir, işte süper gibi ama soğuktur.