şükela:  tümü | bugün
  • boşluğun içinde. boşta.
  • şu mavi toz tanesinin, içinde bulunduğu yeri imleyebilecek (:belirtebilecek) hal. (başım ağrıyor düşünmekten) belli ki kapasitemi aşıyorum, anlaşılabilecek şey değil ama mümkün her şey, her şeyin içiçe bulunduğu bu mavi toz tanesinin içrek hiyerarşi basamaklarında...
    ve hiçbir şey, imkansız değil: nihil est

    şu, toprağı delip, geriye asfalt, beton, plastik ve karbonmonoksit bırakan dev solucanın vücudu, dalgalanan; ve yüce cüceler, hayattan bir önce bir araya gelmiş; hepsi şu, parıldayan töz tanesinde, ve yine tanenin kendisi.

    (ben de torbacımı merak ediyorum (muhtemelen gölge'm): içtiğim suya damlatıyor en safını-temizini zehrinin belli ki, yahut aldığım nefese sıkıyor arada, maviye çalan aerosol tanecikleri boşlukta...)

    ...

    farkına vardım ki, çok azımız biliyor dilini, çözebiliyor sembollerini, yalnız değiliz.
    ve bir diğer farkına vardım ki, hepimiz bilmiyoruz sebebini, çözemiyoruz anlamını, yapayalnızız.

    öldürdüm özümdeki canı, kelimeler kaldı.

    nerede?