şükela:  tümü | bugün
  • bostanlı tansaş ' ın yanındaki dereden başlayıp, sırasıyla bostanlı parkı, yasemin cafe, barınak cafe, mavişehir sports international, mavişehir plajı, flamingo evleri, mavişehir albatros residence, karşıyaka koçtaş, çiğli arıtma tesisleri, çiğli atatürk organize sanayi bölgesi, çiğli ' deki diğer arıtma tesisleri, sasalı askeri havaalanı, sasalı piknik alanı yanından geçerek izmir doğal yaşam parkı' nda sonlanan, 16.5 km. si her 250-500 mt. de bir mesafe tabelalarıyla işaretlenmiş kah yayaların arasından kah anayolun kenarından geçen bisiklet parkuru.. toplamda 18 km uzunluğundadır. düz bir parkurdur. sivrisinekler, arıtma tesislerinin kokusu, sasalı askeri havaalanı ile doğal yaşam parkı arasındaki anayol kıyısının çok da güvenli olmaması dışında pek fazla bir kusuru yoktur.
  • bu yolun tadını çıkarmak için bisikletiniz yoksa, bostanlı'dan* kimliğinizi bırakıp ücretsiz bisiklet kiralayabilirsiniz.
  • iyi, hoş yoldur ama koçtaş'a kadar olan kısmı, yayaların tekelinde olan yoldur. sabah ve akşam saatlerinde bu durum görece kırılsa da genel durumu budur.

    bisikletten fazla yaya görebilirsiniz bu yolda. yürümek için denize sıfır yol varken buradan yürürler muhterem yayalar. koşu için toprak pist vardır yanda ama yine de bisiklet yolunda koşarlar spor sevdalısı dostlarımız. portatif mangal kurmak için (ki yasak bu aslında) münasip yerler vardır etrafta ama bu yolun kenarına kurar sevgili aileler... hani arada, sadece ve sadece, etraftaki aletlere, banklara, kortlara ulaşmak için oradan geçici olarak geçseler tamam ama yok; illaki o yoldan yürünecek ve bisikletlilere işkence edilecek. zaten ülkenin bisiklete yaklaşımı belli, bisiklet için olan hususi yolları belli. bari izin verseler de, bu sayılı yollarda keyifle gidebilsek. hele bazı yayalar "kardeşim yavaş gitsene; çoluk var çocuk var" diye sizi arsızca azarlamaya bile kalkışabilir. evet evet; "bisikletle, bisiklet yolunda giderken" işittim bu cümleyi. hızlı bulunan hızım ise tahminen 35km/s. neyse...

    bahsettiğim koçtaş'a kadar ki olan kısım -eğer uygun bir vakitte çıktıysanız- yolun en güzel kısmıdır zira deniz, yeşillik ve akşam güneşi üçlüsü, güzel bir görüntü oluşturur. koçtaş'tan sonrasında ise yeşillik yerini çoraklığa ve ıssızlığa terk eder yavaş yavaş. gün batımına doğru atını süren kovboy misali, güneşe karşı gidersiniz solunuzda denizle birlikte. artık arıtma tesisleri civarında olduğunuz için, "burnunun kemiği kırılmak" adlı güzide deyimin ne manaya geldiğini oldukça iyi kavrarsınız. ilk arıtma tesisi ile bir sonraki arıtma tesisi arasındaki kısım, en sakin ve en kafa dinlemeye müsait yollardan birisir fakat, genel manada, sıkıcıdır. iki arıtma tesisi arasındaki köprü ise adeta, kendiliğinden oluşmuş bir mola yeri gibidir. durulur, birazcık soluklanılır, su içilir ve etraftaki dinginliğe bakılır. ikinci arıtma tesisinden sonra ise yolun ikinci en güzel kısmı başlar; benim söylemimle kavaklı yol (netten bulduğum güzel bir karesi şöyle):

    http://izmirbisiklet.org/…foca-bisiklet-turu-81.jpg

    keşke iki tarafı da ağaçlı olsaymış diye düşünülür. yolun bu kısmı, hız denemesi için de gayet uygundur (1-1,5km düzlük). sonrası ise, dürüst olmak gerekirse, vasattır. zira otoyolun kenarında gidersiniz artık ve etraf iyice sıkıcıdır. zaten bir taraf komple askeriyeye aittir ve nöbet kulesinde, nöbet tutan askerlere nispet yapar gibi geçersiniz karşılarından (empati yapınca gerçekten kötü hissediyor insan: iki saatliğine, evinizden km'lerce uzakta, alakasız bir yerde, ayakta nöbet tutuyorsunuz, oradan ayrılmanız yasak ama karşınızdan, özgürce pedal çeviren bisikletliler geçiyor... küfür gibi hatta direkt küfür). diğer tarafta ise çam ağaçları ile dolu bir piknik alanı ve devamında izmir doğal yaşam parkı. parkın karşısında ise çakabey koleji. doğal yaşam parkına doğru kıvrılırsanız, bisiklet için ayrılmış 16km'lik parkuru bitirmiş olursunuz, yok eğer düz devam etmek istiyorum derseniz, sasalı kuş cenneti ve sonrasında foça'ya kadar yolu var işin... açıkçası doğal yaşam parkı, son durak için gayet uygun bir mekan.

    yolun -görece- yaya sorunu dışında, ufak cam kırıkları ve rüzgar sorunu var. cam kırıkları çok az ve pek sorun değil ama o rüzgar bazen büyük sıkıntı yaratabiliyor. o yüzden uygun vakitler kollanmalı.

    eğer bisikletiniz yoksa da, yasemin cafe'den (yolun hemen 1. kilometresi civarında) ücretsiz olarak bisiklet kiralayabilirsiniz.

    uykusuz geçen bir gecenin ardından, sabahın bu saati neden bunu yazma ihtiyacı duydum bilmiyorum ama bisiklete binmeyi biliyorsanız, yolunuz bu taraflara düşerse ve bisikletiniz olmasa bile, kiralayarak tecrübe etmeniz gereken bir yoldur bu... (sonuç dandik oldu, toparlayamadım ama idare edin artık).
  • çiğli jet üstündeki askerliğim boyunca kulenin hemen karşısından geçen güzelim bisikletli kızları seyretmeme öncülük eden müthiş yol. bir de askersin düşün amına koyim vaziyeti.
  • tansaş bisiklet turu ile katılanların yolun yayadan arınmış yerlerinde (4+ km) yolun anasını sikmeye devam ettiği yoldur.
    sürü halinde, etrafı pisleterek (bisiklet önlerine takılan tansaş logolu zımbırtıları yol süresince bilimum yerlerde görmek mümkün). karşıdan gelene yol vermeyerek, 3 şerit kendileri kullanarak karşıdakine 1 şerit bırakan görgüsüz güruh her pazar yola çıkarken "lan bugünde tansaşçı mallar olacak yolda" demesine sebep olmuştur.

    bunlar babadan oğula nesil zaten. karşıdan gelen yüzlerce kişinin arasında ellerini bırakmayı deneyen veletlerini tebrik eden babaları ve bunu fotoğraflamaya çalışan anaları ile güzelim keyfimizi karşılaştığımız 2 dk içerisinde kaçırmayı başaran turuncu giyen malları görürseniz efendim, çekin kenara bekleyin daha güvenli.
  • en güzel kısmı sahil kenarındaki yollar olması gerekirken, bu noktalardaki aktivite zenginliği nedeniyle pedallamanın keyfini ancak organize sanayi yoluna girdikten sonra çıkartabildiğiniz bisiklet yoludur. bu bölümde de sıkıntılar yok mu? var tabii. bisikletlileri araçlardan korumak amaçlı olduğuna inandığım kaldırımsı bir bisiklet yolu yapılmış (yoldan yüksek) ancak bana göre bu daha tehlikeli bir durum yaratmış. eğer yolun kalabalık bir zamanına denk gelinirse acemi bir bisikletçinin dengesini kaybedip düşmesi iş değil.
    olumsuz yanları var da hiç mi iyi yönü yok peki? bir kere bisiklet sürmek isteyenleri sadece sahil yoluna bağımlı kalmaktan kurtarmıştır. biraz deneyimli olan bisikletçiler bu yollarda önceden de görülüyordu ancak şimdi belediyenin kiraladığı bisikletlerle bile ailece tur atan insanlar mevcut.
    yavaş yavaş bisikletçi dükkanlarının çehresi değişmeye başlamıştı ancak bu yol ile birlikte kiralamadan gelen paralar da eklendi kasalarına. verdikleri hizmetlerin kalitesi arttığı gibi, dükkan sayısı da hatırı sayılır şekilde çoğaldı.
  • geceleri aydınlatma olmadığı için mükemmel bir atmosferde bisiklet sürülebilen bisiklet yolu.
  • geçen hafta 4 kişi gidip bisiklet kullandığımız yol. yıllar sonra ilk defa bisiklet kullandım. hatta hepimiz öyleydik. saat 10.30'da cafenin oradan bisikletleri aldık ve yola çıktık. ara ara durup su içmelerimiz haricinde, sasalı kent ormanı ve piknik alanı'na girip biraz mola verdik. dinlendikten sonra yola devam edip izmir doğal yaşam parkı'na vardık. orada güvenlikten zincir alıp bisikletlerimizi bağladık ve parka girdik. içeride oturup bir şeyler içip parkı dolaştıktan sonra dönüş yoluna koyulduk. giderken gayet iyiydi ama dönerken kas ağrıları, yorgunluk yoğundu. sonlara doğru işkence çeksek de buna değdi. vardığımızda saat 15.30'du.
    en azından bir kere arkadaş grubunuzla gidip bu eylemi gerçekleştirmenizi tavsiye ederim. yalnız belediyenin bisikletlerini kullanacaksanız 32 km sonunda şiddetli popo ağrılarını göze almanız lazım. bonus olarak da yolda üzerinize yapışan küçük sinekler, kafanıza çarpan tanımlayamadığınız böcekler olacak. ayrıca olur da giderseniz, yola çıkmadan önce yanınıza su almayı da unutmayın.
  • basibos kopeklerin bazen can siktigi yoldur. dun yine bu rotada bisiklet surerken yolda cevresinde iki kopek ile yuruyen bir adama rastgeldim. kopekler bir anda bana dogru gelmeye basladi hirlayarak. hele bir tane siyah kopek vardi ki gercekten korkunctu ve etrafi yara bere icindeydi. baktim saldiracaklar, yavasladim ve adama "hocam kopeklerini ceker misin" dedim. adam da kopeklerin kendisinin olmadigini, biraz once ona da saldirmaya calistiklarini soyledi. beraber gidebilir miyiz, daha guvenli olur deyince, tamam hocam gl beraber gidelim dedim. sonucta iki azman kopek iki insandan korkar haliyle diye dusunduk. bir sure bizi takip ettiler uzaktan, sonrasinda uzun bir yuruyusun sonunda sasali tarafinda ciktik. abi otobuse bindi, ben dogal yasam parkina surdum bisikletimi. donuste ise otoban guzergahini kullandim tirstigim icin. bu da boyle bir animdir. kopekler bazen tehlikeli olabiliyor, hele su donemde hepsi ac. bir donem burda ki flamingolara saldirdiklari olmus acliktan, baya kus telef olmus duydugum kadari ile.
  • çok iddialı olacak, ama türkiye'deki en iyi bisiklet yollarından biridir. yaklaşık 20 kilometrelik bir uzunluğa sahiptir. üstelik şehrin dışına doğru uzandığı için yayalar da içine dadanmazlar. tamamen bisiklet trafiği içerisinde keyifli bir parkurdur.