şükela:  tümü | bugün
  • space bar a surekli basip baska bir karakterin cıkmasini beklemek gibidir
  • hayal kurmak tır.
  • bir işlev kazanması aşağıdaki şekilde sağlanabilinen yazı yazma tipi

    gerekli malzemeler:
    1-enstantane ayarı manuel olarak yükseltilebilen bir fotoğraf makinesi
    2-tripod
    3-el feneri
    4-boşluk
    5-gece

    tripoda monte edilen fotoğraf makinesi boşluğa yöneltilir. enstantene ayarı yazının uzunluğuna göre 5-30sn arası ayarlanır. el feneri yakılıp boşluğa doğru istenilen yazı yazılır.
  • bugun un , biz olumlu suserlara gorunmemesiyle kisi de ortaya cikartigi hissiyat .
  • yedinci nesil caylakligindan yazarliga gecmeye calisirken girilen entrylerin verdigi dayanilmaz hafiflik hissi.
  • dalgın bir sızı sonrası ve amaç olan us’a bir an kala; ama rakı beyazı hala huzur verirken; artık kayıp gitsin diye bulanık bir suya yazdıklarınla eştir.
  • hep yaptığım. bir boşluk değil. tamamen boşluk. halbuki hiç böyle düşünmemiştim 30 yaşı. böyle olmayacaktı. en azından yaşarsam böyle olmayacaktım. böyle düşünmemiştim. ne olduysa bugüne bir şekilde tuhaf ve nedensiz geldim. gerçek bir nedenim yok evet. hiç bir neden.
    ama ne olduysa beklediğimden kötü bir zaman geçiriyorum. hastalandım. ve gerçekten geçmişten birileri, bazı olaylar, eşyalar beynimin bütün gri bölgelerini ve nöronlarını kaplamış gibi. bir ağ gibi sarılmışım sanki. her kapının bu geçmişe çıkması da sanırım aynı olay. geçmişte bir şeyi bir sürü şeyle iliştirdiğim için kaldırdığım her taşın altından aynı şeyler çıkıyor. duyduğum her koku bile beni bu zamanın dışına çıkarıyor. geçmişi kabullenmemek hani problemdir ya. evet geçmişi kabullenmiyorum ve silmek istiyorum ama yok böyle bir şey.
    yaşadıklarım, kirli saklı şeyler hastalık ve depresyon dönemlerinde bir bir ortaya dökülüyor.
    sanki bilinçaltına itilmişler ve açık bir kapı gördükleri anda saldırıya geçmek isterlermiş gibi halleri var.
    uzun süredir aslında unuttuğumu sanmıştım. geçmişin o izbe ve karanlık sokaklarını.
    ama yazarken bile farklı yaşlar zamanlar ve olaylar arasında gidip geliyorum.
    dengemi bir şekilde bozuyor bu.
    sanırım beni kurtaracak olanın çalışmak ve eskiye dair herşeyi unutmak olduğunu düşünürken ve başkalarına bunu söylerken yanılmışım. tamamen kendimi işe güce verip herşeyi unutmaya çalıştığım ve unuttuğum zamanlar oldu. evet çalıştım. 24 saat üstüste, uyumadığım zamanlar, bazen ikinci bir iş. iki yıl işe yaradı.
    ama geldiğim bu nokta ve bu günü düşününce yaramamış gibi.
    boşluğa yazmak dışında bir anlamı yoksa şu anda hayatımın bundan sonrası ne olacak.
    30 yaştan benim beklentim bu değildi. para değildi. aşk değildi. aile değildi belki kısmen. neydi peki. bunu şu an hatırlamıyorum. yaşarken geçmişi evet mutlu değildim. ama iyi bir şeyler olacak hissi olurdu genelde.
    burada yazı yazmak hayatımın anlamı mı. hiç sanmam. en son olacak şey.
    yaşamak gerekiyor bir şekilde buna inanıyorum da. kim için ne için. neyi düzeltmek için. ya da düzeltince ne oluyor.
    şiirler, şarkılar ve bilmem ne çoğu insanı bağliyor mu. yalan mı söylüyorlar. herkes aynı sıkıntıların gölgesinde mi yaşıyor. benim neden umrumda değil bunlar. 30 yaş sendromu dedikleri buysa 35 olunca unutacak mıyım bütün geçmişi ve herşeyi. günübirlik yaşadıklarım mı hayatım olacak o zamanlar. ya da her hastalandığımda geçmişle ve hatalarla hesaplaşmak durumunda mı kalacağım.

    bir şekilde ama 30 yaş senden beklentim bu değildi. daha da sıkılırsam geleceğin iyi olacağına dair hala umut beslettirebilir misin bana.
    şu an hastasın ve sağlıklı düşünmüyorsun mu diyorsun bana. 35'ken bana bunları düşündürüyorsan senden intikam almamın bir yolunu gösterir misin bana. yoksa çaresiz ve mahkum bir şekilde sana katlanmak zorunda mıyım .
  • bugün bir arkadaşa( ama ex arkadaş olmuştur artık kendisi ) dört sms atıp, yanıt alamayınca hissettiğim durum..
  • suya yazı yazmakla eşdeğerdir. ikisinin de sonucunda bir şey elde edilmiyor çünkü..
  • istemsiz bir beyin kasılmasıyla kelimelerin boşluğa hızla çarpması eylemi.