şükela:  tümü | bugün
  • tarık akan, selma güneri ve reha yurdakul'un oynadıkları türk filmi. tarık akan ve selma güneri yıllar önce birbirlerine aşık olurlar ancak selma hanım daha lüks bir hayat için tarık akan'ı terkeder. yıllar sonra tarık akan, kadim dostu reha yurdakul'la çalışmaya başlar ve bir akşam arkadaşının karısıyla tanışmak için evlerine gider. makus kader tarık akan'ın karşısına, artık nefret ettiği eski sevgilisi selma güneri'yi, yakın dostunun karısı olarak çıkarır. olaylar gelişir...
    bir de herkesin kulaktan dolma bildiği bir şarkısı vardır bu filmin; "boşver boşver arkadaş başka bulursun, en kötü günlerimiz hep böyle olsun, lalalalalalalalal elem yok olsun..." gibi sözleri vardır.
    şahsen ben çok severim bu filmi; selma güneri'nin bağırdığı gibi bağımak isterim mütematiyen "zengin koca bulacağım, seni sevmiyorum artık, sevmiyorum..rum..rum..um..um" diye.. feci tokat yiyip kendi ekseninde en az 20 defa dönmüştür bu çığırıştan sonra orası ayrı... bu tokatlı kısmı istemiyorum, kayıtlara geçirilsin.
    ha bir de benzeri için (bkz: gilda).
  • bu filmde selma guneri camurlarin icinde seksapelligini gosterirken tarik akanda fondan gelen "bosver bosver arkadas baska bulursun en kotu gunnerimiz hep boyle olsun" sarkisi esliginde trip ustune trip katar...
  • yazık oldu yarınlara da arada duyulur...
  • ne kadar çok izlense de bir türlü bıkılmayan türk filmleri kategorisine konabilen bir zeki ökten filmi. en bilinen sahnesi tarık akan'ın selma güneri'ye tekme tokat giriştiği sahnedir. günümüz modasına uygun giysiler görmek de mümkündür bu filmde.
  • 1975 yapımıdır. özellikle filmin başında afro saçlı gencimiz, sarışın hatun'la tarık akan'ın dansettiği sahneler çılgın atar.
  • esas konusu sudur:
    tarik akan akil hastanesindeki annesi ve coktan kaybettigi babasinin eksikliginde, hayatta tek bir dayanagi olan, serseri bir genctir. o dayanak da babasinin en yakin dostu, kendisini cocuklugundan beri yetistirmis, oz oglu gibi seven reha yurdakul'dur.
    selma guneri filmdeki fettan gorunumunun altinda aslinda terkedilmis kadindir. tarik akan onu birakip avrupa'ya gitmistir.. gitmistir; cunku aslinda onu deli gibi kiskanmaktadir etrafindaki erkeklerden, arkadaslarindan. ustelik durmadan zengin koca arayacagini soyleyen, baglanmak istemeyen bir kiza tutulmustur. yarali kalbi zaten kendisini terkeden bir ailenin acisini yasarken, buna dayanamaz ve kacar.
    kiz o gittikten sonra perisan olur. o en umutsuz doneminde, artik hayattan vazgecmisken tanisir reha yurdakul'la. bu olgun adam onu yeniden hayata baglar, askini kalbine gomup bu adamla evlenir genc kadin. "o" nasil olsa donmeyecektir cunku.
    fakat "o" doner. kocasinin yegeni olarak doner. eski askini her gun goren kadin basindan itibaren gururunu atar bir kenara, yalvarir, herseyi goze alir.
    "o" affetmez. ici icini yer, delirir sinirden.
    ..ve olaylar gelisir.
  • fonda calan ilhan irem sarkisiyla (ki bunun yazik oldu yarinlara oldugundan emin degilim), diyaloglari ve tokat gibi tokat efekti ile gunume nese katan mp3 dosyasinin alindigi film.
  • dertden içilen masada, efkarı dağıtmak için kaldırılan kadeh sözü.
  • sinemamızın, kadir inanır-türkan şoray'lı "devlerin aşkı" gibi, adı konulmamış bir başka serbest "gilda" uyarlaması. dillere destan tekme-tokat sahnesinin yanı sıra, kilyos sahillerinde selma güneri'nin -tarık akan'ı kıskandırmak için- etrafında dans eden gençlere kendisini havaya attırıp tutturduğu sahne de algıya kısa devre yaptırır hakeza.